2025 Yılı, İnsan Faktörlü İklim Değişikliğiyle Rekor Sıcaklıklar Yaşandı

Küresel Sıcaklıklar Rekor Seviyede

Bilim insanlarına göre, insan kaynaklı iklim değişikliği 2025 yılını son üç yıl içinde en sıcak üçüncü yıl haline getirdi. Bu durum, Paris Anlaşması’nda belirlenen 1.5 derece Celcius (2.7 Fahrenheit) ısınma sınırının aşılmasına yol açan ilk üç yıllık ortalama sıcaklık eşiğini de geçmeyi beraberinde getirdi. Uzmanlar, bu sınırın altında kalmanın hayat kurtarıcı olabileceğini ve dünya çapında yıkıcı çevresel felaketleri önleyebileceğini belirtiyor.

La Nina Etkisine Rağmen Rekor Sıcaklıklar

World Weather Attribution (WWA) araştırmacıları tarafından yayınlanan analiz, dünya genelinde insanların tehlikeli aşırılıklarla mücadele ettiği bir yılın ardından geldi. Pasifik Okyanusu sularının doğal olarak soğumasıyla hava durumunu etkileyen La Nina’nın varlığına rağmen sıcaklıklar yüksek seviyelerde kaldı. Araştırmacılar, gezegenin ısınmasına neden olan sera gazlarını atmosfere gönderen kömür, doğalgaz ve petrol gibi fosil yakıtların yakılmaya devam etmesini neden olarak gösterdi.

Fosil Yakıtların Yakılmasının Tehlikeleri

Imperial College London iklim bilimcisi ve World Weather Attribution’ın kurucu ortaklarından Friederike Otto, “Fosil yakıtları çok, çok, hızlı ve yakın zamanda durdurmazsak, ısınma hedefine ulaşmak çok zor olacak,” dedi. Fosil yakıtların kullanımının azaltılması gerektiği vurgulanırken, aksi takdirde geri dönüşü olmayan sonuçlarla karşılaşılabilir.

2025 Yılındaki Aşırı Hava Olayları

Aşırı hava olayları her yıl binlerce insanın ölümüne ve milyarlarca dolarlık zarara yol açıyor. WWA bilim insanları, 2025 yılında 157 aşırı hava olayını en şiddetli olarak belirledi; bu olaylar 100’den fazla ölüm, bir bölgenin yarısından fazlasını etkileme veya olağanüstü hal ilan edilme gibi kriterleri karşılıyor. Bu olayların 22 tanesi detaylı bir şekilde incelendi. Özellikle sıcak hava dalgaları, 2025 yılında dünyanın en ölümcül aşırı hava olayları olarak kayıtlara geçti. Araştırmalar, bazı sıcak hava dalgalarının iklim değişikliği nedeniyle on yıl öncekinden 10 kat daha olası hale geldiğini gösterdi.

Aşırı Hava Olaylarının Etkileri

WWA, sıcak hava dalgalarının “Bu yıl gözlemlediğimiz sıcak hava dalgaları, günümüz iklimimizde oldukça yaygın olaylar, ancak insan kaynaklı iklim değişikliği olmasaydı neredeyse imkansızdı,” dedi. Ayrıca, uzun süreli kuraklık, Yunanistan ve Türkiye’de yangınlara yol açtı. Mexico’da şiddetli yağışlar ve sel, onlarca insanın ölümüne ve kaybolmasına neden oldu. Süper Tayfun Fung-wong, Filipinler’i vurdu ve bir milyondan fazla insanın tahliyesine yol açtı. Hindistan’da muson yağmurları, seller ve heyelanlara neden oldu.

Adaptasyon Sınırları ve Gelecek

WWA, aşırı olayların sıklığının ve şiddetinin artmasının, dünya çapında milyonlarca insanın bu olaylara karşı yeterli uyarı, zaman ve kaynaklarla yanıt verme ve uyum sağlama yeteneğini tehdit ettiğini belirtti. Örneğin, kasırga Melissa’nın hızlı yoğunlaşması, tahmin ve planlamayı zorlaştırdı ve küçük ada uluslarının Jamaica, Küba ve Haiti’ye yönelik hasarlarla başa çıkmasını engelledi.

Küresel İklim Müzakerelerinde Beklentilerin Altında Kalan Sonuçlar

Bu yılki Birleşmiş Milletler iklim müzakereleri, Brezilya’da Kasım ayında sona erdi ve fosil yakıtlardan uzaklaşmaya yönelik net bir plan bulunmuyor. İklim değişikliğine uyum sağlamak için daha fazla para sözü verilse de, bunların uygulanması zaman alacak. Dünya’nın ısınmasının 1.5 derece Celcius’u aşması beklense de, bazıları bu eğilimi tersine çevirmenin hala mümkün olduğunu belirtiyor. Ancak farklı ülkeler farklı düzeyde ilerleme kaydediyor. Çin, güneş ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerjileri hızla devreye alırken, aynı zamanda kömür yatırımlarına da devam ediyor. Avrupa’da aşırı hava olaylarının sıklığı iklim eylemi çağrılarını artırsa da, bazı ülkeler bunun ekonomik büyümeyi sınırlayacağını savunuyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise Trump yönetimi, temiz enerji politikasından uzaklaşarak kömür, petrol ve gazı destekleyen önlemlere yöneldi.

Bilim İnsanlarının Uyarısı

Columbia Üniversitesi İklim Okulu’nda kıdemli araştırmacı olan Andrew Kruczkiewicz, yerlerin alışık olmadığı felaketlerle karşılaştığını, aşırı olayların daha hızlı yoğunlaştığını ve daha karmaşık hale geldiğini söyledi. Bu durum, daha erken uyarılar ve yanıt ve kurtarma için yeni yaklaşımlar gerektiriyor. Küresel ölçekte ilerleme kaydediliyor, ancak daha fazla şey yapılması gerekiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir