Yapay Zeka ve Ekran Süresi Öğrenci Becerilerini Olumsuz Etkiliyor: Uzmanlar Uyardı

Eğitimde Yapay Zeka Kullanımı Endişe Yaratıyor

21. yüzyılın başlarında eğitim teknolojisi girişimleri, öğrencilerin elinin altında dizüstü bilgisayar klavyeleri olmasına olanak sağladı. Şimdi ise yeni nesil öğrenciler yapay zekâya yöneliyor ve uzmanlar bu teknolojinin sınırsız kullanımının eleştirel düşünme becerilerini köreltebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Yapay Zeka Kullanımı Hızla Yayılıyor

ChatGPT’nin 2022’deki piyasaya sürülmesinin ardından öğrencilerin yapay zekâ kullanımı önemli ölçüde arttı. Pew Research Center’ın geçen ay yayınladığı rapora göre, gençlerin yarısından fazlası okulda bu teknolojiyi kullanıyor. Ankete katılan yaklaşık 1.500 öğrenci ve veliden %57’si bilgi aramak için yapay zekâyı kullanırken, %54’ü ödevlerinde kullanıyor.

Eleştirel Düşünme Becerileri Azalıyor mu?

Yapay zekâ sohbet robotlarına erişimin ödevleri kolaylaştırmasına rağmen, eğitimciler bu durumun öğrenme sürecini engelleyip engellemediği konusunda endişeli. Brookings Enstitüsü’nün Ocak ayında yayınladığı bir rapor, yapay zekânın sınıfta potansiyel zararlarıyla ilgili kaygıları ortaya koydu. 50 ülkeden 500’den fazla eğitimci, veli ve öğrencinin yanı sıra 400’den fazla çalışmanın verilerini analiz eden araştırmacılar, üretken yapay zekânın çocukların eğitimi için faydalarından daha büyük riskler taşıdığını tespit etti.

Uzmanlar Uyarıyor: Bilişsel Yeteneklerde Düşüş

Eğitim danışmanı ve Brookings Enstitüsü raporunun ortak yazarı Mary Burns, Fortune dergisine yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bilişsel yükün azalması, eleştirel düşünme becerilerindeki düşüş, okuma, yazma ve temel bilgileri bilmedeki eksiklik… bunların hepsi benim için kesinlikle geçerli.”

Teknoloji Eleştirisinin Altında

Kongre’de Ocak ayında yapılan bir dinlemede nörolog Jared Cooney Horvath, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı verilerine atıfta bulunarak, Z kuşağının modern tarihteki ilk neslin ebeveynlerinden daha az bilişsel yeteneğe sahip olduğunu belirtti. Horvath, bunun nedeni olarak sınıftaki teknolojiye kısıtlamasız erişimi gösterdi ve düşük standart test puanları ile okulda geçirilen ekran süresi arasında keskin bir ilişki olduğunu vurguladı.

Ekran Süresinin Etkisi

2014 yılında 3.000 üniversite öğrencisini kapsayan bir araştırmada, öğrencilerin ekran başında geçirdikleri zamanın üçte ikisinin okul dışı aktiviteler için harcandığı tespit edildi. Horvath yazılı ifadesinde, “Bu teknolojiye karşı çıkma meselesi değil. İnsan öğreniminin nasıl işlediğiyle uyumlu eğitim araçları kullanma sorunu.” dedi.

Dijital Yanılgı

Horvath, 2025 yılında yayınladığı “The Digital Delusion: How Classroom Technology Harms Our Kids’ Learning—and How to Help Them Thrive Again” adlı kitabında, eğitim teknolojisinin yükselişinin, teknoloji şirketlerinin sınıfta ekranlara duyulan ihtiyacı abarttığı bir anlatı oluşturmasının sonucu olduğunu belirtti. Bilgisayarların okullardaki kullanımı 2002 yılında Maine eyaleti, öğrencilere sınıflarda dizüstü bilgisayar sağlayan ülke çapında bir program başlatarak başladı.

Geçmişte de Benzer Sorunlar Yaşanmış

Horvath, daha önce de otomatik öğrenmenin başarısızlıklarına dair 100 yıldan fazla kanıt olduğunu, bunun da Ohio State Üniversitesi psikoloji profesörü Sidney Pressey’nin 1924 yılında icat ettiği öğretme makinesiyle başladığını belirtti. Öğrenciler, makineye bir kağıt beslendiğinde oluşturduğu soruları yanıtlamayı öğreniyordu ancak bu bilgiyi cihazın dışına aktaramıyorlardı.

Yapay Zeka: Bireyselleştirilmiş mi, Kişiselleştirilmiş mi?

Mary Burns, yapay zekânın, teknoloji şirketlerinin okullarda bilgisayar kullanımının gerekliliğine dair yaptığı argümanın bir uzantısı olduğunu belirtti. Şirketler, öğrencilerin kendi hızlarında öğrenme veya ilgi alanlarına göre bilgi edinerek kendi öğrenimlerini başlatabileceğini savunuyorlar. Burns, “Şirketler sürekli olarak yapay zekânın kişiselleştirilmiş öğrenimi sağladığını söylüyor. Ancak bunun kişiselleştirilmiş öğrenim olmadığını, bireyselleştirilmiş öğrenim olduğunu düşünüyorum.” dedi.

Sınıflara Yapay Zeka Entegrasyonu

Horvath’a göre, öğrencilerin yapay zekâ kullanımı, 20. yüzyıldaki öğretme makinelerinin başarısızlıklarını yansıttığı için öğrenime uygun değil. Öğrenciler, cihazdan soruları kendi hızlarında ve diğer öğrencilerden bağımsız olarak yanıtlayarak bireyselleştirilmiş bir şekilde öğreniyordu ancak cihazın dışındaki bilgileri sentezleyemiyorlardı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir