ABD Borcunda Rekor Seviyelere Ulaşılmasıyla Kolay Dönem Bitti Uyarısı

ABD Borcu 38 Trilyon Doları Aştı, Ekonomistler Endişeli

ABD’nin borcu 38 trilyon doları aşmasıyla birlikte, finans piyasası uzmanları, ülkenin finansal sisteminin geleceği hakkında uyarılar yayınlıyor. JPMorgan’da yönetici direktör ve Eski Hazine Bakanı Janet Yellen’in eski yardımcı şefi olan Geng Ngarmboonanant, ABD’nin borçlanma yapma kolaylığının sona erdiğini belirtiyor. Uzmanlar, özellikle hedge fonlarının tahvil piyasasına dahil olmasıyla birlikte risklerin arttığını vurguluyor.

Yabancı Yatırımcıların Rolü Azaldı

2010’ların başında, ABD Hazine tahvillerinin yaklaşık %40’ı yabancı hükümetler tarafından sahipleniyordu. Bu oran, 1990’ların ortasındaki %10’un oldukça üzerinde bulunuyordu. Ngarmboonanant, bu durumun ABD’nin büyük miktarda borç almasına düşük faiz oranlarıyla olanak sağladığını ifade ediyor. Ancak günümüzde bu oran, toplam Hazine tahvillerinin sadece %15’ine düşmüş durumda. Yabancı hükümetler, ABD borcunu artan oranlarda satın almamışlar ve bu durum, özel yatırımcıların devreye girmesine neden olmuş.

Hedge Fonlarının Etkisi Artıyor

Özel yatırımcıların, özellikle de hedge fonlarının piyasaya dahil olması, tahvil faizlerinde oynaklığa yol açıyor. Son dört yılda hedge fonlarının Hazine tahvil piyasasındaki varlığı ikiye katlanmış durumda. Ngarmboonanant, bu durumun özellikle ABD’deki yetkililer tarafından endişeyle karşılandığını belirtiyor. Hatta, birçok hedge fonunun resmi olarak kayıtlı olduğu Cayman Adaları, ABD borcunun en büyük payını elinde bulunduruyor.

Geçmişte Yaşanan Krizler ve Piyasa Tepkileri

Ngarmboonanant, son dönemde yaşanan tahvil piyasasındaki dalgalanmaların hedge fonlarının faaliyetlerinden kaynaklandığını belirtiyor. Özellikle Donald Trump’ın Liberation Day tarifeleri açıklaması sonrasında yaşanan ani satışlar, bu durumun bir örneği olarak gösteriliyor. “Finansal mühendislik ve yanlış umutlar, Amerika’nın borç verenlerini memnun etmeyecektir,” diyor Ngarmboonanant.

“Tahvil Vigilantları” ve Politikacıların Rolü

Geçmişte, tahvil piyasasındaki hareketlilik, politikacıların yön değiştirmesine neden olmuştu. Örneğin, Trump’ın tarifeleri duyurusu sonrasında yaşanan tahvil piyasası çalkantısı, onun daha agresif bir çizgiden geri dönmesine yol açmıştı. Bu durum, ekonomist Nouriel Roubini’nin “Dünyanın en güçlü insanları tahvil vigilantlarıdır” demesine neden olmuştu. Ancak bazı analistler, tahvil vigilantlarının politikacılar üzerinde gerçek bir güce sahip olup olmadığı konusunda şüphelerini dile getiriyor.

Uzun Vadeli Çözümler ve Beklentiler

Uzmanlar, ABD borcunun kontrol altına alınması için sürdürülebilir bir planın hayata geçirilmesinin önemini vurguluyor. Eski senatör ve cumhurbaşkanı adayı Mitt Romney de, Sosyal Güvenlik Fonu’nun 2034’te iflasa doğru ilerlemesiyle birlikte vergi artışlarının gerekli olduğunu belirtmişti. “Hepimiz, hatta büyükannelerimiz bile bir uçurumun kenarında duruyoruz,” şeklinde bir uyarıda bulunmuştu.

  • ABD Borcu: 38 trilyon doları aşmış durumda.
  • Yabancı Yatırımcılar: Hazine tahvillerindeki payları %40’tan %15’e düşmüş.
  • Hedge Fonları: Piyasada önemli bir varlık gösteriyor ve oynaklığa neden oluyor.
  • Tahvil Vigilantları: Politikacıları etkileme potansiyeli tartışmalı.
  • Gelecek Beklentileri: Borç kontrolü için sürdürülebilir bir plan gerekiyor.

Uzmanlar, finansal istikrarın sağlanması için hem vergi gelirlerinin artırılması hem de harcamaların kontrol altına alınması gerektiği konusunda hemfikir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir