28 Yıl Sonra: Kemik Tapınağı, Umut ve Nihilizmi Bir Araya Getiriyor

Nia DaCosta’nın Yeni Filmi, Post-Apokaliptik Bir Dünya Tasviri Sunuyor

Danny Boyle’ın 28 Yıl Sonra serisinin devamı niteliğindeki “Kemik Tapınağı“, yönetmen Nia DaCosta’nın dokunuşuyla farklı bir soluk getiriyor. Film, Ralph Fiennes’ın canlandırdığı Dr. Ian Kelson karakteri üzerinden, umut ve nihilizm arasında gidip gelen etkileyici bir hikaye anlatıyor. DaCosta, serinin önceki filmlerinden ayrılan bu yapımda, görsel açıdan daha temiz ve etkileyici bir estetik sunuyor.

Dr. Kelson’un Tuhaf Dünyası ve Görevi

Filmde Dr. Ian Kelson, terk edilmiş otobüslerden ve ormanlık alanlardan cesetler toplayarak, ölülerin kafataslarından bir anıt inşa eden yalnız bir doktor olarak karşımıza çıkıyor. Bu anıtı yaparken de Duran Duran’ın “Girls on Film” şarkısını söylüyor. Kelson’un bu tuhaf ritüeli, insanlığın yırtılıp parçalandığı dehşet verici seslerden bir tür rahatlama sağlıyor. İyotlu sargılarıyla kaplı cildi, onu şeytanvari bir görünüme büründürse de, Kelson aslında kalıcı bir hastalığa sahip bir dünyada şifa dağıtan, insanlığa saygı duyan bir melek figürüdür.

Yeni Bir Görsel Yaklaşım ve Sean Bobbitt’in Katkısı

Nia DaCosta, “Kemik Tapınağı” ile serinin önceki filmlerinin dijital grenliliğinden uzaklaşarak daha temiz bir görüntü sunuyor. Sean Bobbitt’in görüntü yönetmenliğiyle çekilen film, İngiliz kırsalının geniş manzaralarını ve yıkık dökük ahırların ürkütücü detaylarını gözler önüne seriyor. DaCosta ve senarist Alex Garland, insanlığın birbirine neler yapabileceğini göstererek, doğaüstü kötülükten daha ürkütücü bir gerçekliğin altını çiziyor.

Jimmy Crystal ve Seven Parmaklar: Kaosun Temsilcileri

Filmin önemli bir diğer karakteri ise Jack O’Connell’ın canlandırdığı Jimmy Crystal. BBC eski spikeri ve ölümünden sonra cinsel suçlardan hüküm giyen Jimmy Savile’den ilham alınarak yaratılan Jimmy, şeytana adanmış bir grup gençle birlikte ülkeyi terör veriyor. Jimmy Crystal’in grubu, “Seven Fingers” olarak adlandırılıyor ve her biri Jimmy’nin egosuna uygun isimlerle yeniden adlandırılmış. Grubun üyeleri arasında Erin Kellyman’ın canlandırdığı Jimmy Ink, Alfie Williams’ın canlandırdığı Spike, Emma Laird’ın canlandırdığı Jimmima ve Sam Locke’un canlandırdığı Jimmy Fox gibi isimler bulunuyor. Bu grup, insanları yağmalayarak ve işkence ederek şeytanın isteklerini yerine getirdiğine inanıyor.

Spike’in Ahlaki Mücadelesi ve Filmin Teması

Spike, bu cehennemvari grubun içinde hayatta kalmaya çalışırken, ahlaki pusulasının kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. “Kemik Tapınağı”, şiddet ve dehşet unsurlarını barındırmasına rağmen, aynı zamanda insanlığın potansiyelini ve umudu da temsil ediyor. Nia DaCosta, bu filmle, seyirciyi varoluşsal korkularla yüzleştirirken, aynı zamanda aydınlık bir geleceğe dair umutları da besliyor.

Filmde Öne Çıkanlar:

  • Ralph Fiennes’ın Dr. Ian Kelson performansı
  • Sean Bobbitt’in etkileyici görüntü yönetmenliği
  • Jimmy Crystal karakterinin yarattığı kaos ve gerilim
  • Filmin görsel ve tematik olarak serinin önceki filmlerinden ayrılması

Haberin Diğer Kareleri

Küllerden doğan umut, karanlığa meydan okuyor
Yıkık dünya, bir doktor, umutsuzluk ve bir ışık

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir