İran’ın Nükleer Programı Hakkında Bilmeniz Gerekenler: Uzman Açıklamaları
Ertan Altan – 01.04.2026
Nükleer Silah İddiaları ve Gerçekler
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’dan yaklaşık 450 kilogram uranyumu çıkarmak için askeri operasyon başlatmayı değerlendirdiği iddialarının ardından, İran’ın nükleer programı yeniden gündeme geldi. Ancak uzmanlar, mevcut verilerin İran’ın nükleer silah üretmesinin imkansız olduğunu gösteriyor. Nükleer enerji uzmanı Adil Buyan, konunun arka planını ve güncel durumu Haber Global Web Özel’e açıklayarak önemli bilgiler verdi.
İlk Tesisler Almanların Kurduğu Alt Yapıya Dayalı
İran’ın nükleer tarihi, 1970’lerde ABD’nin desteğiyle başlamış. Buyan, “İrana zenginleştirme konusunda destek sağlanmıştır,” diyerek bu gerçeği vurguluyor. Humeyni döneminde dini sebeplerle ilerleme kaydedilemeyen program, onun ölümünden sonra yeniden canlanmış. Alman Siemens şirketi, İran’daki nükleer santral projelerinde önemli bir rol üstlenmiş ve projenin büyük kısmını tamamlamıştır. Daha sonra proje Rusya’ya devredilmiş ve Rus teknolojisiyle tamamlanmıştır. Bu durum, santralin Amerikan, Alman ve Rus katkılarının bulunduğu karmaşık bir yapı olduğunu ortaya koyuyor.
Nükleer Bomba Yapma İmkânı Yok Mu?
Adil Buyan, İran’ın elindeki uranyumun nükleer bomba yapmaya yetmeyeceğini kesin bir dille ifade ediyor. “Tüm süreçler kontrol altında; üretim ve depolama denetimli şekilde yapılıyor. Elimizdeki bilgilere göre yüzde 90 zenginleştirme seviyesine çıkmanız mümkün değil,” diyor. Uranyum-235 oranının doğal halde binde 7 olduğunu ve bu oranın zenginleştirme çevrimleriyle belirli bir seviyeye kadar çıkarılabileceğini belirtiyor. Ancak, mevcut verilerle nükleer bomba yapma imkânı bulunmuyor.
Müdahale Gerekçesi Oluşturma Çabası
Buyan, tartışmanın müdahale için uygun bir gerekçe oluşturma çabası olduğunu belirtiyor. “Nükleer olmasaydı, bu kez petrol üzerinden bir gerekçe bulunurdu.” İran’ın doları devre dışı bırakması ve üretilen petrol/doğalgazdan Amerikan tarafının pay alamaması gibi konuların da tartışmanın ana eksenini oluşturduğunu ifade ediyor.
Batılıların Teklifleri Uzlaşmacı Değil
Uranyumun başka bir ülkeye devredilerek kontrol altına alınması gibi formüllerin konuşulduğu belirtilirken, Buyan’ın Batı’nın sunduğu önerilerin uzlaşmacı olmadığı, daha çok aşağılayıcı olarak görüldüğü vurgulanıyor. Bu tür tekliflerin İran toplumuna kabul ettirilmesinin tarihsel olarak mümkün olmadığı düşünülüyor.
Rus Personel Riski ve Altyapı Hedefleri
İran’daki nükleer tesislerin vurulamayacağını belirten Buyan, Irak Savaşı sırasında bu tesisleri imha etmeye yönelik girişimlerin başarısızlıkla sonuçlandığını hatırlatıyor. Çünkü sistemlerin önemli bir kısmı yer altında bulunuyor ve ana yapı zarar görmeden kurtulmuştu. Bugün de nükleer santrallerde ciddi sayıda Rus personel çalışmaktadır; bu durum doğrudan bir müdahale riskini artırabilir ve Rusya’nın karşılık vermesine neden olabilir. Kritik altyapı hedef alınarak tesisin çalışamaz hale getirilmesi mümkün olsa da, ana reaktörün yok edilmesi zor görünüyor.
Operasyonun Gerçekçi Olmadığına Dair Değerlendirme
Buyan, “Böyle bir operasyonun büyük ölçüde gerçekçi olmadığını düşünüyorum,” diyerek sonuçlandırıyor. Sistemlerin büyük bölümünün yer altında bulunması nedeniyle tamamen yok edilmesinin kolay olmadığı belirtiliyor.
- Kaynak: Haber Global Web Özel
- Yazarın Önceki Yazıları: Hürmüz ve temiz enerji detayı! Beklenmedik kazanç vergisi, İran ne kazandı ne kaybetti?, Çocuk kaçırmaktan vazgeçmiyorlar, Kürt örgütleri İran’a nasıl bakıyor?, Yayılmasından korkuluyor! Kültürel miras tehdi
Haberin Diğer Kareleri




