Deutsche Bank: Savaş Ortamında Çin Enerji Alanında Güçleniyor

Çin, Enerji Güvenliği Yarışında Öne Geçiyor

Dünya genelinde enerji güvenliğine yönelik yarış, savaşın petrol ve doğal gaz piyasalarına getirdiği aşırı dalgalanmalarla birlikte Çin’i daha da güçlendiriyor. Bu değerlendirme, Deutsche Bank AG’nin özel bankacılık kolunda görevli gelişmekte olan piyasalar yatırım şefi Jacky Tang tarafından yapıldı.

Ekonomik ve Enerji Karışımı Açısından Çin Kazançlı

Tang, yaptığı açıklamada “Çin, ekonomik açıdan ve enerji karışımı açısından bu savaşta kazançlı taraf” dedi. Bu öngörü, karmaşık bir tabloyu yansıtıyor. Bruegel adlı düşünce kuruluşu, Çin’in İran’dan petrol ithalatına olan bağımlılığının enerji stratejisi için ciddi bir sınav oluşturacağını belirtiyor.

Temiz Enerji Teknolojilerinde Liderlik

Ancak aynı zamanda, ülkenin dünyanın en büyük temiz teknoloji üreticisi olması, Orta Doğu’dan ithalata bağımlılığını azaltmak isteyen hükümetlere benzersiz bir konum avantajı sağlıyor. Tang, “Uzun vadede herkesin petrolü temel enerji kaynağı olarak kullanamayacağı bilinen bir gerçek. Bu durum, özellikle Orta Doğu petrollerine büyük ölçüde bağımlı olan Asya’da bir yeniden yapılanmayı zorlayacak” şeklinde konuştu.

Enerji Karışımını Çeşitlendirme ve Çin’in Rolü

Japonya, Kore ve Hindistan gibi ülkelerin enerji karışımlarını çeşitlendirmek için yollar aramaları daha olası hale gelirken, bu çeşitlendirmeyi sağlamak için gerekli ekipmanların büyük olasılıkla Çin’den sağlanacağını vurgulayan Tang, “Ekipman ihracatçıları, maliyetleri absorbe edebilecek kar marjlarına ve satın alma birleşmeleri yapmalarına olanak tanıyan nakit akışına sahip olmalı” dedi.

Volatilite ve Orta Doğu’daki Gerginlikler

Orta Doğu’daki çatışmanın varoluşsal tehditler ve kırılgan ateşkes arasında gidip gelmesi, petrol ve doğal gaz fiyatlarında önemli bir artışa neden oldu. Hormuz Boğazı’nın açılması anlaşmanın bir koşulu olarak sunulmuş olsa da, boğaz şu anda büyük ölçüde kapalı durumda bulunuyor.

Çin’in Enerji Bağımsızlığına Yönelik Çabaları

Goldman Sachs Group Inc.’deki analistler, durumun değişken olduğunu belirtiyor. Çin, dünyanın en büyük kömür tüketicisi olarak kalırken, enerji bağımsızlığını sağlamak amacıyla temiz teknoloji sektörünü hızla geliştiriyor. Şubat ayında Ember tarafından yayınlanan bir rapora göre, ülkenin elektrik üretiminin yaklaşık %40’ı düşük karbon kaynaklarından sağlanıyor ve bu oran 10 yıl önce yaklaşık %25 seviyesindeydi. Barclays Plc’ye göre ise kurulu güç kapasitesinin neredeyse %50’si yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor.

Enerji Şoklarına Karşı Dayanıklılık

Barclays’den Jian Chang liderliğindeki bir ekip, 8 Nisan tarihli notunda, “Bir on yıllık yenilenebilir enerji üretimi ve elektrifikasyon, Çin’in enerji şoklarına maruziyetini önemli ölçüde azaltmıştır” ifadesinde bulundu. Ülkenin uzun vadeli elektrikleştirme odaklı yaklaşımı, onu enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı daha dirençli hale getiriyor. Ayrıca stratejik petrol rezervlerinin oluşturulması, yükselen petrol fiyatlarına karşı kısa vadeli bir tampon görevi görüyor.

Temiz Enerji Sektöründe Rekabet ve Yatırım Stratejileri

Tang, temiz enerji alanında yeni bir talep dalgasının, yıllarca süren aşırı büyüme nedeniyle rekabeti dışlayan şirketleri eleyeceğini öngörüyor. Çin’deki rekabetin yoğun olduğunu belirten Tang, “Sağlıklı bilançolara, güçlü temellere ve fiyatlandırma gücüne sahip şirketler başarılı olacak” dedi. Deutsche Bank, özel bankacılık müşterilerine daha az borçlu olan şirketlere yatırım yapmalarını tavsiye ediyor.

Portföy Yönetimi ve Risk Azaltma

Tipik bir müşteri portföyünün Çin hisse senedi tahsisatının yaklaşık %10-15’ini temiz enerji hisselerine ayırdığını söyleyen Tang, “Hala çok fazla oynaklık olduğu için aşırı yatırım yapmamaya çalışıyoruz” diye belirtti. Savaşın ilk haftalarında S&P Global Temiz Enerji Geçiş Endeksi’nde Çin hisse senetleri en iyi performansı gösterdi, ancak çoğu için bu kazanımlar ortadan kalktı.

Performans Göstergeleri ve Gelecek Beklentileri

Enerji depolama alanında dünyanın önde gelen firmalarından biri olan Sungrow Power Supply Co.’nun hisseleri, İran savaşı başladığında %20’den fazla yükselmişti ancak hayal kırıklığı yaratan kazançlar nedeniyle yaklaşık üçte bir oranında değer kaybetti. Rüzgar enerjisi ekipmanları üreticileri Goldwind Science & Technology Co. ve Ming Yang Smart Energy Group da son seanslarda hisselerinde düşüş yaşadı. Buna karşılık, pil devi Contemporary Amperex Technology Co. ve elektrikli araç üreticisi BYD Co.’nun Hong Kong borsasındaki hisseleri sırasıyla yaklaşık %28 ve %8 artış gösterdi.

Çin hükümeti, temiz teknoloji sektöründeki aşırı arz sorununu çözmek için bir “involution” (gereksiz rekabet) kampanyası başlattı. Ülkenin son beş yıllık planı güneş enerjisi sektörünü göz ardı ederken aynı zamanda ülkeler ticaret dengesizliklerini eleştirdiği ürünler için ihracat vergi iadelerini de iptal ediyor veya azaltıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir