Trump’ın Tarifeleri Hem Vergiyi Artırabilir Hem de Enflasyonu Düşürebilir

San Francisco Federal Rezerv Bankası’ndan Şaşırtan Açıklama

ABD Başkanı Donald Trump‘ın uyguladığı tarifelerin tüketiciler üzerinde vergi yükü oluşturduğu tartışmasız bir gerçektir. Ancak San Francisco Federal Rezerv Bankası’ndan (SF Fed) yapılan yeni bir analiz, tarifelerin beklenmedik bir şekilde enflasyonu düşürebileceğini ortaya koydu. Bu durum, ekonomik beklentileri ve mevcut ekonomik teorileri sorgulamaya yöneltti.

Tarihi Veriler ve Yeni Analiz

Genellikle, tarifelerin yerel üretim maliyetlerini artırarak enflasyonu yükselttiği varsayılır. Ancak SF Fed’in “Tarif Şokları Hakkında Tarih Bize Ne Söyleyebilir?” başlıklı raporu, bu yaygın kabul görmüş görüşün aksini savunuyor. Raporda, yüksek tarifelerin işsizliği artırırken enflasyonu düşürebileceği belirtiliyor. Regis Barnichon ve Aayush Singh tarafından hazırlanan rapor, 2025 yılında yapılan büyük tarif artışının işsizlik üzerinde yukarı yönlü, enflasyon üzerinde ise aşağı yönlü baskı yaratabileceğini vurguluyor.

Belirsizliğin Etkisi ve Varlık Fiyatlarındaki Düşüş

SF Fed analistlerine göre, tarifelerin enflasyonu düşürme potansiyeli, ekonomik belirsizliği tetiklemesinden kaynaklanıyor. Belirsizlik, tüketicilerin ve yatırımcıların güvenini azaltarak ekonomik aktiviteyi yavaşlatır ve enflasyon üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturur. Ayrıca, tarifelerin varlık fiyatlarında düşüşe neden olarak genel talebi azaltabileceği ve bu durumun da enflasyonu düşürebileceği belirtiliyor.

Geçmişten Dersler

Barnichon ve Singh, 1870-1913 yılları ve I. Dünya Savaşı ile II. Dünya Savaşı arasındaki dönem gibi geçmişteki büyük ölçekli tarif değişikliklerinin verilerini incelediler. Analizleri, tariflerdeki değişiklikler ile enflasyon arasında güçlü bir negatif korelasyon olduğunu ortaya koydu. Verilere göre, tarifelerde bir puanlık artış, enflasyonda 0,6 puanlık bir düşüşle ilişkilendirilmiş.

Ekonomik Değişimler ve Günümüz Koşulları

Ancak, ekonominin 20. yüzyılın başlarındaki durumdan önemli ölçüde değiştiği de belirtiliyor. Günümüzde üretimdeki ithal girdi oranı geçmişe göre daha yüksek olduğundan, bir tarif şokunun enflasyonu artırma olasılığı daha yüksek olabilir. 2024 yılında, Trump’ın tariflerini uygulamadan önce ithalat hacmi yaklaşık 3,2 trilyon dolar iken, 1929 yılında Smoot-Hawley Tarif Yasası’nın yürürlüğe girmesinden önce bu rakam 4,4 milyar dolardı. Bu nedenle, geçmişteki deneyimlerin günümüz koşullarına tam olarak uygulanıp uygulanmayacağı konusunda belirsizlikler bulunuyor.

Politik Tepkiler ve Ekonomik Belirsizlik

Trump’ın 2024’ün sonlarında %3’ün altındaki bir orandan %15’e çıkardığı ortalama ABD tarifesi, 1935’ten bu yana görülmemiş bir seviyeye ulaştı. Bu durum, 2025 yılında seçmenlerin satın alma gücü konusundaki endişelerinin yükselmesine ve New York Şehri’nin yeni Belediye Başkanı Zohran Mamdani gibi Demokratların iktidara gelmesine yol açtı. Trump, enflasyonu yenmişken, Demokratların satın alma gücü konusundaki endişelerinin bir aldatmaca olduğunu savundu.

Gelecek İçin Beklentiler

San Francisco Fed’in raporu, tarifelerin enflasyonu artırma konusunda beklenen etkiyi yaratmayabileceği umudunu veriyor. Ancak, ekonomik belirsizliklerin devam etmesi ve farklı ekonomik faktörlerin etkileşimi, gelecekteki gelişmeleri şekillendirecek önemli bir rol oynayacaktır.

  • Kaynak: San Francisco Federal Rezerv Bankası
  • Hazırlayanlar: Regis Barnichon ve Aayush Singh
  • Yayın Tarihi: [Yayın tarihi belirtilmemiş]

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir