29 Yıl Sonra Yeniden İzlenildiğinde Buffynin İlk Bölümünün Sert Gerçekleri Ortaya Çıktı
29 Yıl Sonra Yeniden İzlenildiğinde “Buffy”nin İlk Bölümünün Sert Gerçekleri Ortaya Çıktı
Efsanevi Dizinin İlk Bölümü 29 Yıl Sonra Gözden Geçirildi
Joss Whedon tarafından yaratılan ve 1997’de The WB kanalında yayınlanmaya başlayan, yedi sezonluk başarılı bir süreçle 2003 yılında final yapan “Buffy the Vampire Slayer”, televizyon dünyasının en etkili fantastik yapımlarından biri olarak kabul ediliyor. Sarah Michelle Gellar’ın canlandırdığı Buffy Summers karakteri, vampirler, iblisler ve karanlığın diğer güçleriyle savaşmak için kader tarafından seçilmiş genç kadınların sonuncusu. Buffy’nin Sunnydale kasabasına taşınmasıyla başlayan olaylar zinciri, izleyiciyi büyüleyici bir dünyaya çekiyor.
Sunnydale Lisesi Çoktan Kapanmalıydı
Buffy’nin ilk bölümünde, 16 yaşındaki Buffy Summers, Los Angeles’tan Sunnydale’a annesi Joyce (Kristine Sutherland) ile birlikte taşınır. Daha önce okuldan atıldığı için yeni bir başlangıç yapması gereken Buffy, Sunnydale Lisesi’ne kaydolur. Ancak lisede yaşanan olaylar, kurumun açık kalmaması gerektiğini düşündürüyor. Bir öğrencinin vampir tarafından öldürülmesi ve cesedinin spor salonundaki bir dolaba konulması gibi şok edici bir olay yaşanmasına rağmen, okul normal eğitime devam ediyor. Sadece beden eğitimi dersleri iptal edilmiş. Cordelia (Charisma Carpenter) bu durumu belirtirken, diğer her şeyin olağan akışında devam etmesi dikkat çekiyor. Bu durum, gerçek hayatta benzer bir olayın yaşandığı takdirde okulun derhal kapatılmasını gerektireceği gerçeğini gözler önüne seriyor.
Vampirler Hızlı Ölüyordu
Dizideki temel tehdit vampirler olduğu için, “Buffy the Vampire Slayer” ilk bölümde vampirlerin ne kadar çekici, ikna edici, aldatıcı ve ölümcül olabileceğini hemen gösteriyor. Buffy’nin vampirlerin kalbine ahşap kazık saplayarak onları öldürmesi, geleneksel vampir mitolojisine uygun bir yöntem olarak belirlenmiş. Ancak görsel efektler ve eğlence katmak amacıyla daha sonra vampirlerin iskeletlerinin kısa süreliğine görünmesi ekleniyor. Bu değişiklik, ilk bölümde görülen hızlı yok oluş sekansıyla karşılaştırıldığında dikkat çekici ve hatta rahatsız edici olabiliyor.
Xander Beklendiğinden Daha Sevimli
“Buffy the Vampire Slayer” hayranlarının genel olarak üzerinde hemfikir olduğu bir nokta, Xander’ın ana karakterler arasında en az sevilmeyen kişi olduğudur. Xander’ın kendini beğenmiş, olgunlaşmamış, ikiyüzlü ve kibar görünmek için kullandığı davranışların ardında aslında kaba, reddedilmeyle başa çıkmakta zorlanan ve manipülatif bir yapısı olduğu düşünülüyor. Ancak “Buffy the Vampire Slayer” dizisinin ilk bölümünü yeniden izledikten sonra, Xander’ın her zaman hatırlanan kadar sevilmeyen biri olmadığı kabul edilmelidir. İlk bölümde bile belirgin olan garip davranışları, Buffy’nin dikkatini çekmeye çalışması ve sarkazmı gibi özellikleri olmasına rağmen, Xander daha sempatik ve hatta ulaşılabilir bulunuyor. Xander’ın tam olarak ne zaman kötü bir karakter haline geldiği kesin olarak belirlenemese de, bu durum kademeli bir süreç olduğu anlaşılıyor.
Dizinin Tonu ve Tarzını Başarıyla Belirleyen İlk Bölüm
“Buffy the Vampire Slayer” dizisi, 29 yıl sonra yeniden izlendiğinde, ilk bölümün dizinin tonunu ve tarzını başarıyla belirlediği ancak bazı sert gerçeklerin gün yüzüne çıktığı görülüyor. Sunnydale Lisesi’ndeki olaylar, vampirlerin hızlı ölümü ve Xander’ın karakter gelişimi gibi unsurlar, dizinin genel yapısı hakkında önemli ipuçları veriyor.
Haberin Diğer Kareleri








