10 Retro Anime, Zamanından Çok Önde Oldu
Anime Sanatının Sınırlarını Aşmış 10 Klasik Eser
Anime dünyası, her dönemine özgü özellikleriyle tanınır. Ancak bazı yapımlar, zamanını aşarak günümüz izleyicisine bile hitap etmeyi başarmıştır. Bu yapımlar, karmaşık temaları, deneysel görsel anlatımı ve sıra dışı hikaye yapılarıyla anime endüstrisine yön vermiştir. İşte, kendi dönemlerinin çok ötesinde olan ve modern animenin gelişimine zemin hazırlayan 10 klasik anime.
Devrimci Kız Utena (1997)
Kunihiko Ikuhara’nın yönettiği Devrimci Kız Utena*, Madoka Magica*’nın popülerleşmesinden yıllar önce, “magical girl” ve “shoujo” türlerini dekonstru etmiştir. Utena Tenjou’nun hayatını konu alan bu yapım, cinsiyet rolleri ve cinsellik gibi konuları ağır sembolizm ve alegorik anlatımla ele almıştır. Serinin en çarpıcı özelliği, deneyselliğe olan güvenidir. Queer temaları, soyut yapısı ve metaforlara olan bağımlılığı, postmodern animelerin yükselişinden önce dikkat çekmiştir. Günümüzde cesur psikolojik hikaye anlatımıyla övülen birçok yapım, bu serinin açtığı yolları izlemiştir. Utena*, toplumsal ve duygusal deneylerin zarafetiyle medyayı zorlamış ve anime tarihinde en ileri görüşlü yapımlardan biri olarak kalmıştır. “Bu seri, toplumsal ve duygusal deneylerin zarafetiyle medyayı zorladı.”
The Big O (1999)
Kazuyoshi Katayama tarafından Studio Sunrise için yaratılan The Big O*, Japon animesi olmaktan ziyade, Batman: The Animated Series* ve film noir dedektif gerilimiyle harmanlanmış bir yapım gibidir. Kısmî olarak kubbeli Paradigm City’de (The City of Amnesia) geçen bu dizi, hafızalarının kaybolduğu bir şehirde yaşanan gizemleri çözen müzakereci Roger Smith’in hikayesini anlatır. Dev robot Big O’nun yardımıyla şehri keşfeder. Gösterinin hırsı ilk yayınlandığında fark edilmemiş olsa da, günümüzde yüksek konseptli psikolojik bilim kurgu için bir blueprint olarak okunmaktadır. The Big O*, anlatı belirsizliğini ve metafiksiyonel öğeleri benimsemiş ve yavaş yanan bir yapıya sahip olmuştur. Bu özellikler, 1990’ların sonlarında anime manzarasının çok ötesinde yer almasına ve günümüz anime anlatıcılığıyla daha uyumlu bir miras yaratmasına neden olmuştur.
Geleceğin Conan’ı (1978)
Hayao Miyazaki’nin Geleceğin Conan’ı*, kıyamet sonrası hayatta kalma hikayelerine olan günümüz ilgisinden önce, çevresel hikaye anlatımının temellerini atmıştır. 1970’lerin sonlarında yayınlanan bu yapım, yükselen deniz seviyeleri nedeniyle harap olmuş bir dünyayı tasvir eder. Bu dünyada, doğa medeniyetin kalıntılarını geri kazanmıştır. Gösterinin başarısı, toplumsal çöküşün dehşeti ile sarsılmaz bir iyimserlik ve macera duygusu arasındaki dengeyi sağlamış olmasıdır. Bu tonal karışımı, modern solarpunk kurgusunun bile yakalamaya çalıştığı bir dengeyi temsil eder. Geleceğin Conan’ı*, Miyazaki’nin sonraki çalışmalarında ve diğerlerinin çalışmalarında yer alan çevresel sorumluluk ve insanlığın şefkatini koruma gibi fikirleri tanıtmıştır. Daha basit macera gösterilerinin hakim olduğu bir dönemde, Geleceğin Conan’ı*, modern bir auteur yapımı gibi bir duyarlılıkla dikkat çekmiştir.
Ashita no Joe (1970)
*Ashita no Joe*, Asao Takamori, Tetsuya Chiba ve Osamu Dezaki’nin ortak çalışmasıyla ortaya çıkmıştır. Bu anime, boksör Joe’nun çalkantılı hayatını ve toplumla mücadelesini konu alarak, şiddet, yoksulluk ve umutsuzluk gibi temaları ele almıştır. Joe’nun kişisel yolculuğu, toplumsal sorunlara ayna tutarak izleyiciyi derinden etkilemiştir.
Diğer Önemli Yapımlar
Bu listede yer alan diğer yapımlar da kendi dönemlerinin çok ötesinde bir vizyon sergilemiştir:
- Akyuu Clover (1968): Bilim kurgu ve fanteziyi başarılı bir şekilde harmanlayan bir yapım.
- Space Battleship Yamato (1974): Uzay operalarının gelişimine katkıda bulunmuştur.
- Mobile Suit Gundam (1979): Mecha türünün sınırlarını zorlamıştır.
- Neon Genesis Evangelion (1995): Psikolojik derinliği ve felsefi temalarıyla dikkat çekmiştir.
- Cowboy Bebop (1998): Caz ve western öğelerini başarılı bir şekilde bir araya getirmiştir.
- Serial Experiments Lain (1998): Dijital çağın getirdiği yalnızlık ve kimlik sorunlarını ele almıştır.
- Ergo Proxy (2006): Distopik bir gelecekte kimlik arayışını konu almıştır.
Bu yapımlar, anime sanatının sadece eğlence aracı olmadığını, aynı zamanda toplumsal sorunlara ayna tutan, felsefi derinliği olan ve izleyiciyi düşündüren bir sanat formunun da olabileceğini göstermiştir.
Haberin Diğer Kareleri








