ABD, Karayipler’de Tansiyonu Yükseltiyor: Askeri Seçenekler Trump’a Sunuldu!
ABD’nin Venezuela Açıklarında Tansiyonu Yükseltme Girişimi
Amerikan CBS News kanalına göre, ABD Başkanı Donald Trump ile üst düzey askeri yetkililerin dün Beyaz Saray’da bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, Venezuela’ya yönelik son durumun ele alındığı ve bu ülke topraklarına saldırı dahil güncellenmiş tüm askeri seçeneklerin Trump’a iletildiği toplantıda, Karayipler bölgesine yönelik güvenlik adımları masaya yatırıldı.
Venezuela’ya Nihai Bir Karar Alınmadı
Söz konusu toplantıya, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Genelkurmay Başkanı Dan Caine ve diğer üst düzey yetkililer katıldı. Bununla birlikte toplantıda Venezuela’ya yönelik nihai bir karar alınmadı.
Trump’un Ordusunu Kullanma Talimatı
ABD Başkanı Donald Trump daha önce imzaladığı kararname kapsamında, Latin Amerika kökenli uyuşturucu kartelleriyle yerinde mücadele gerekçesiyle ordunun daha fazla ve etkin kullanılması talimatını vermişti.
Venezuela Devlet Başkanı Maduro’un Açıklaması
Venezuela Devlet Başkanı Maduro da buna karşılık ülkede 4,5 milyon milis gücünü seferber ettiğini ve herhangi bir saldırıyı püskürtmeye hazır olduğunu açıklamıştı.
- ABD’nin, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele gerekçesiyle gönderdiği dünyanın en büyük uçak gemisi olan USS Gerald R. Ford ve saldırı grubunun, Latin Amerika bölgesine ulaştığı belirtilmişti.
Amerikan CBS News kanalına göre, ABD Başkanı Trump ile üst düzey askeri yetkililerin dün Beyaz Saray’da bir toplantı gerçekleştirdi. Venezuela’ya yönelik son durumun ele alındığı ve bu ülke topraklarına saldırı dahil güncellenmiş tüm askeri seçeneklerin Trump’a iletildiği toplantıda, Karayipler bölgesine yönelik güvenlik adımları masaya yatırıldı.
Toplantıda karar alınmadı, ancak ABD ordusunun Venezuela’da rejim değişikliği dahil operasyonlara hazır olduğu savunuldu.
ABD’nin Venezuela açıklarında bazı tekneleri uyuşturucu kaçakçılığı gerekçesiyle hedef almaya devam etmesi hem Venezuela yönetimi hem de uluslararası kamuoyunda eleştirilere neden olmuş, saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğu savunulmuştu.


