Trump’ın Powell Hamlesi: Bağımsızlığı Sorgulayan Bir Manevra mı?

Trump, Merkez Bankası Başkanı Powell‘ı Hedef Aldı

Eski Başkan Donald Trump’ın, Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jay Powell hakkında federal soruşturma başlatma hazırlıklarına yönelik adımları, finans piyasalarında şaşkınlıkla karşılandı. Powell, Trump’ın kendi ataması olmasına rağmen, şimdi savcılık suçlamalarıyla karşı karşıya. Bu durum, finansal piyasalarda ilk başta düşüşe neden oldu, ancak yatırımcılar bu hamleyi, “lame duck” (görevi bırakmış başkan) olarak nitelendirilen Trump’ın çaresizce yaptığı bir gösteri olarak değerlendirerek toparlandı. Bu durum, Cumhuriyetçi Partisi (GOP) içinde de bölünmelere yol açtı ve hem Adalet Bakanlığı (DOJ) hem de Fed’in bağımsızlığına yönelik endişeler dile getirildi.

Cumhuriyetçilerden Tepki

Senato Bankacılık Komitesi üyesi Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis, “Şimdi Adalet Bakanlığı’nın bağımsızlığının ve güvenilirliğinin sorgulanması söz konusu” şeklinde bir açıklama yaptı. Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Temsilci French Hill ise, bu soruşturmanın “gereksiz bir dikkat dağıtıcı unsur” olduğunu ve yönetimi zayıflatabileceğini belirtti. Hatta Trump’ın kendi Hazine Bakanı Scott Bessent bile, Trump’ın Powell’a yönelik bu adımlarını eleştirdi.

Sorgulanan Bağımsızlık ve Artan Soru İşaretleri

John Bolton, James Comey, Christopher Wray, Letitia James, Lisa Cook, Miles Taylor, Adam Schiff, Christoper Krebs, Jack Smith gibi isimlere yönelik artan sayıda soruşturma, Trump’ın yargı sistemini siyasi muhaliflerine karşı kullandığı şüphesini güçlendiriyor. Bazı eleştirmenler, bu durumun “Alice in Wonderland”daki Kraliçe’nin öfkesini andırdığını, yani hoşnut olmayanlara karşı acımasızca davranıldığını belirtiyor. Ancak, bu hamlelerin daha çok planlı ve stratejik bir parçası olduğu düşünülüyor.

Powell’a Yöneltilen Suçlamalar ve Gerekçeler

Powell’e yöneltilen suçlamalar, Kongre’ye bütçe aşımına ilişkin yanlış beyanda bulunmak gibi gülünç iddialardan oluşuyor ve mahkemelerde reddedilmesi bekleniyor. Yenileme çalışmalarının maliyetiyle ilgili 40%’lik aşım iddiaları doğru olsa da, bunlar suç teşkil etmiyor. Fed’in yenileme maliyetinin 2,5 milyar dolar olması, bütçenin %40’ını aşması, enflasyon nedeniyle yaşanmış bir durum. Trump ise geçtiğimiz ay kendi Beyaz Saray’ın Doğu Kanadı’nın yıkım ve yeni bir balo salonu inşa etme maliyetinin bütçenin %200’ünü aştığını itiraf etti. Bu durum, Trump’ın inşaat konusunda bilgili olmasına rağmen, maliyetleri doğru bir şekilde tahmin edemediğini gösteriyor. Bu maliyetler, 1937’de Marriner Eccles binasının inşa edildiğinden beri ilk kapsamlı yenileme çalışması olduğu göz önüne alındığında olağandışı değil. Hart, Russell ve Dirksen Senato Ofis binaları ile Cannon House Ofis binası gibi yakınlardaki binalar ise sürekli olarak büyük ölçekli yenilemelere tabi tutulmuştur. Ayrıca, bu maliyetlerin hiçbiri ABD vergi mükelleflerinin fonlarından karşılanmıyor. Fed, sahip olduğu ABD Hazine tahvillerinden elde ettiği yatırım geliriyle finanse ediliyor ve tamamen operasyonel olarak kendi kendine yeterli.

Trump’ın Yanlış Beyanları ve Geri Tepmesi

Trump’ın bu yaz, inşaat sahasını ziyaret ettiği sırada Powell’ı ulusal televizyonda tuzağa düşürme girişimi, Powell’ın onu düzeltmesi ve utandırmasıyla sonuçlandı. Trump’ın yenileme maliyetinin 3,1 milyar dolara çıktığı şeklindeki yanlış beyanı, zaten tamamlanmış başka bir binanın yenilemesinin de dahil edildiği tespit edildi.

Powell’ın Açıklaması ve CEO’ların Endişeleri

Powell, bu tehdidin kendisinin geçen Haziran ayki ifadesi veya Fed binalarının yenilenmesiyle ilgili olmadığını, bunun sadece birer bahane olduğunu belirtti. “Bu tehdit, Federal Reserve’in, kamu yararına hizmet etmek için en iyi değerlendirmemize göre faiz oranlarını belirlemesi, Başkanın tercihlerini takip etmekten ziyade, bağımsız hareket etmesinden kaynaklanıyor” dedi. Yakın zamanda katıldığım Yale CEO Zirvesi’ndeki 200 CEO’nun %71’i, Trump’ın halihazırda eylemleriyle Fed’in bağımsızlığını zayıflattığını ve %81’i ise Fed Başkanı’nın görev süresi sona erdiğinde Chris Waller’in Powell’un olası bir halefi olarak bağımsızlığı güçlendireceğini belirtti.

Stratejik Rationale: Bir Dikkat Dağıtma Manevrası mı?

Bu hukuk mücadelesi, bir dürtüsel öfke patlamasından ziyade, daha stratejik bir amaca hizmet ediyor olabilir. Trump’ın bu ay Venezuela’ya yönelik saldırının ABD petrol üreticilerinin çıkarlarından kaynaklandığı şeklindeki yanlış iddiası gibi, bu da Trump’ın kamuoyunun dikkatini dağıtma çabası olabilir. Yeni çıkan “Trump’ın On Emir” (Simon & Schuster) adlı kitabımda, bu taktiğe “Ses Duvarı” olarak adlandırıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir