2025 Ekonomik Değerlendirmesi: Enflasyon Yüksek, Büyüme Beklentilere Paralel
Genel Değerlendirme
Türkiye ekonomisi, 2025 yılını geride bırakırken, enflasyon oranının yüksek seyretmesi dikkat çekiyor. Nurullah Gür’ün değerlendirmesine göre, yılsonunda enflasyonun yüzde 30.5 civarında olması bekleniyor. Bu oran, Merkez Bankası’nın başlangıçtaki tahmininin üzerinde gerçekleşti. Ancak, işsizlik oranında beklenenden iyi bir performans sergilenirken, ekonomik büyüme de beklentilere paralel seyretmiş durumda.
Ekonomik Gelişmeler
2025 yılı, veri takviminin yoğun olmadığı bir dönemde, ekonominin genel bir değerlendirmesini yapma fırsatı sundu. Yıl boyunca yaşanan gelişmeler incelendiğinde, enflasyonun beklenenden yüksek kalması öne çıkıyor. Ocak 2025’e kıyasla enflasyonda 11 puanlık bir gerileme olmasına rağmen, bu durum yetersiz kalmış. İşsizlik oranında ise, 2024 OVP’sindeki tahminin (yüzde 9.5) altında bir orana ulaşılmış, bu durum olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Sektörel Performans
Ekonomik büyüme, Türkiye ekonomisinin genel performansını olumlu yönde etkilemiş olsa da, tüm sektörler aynı oranda büyümeyi göstermedi. Tarım sektörü yıl boyunca daralma yaşarken, sanayi dalgalı bir seyir izlemiştir. İnşaat ve hizmetler sektörü ise büyümenin temel itici gücü olmuştur. Özellikle emek yoğun sektörler zorlu bir dönem geçirirken, orta ve yüksek teknolojili sektörler ortalamanın üzerinde bir büyüme kaydetmiştir. Bu durum, erken sanayisizleşme riskinin devam etmesine rağmen, teknoloji yoğun sektörlerin gelişimiyle geleceğe dair umut vermektedir.
Yapay Zeka ve Teknoloji
2025 yılında yapay zeka konusu, ülke gündeminde önemli bir yer edinmiştir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı Milli Teknolojiler Genel Müdürlüğü’nün, Milli Teknolojiler ve Yapay Zekâ Genel Müdürlüğü olarak yeniden yapılandırılması, bu alandaki önemi göstermektedir. Yapay zekanın potansiyel riskleri ve faydaları göz önünde bulundurularak, dışa bağımlılığın azaltılması ve yerli platformların geliştirilmesi hedeflenmektedir.
- Teknolojiyi ekonomiye adapte etmek, geliştirmekten daha etkili olabilir.
- Nitelikli eğitim programları ile yapay zekanın etkin kullanımının sağlanması.
- Yapay zekanın eğitim, sağlık, yeşil dönüşüm, KOBİ’lerin gelişimi ve bürokrasinin azaltılması gibi alanlarda kullanılması.
- Büyük veri kütüphanelerinin oluşturulması ve veri güvenliğinin sağlanması.
- Yetenekli gençlerin kamuda istihdam edilmesi ve özlük haklarının iyileştirilmesi.
Asgari Ücret ve Gelecek
Yılın son günlerinde asgari ücret konusundaki gelişmeler de dikkat çekmiştir. Asgari ücretin yüzde 27 artışla 28 bin 75 liraya yükseltilmesi, toplumun geniş kesimlerini etkilemiştir. Bu durum, ücretli çalışanların satın alma gücündeki düşüş nedeniyle memnuniyetsizliğe yol açmıştır. Asgari ücretteki artış, emek yoğun sektörlerde rekabet gücünün azalmasına neden olmuştur.
Gelecek Beklentileri
Bu kısır döngüden kurtulmak için enflasyonun tek haneye inmesi gerekmektedir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2026’da Türkiye ekonomisinde reform yılı olacak sözü, bakanlar ve bürokratlar tarafından hızlı bir şekilde hayata geçirilmelidir. Çalışan kesimi rahatlatacak gelir vergisindeki kademelendirmenin artırılması ve negatif gelir vergisi gibi uygulamaların değerlendirilmesi gibi adımlar atılabilir. Ancak, bu politikaların titizlikle tasarlanması ve denetlenmesi önemlidir.
Haberin Diğer Kareleri



