ABD’de Terör Tehdidi Artarken FBI ve Adalet Bakanlığı’nda Deneyimli Kadro Kayıpları Yaşanıyor
Son Olaylar ABD’de Terör Alarmını Artırdı
New York, Michigan ve Virginia eyaletlerinde son bir hafta içinde yaşanan şiddet olayları, ABD’deki terör tehdidinin boyutunu gözler önüne serdi. New York’ta, federal yetkililerin İslami Devlete ilham aldığını belirttiği iki kişi, Belediye Başkanı konutuna yakınlardaki sağcı protesto gösterisinde güçlü ev yapımı bombalar taşıdı. Michigan’da ise, Lübnan asıllı bir vatandaş, sinagog üzerine aracını sürdü ve güvenlik görevlileri tarafından vurulmadan önce kendi kendine intihar etti. Virginia’da ise daha önce terör suçundan hapis cezası almış bir kişi, üniversite sınıfında ateş açtı; yetkililer, öğrencilerin müdahalesiyle saldırganın etkisiz hale getirildiğini bildirdi.
FBI ve Adalet Bakanlığı’ndaki Kadro Eksiltmeleri Endişe Yaratıyor
Bu olaylar, ABD’nin İran ile olan gerginliği ve ülkenin karşı terör sistemindeki personel eksiklikleri arka planında yaşanmasıyla daha da dikkat çekici hale geldi. FBI ve Adalet Bakanlığı’ndaki görevden almalar ve istifalar, kaynakların ve personelin başka önceliklere kaydırılması, olası tehditlerin önüne geçme yeteneği konusunda endişeleri artırdı. Emekli kıdemli FBI yetkilisi Frank Montoya, “Çok fazla deneyim kadrodan silindi,” şeklinde bir açıklamada bulundu. Montoya, “Bir şeyler gerçekten kötü olmadan önce sorunun kökenine inebilecek kişiler genellikle artık hükümette değil. Bu da daha az deneyimli personelin tehditlerle mücadeleye başlamasını zorlaştırıyor,” dedi.
FBI’dan Açıklama ve İran Faktörü
FBI, personel sayıları ve kararları hakkında yorum yapmaktan kaçınırken, yayınladığı açıklamada, çalışanlarının yurt savunması ve şiddet suçlarıyla mücadele etmek için gece gündüz çalıştıklarını belirtti. FBI ayrıca kaynaklarını sürekli olarak değerlendirerek ve yeniden düzenleyerek Amerikan halkının güvenliğini sağlamayı amaçladığını ifade etti.
İran’ın geçmişte saldırılar planlama ve hedefli suikastlar düzenleme konusunda bir sicili bulunuyor. İran, ABD ve İsrail tarafından Yüksek Elçi Ayatullah Ali Hamaney’nin öldürülmesine karşılık verme sözü vermişti. Çatışmalar şu ana kadar Orta Doğu ile sınırlı kalmış olsa da, İran uzun zamandır Amerikan topraklarında şiddet eylemleri gerçekleştirmeye kararlı olduğunu belirtiyor.
Geçmişteki Tehditler ve Mevcut Endişeler
Örneğin, ilk Trump yönetimi döneminde eski Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’a yönelik suikast girişimine İranlı operasyonel kişiler tarafından yanıt verilmişti. New York’ta geçen hafta bir Pakistanlı iş adamı, 2024 yılında İran’ın Devrim Muhafızları Ordusu ile bağlantılı kişilerden talimat alarak, dönemin cumhurbaşkanı adayı Donald Trump da dahil olmak üzere kamu figürlerine yönelik suikast girişimleri için tetikçiler kiralamaya çalıştığı gerekçesiyle suçlu bulunmuştu.
Tek Eylem Yapanlar ve Önleyici Tedbirler
ABD hükümeti, 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından benzer yıkıcı olayları önlemek için istihbarat ve ulusal güvenlik sistemini yeniden yapılandırdı. Ancak o zamandan beri, internet üzerinden radikalleşen tek eylem yapanlar, Chattanooga, Tennessee’deki askeri üslerdeki 2015 saldırıları ve bir sonraki yıl Orlando gece kulübünde 49 kişinin ölümüne yol açan bir katliam gibi olayları gerçekleştirdi. Bu tür bireysel girişimleri önlemek her zaman zor olmuştur ve bu durum ilk Trump yönetimi dönemindeki iç karışıklıklar gibi FBI’ın personel eksikliği yaşadığı dönemlerde bile görülmüştür.
Uzman Görüşleri ve Mevcut Durum
Emekli FBI yetkilisi Edward Herbst, “Bunlar kendi kendine yönlendirilen eylemler. Bu onları gerçekten tehlikeli kılıyor. Ne zaman yükseleceklerini, nerede saldıracaklarını asla bilemezsiniz,” dedi.
Eski FBI ulusal güvenlik yetkilisi ve Illinois’te görev yapan eski İç Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Claire Moravec, terör endişelerinin genellikle uluslararası çatışmalar sırasında arttığını belirtti. Moravec, “Bu dönemlerde ajanlar kaynaklarıyla iletişime geçme, federal ve yerel kolluk kuvvetleri arasında ipuçlarını daha aktif bir şekilde paylaşma ve FBI’ın ortak terörle mücadele görev birlikleri arasındaki koordinasyonu sıkılaştırma gibi önlemler alınır,” şeklinde konuştu.
Olayların Motivasyonları Hakkında Bilgi
Yetkililer, New York’daki patlayıcılarla tutuklanan kişilerin veya Virginia’daki Old Dominion Üniversitesi saldırganının İran savaşı tarafından açıkça motive edildiğine dair bir gösterge olmadığını belirtiyor. Detroit yakınlarındaki Temple Israel sinagoguna çarpan kişinin babası ve dört aile üyesi ise geçtiğimiz hafta Lübnan’da İsrail hava saldırısında hayatını kaybetmişti.
- Kaynak: Çeşitli ABD basını

