Aile Milli Beka Meselesidir
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Aileyi ve dinamik nüfus yapısını korumak, milli beka meselesidir” dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kamu kurum temsilcileri ve akademisyenlerin katılımıyla bir otelde düzenlenen Aile ve Nüfus On Yılına Doğru Uluslararası Sempozyumunun kapanışında yaptığı konuşmada, sempozyumda aile ve nüfus yapısındaki değişimi ve doğurganlık hızındaki gerilemeyi tüm yönleriyle değerlendirdiklerini söyledi.
20. yüzyılın, bütün dünyada genç nüfusun ülkeler için avantaj sayıldığı dönem olduğuna dikkati çekerek ancak küreselleşmenin, dijitalleşmenin ve bireyselleşmenin yükselişiyle aile ve evlilik kurumunun pek çok ülkede ağırlığını kaybettiğini belirtti.
Aile planlaması uygulandı, tek ya da iki çocuklu aile ‘ideal’ olarak gösterildi. Bir zamanlar geniş ailelerin olduğu ülkemizde, bugün neredeyse üç haneden ikisinde 0–17 yaş arasında çocuk bulunmamakta. Doğurganlık hızı, 71 ilimizde nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1’in altına düştü. Ortalama hane büyüklüğümüz gerilerken tek kişilik hanelerin payı yüzde 20’ye çıktı.
Doğurganlık oranları düşük
Göktaş, günümüzde ekonomik göstergeler bakımından dünyanın en gelişmiş ülkelerin de en düşük doğurganlık oranlarına sahip olduğuna işaret ederek, birçok ülkenin, aileyi ve dinamik nüfus yapısını güçlendiren politikaları yeniden gündemlerine aldıklarını söyledi.
- Çin, artık üç çocuk sahibi olmayı teşvik ediyor. Rusya ve Fransa gibi ülkeler, güçlü nüfus yapısına sahip olmayı öncelikli alanlar olarak belirledi. Macaristan, aile odaklı vergi düzenlemeleriyle nüfusunu korumaya çalışıyor. İtalya ve Singapur gibi ülkeler, gençlerin evlilik ve çocuk sahibi olmasını teşvik eden sosyal destek programları uyguluyor.
- Güney Kore ve Japonya ise, yaşlanan nüfus karşısında aile bağlarını güçlendirecek model arayışı içerisinde.
Aile yapısını koruyan ve nüfusunu sürdürülebilir kılabilen ülkelerin olacağını söyledi. Türkiye’nin, sahip olduğu genç nüfus yapısı ve köklü aile değerleriyle önemli avantaja sahip olduğunu vurgulayan Göktaş, şunları kaydetti:
Bu avantajı sürdürmek ancak güçlü strateji, sosyal politika ve kurumsal kararlılık gerektirir. Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle ilan ettiğimiz 2025 Aile Yılı, bu stratejiyi toplumsal bir seferberliğe dönüştürdüğümüz bir dönem oldu.
Yıl boyunca gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla, aileyi ülkenin geleceğini taşıyan bir güç alanı olarak yeniden konumlandırdık. 2024-2028 dönemini kapsayan ve bu alanda ilk olan Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı, çalışmalarımızın stratejik çerçevesini oluşturdu.
Bugünkü sempozyum, Aile Enstitümüzün çalışmalarına yön veren bir adım olması bakımından büyük önem taşıyor. Ayrıca, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında çalışmalarını yürüttüğümüz Nüfus Politikaları Kurulu ile ülkemizin geleceğini şekillendirecek bütüncül bir yaklaşımla demografi politikaları geliştiriyoruz.
Türkiye’nin dört bir yanında farkındalık kampanyaları yürüttüklerini belirten Göktaş, 81 ilde 15 binden fazla faaliyet ve etkinlik gerçekleştirdiklerini bildirdi. Aileleri ve evlenecek gençleri desteklemek için 1926 kurumla işbirliği yaptıklarının bilgisini veren Göktaş, finansal destekler, eğitim programları, kültürel faaliyetler, dijital dönüşüm gibi pek çok alanda aileyi güçlendiren projeleri hayata geçirdiklerini aktardı.
Evlenecek gençlere ve çocuk sahibi olmak isteyen ailelere devletin tüm kurumlarıyla destek olduklarını belirten Göktaş, Hem kadın hem erkek memurların, çocukları ilköğretim çağına gelene kadar yarım zamanlı çalışma hakkından yararlanmalarını sağladık. Ayrıca, kamu kurum ve kuruluşlarında, kreş ve çocuk bakımevlerinin yaygınlaştırılması için çalışmalarımızı hızlandırdık.


