ABD Ekonomisi Lüks Tüketimiyle Canlanıyor, Gelir Eşitsizliği Devam Ediyor

Ekonomi Raporu: Lüks Tüketimi Ekonomiyi Ayakta Tutuyor

Federal Rezerv’in (Fed) son açıklamasında yer alan “Beige Book” raporu, ABD ekonomisinde son dönemde bir iyileşme gözlemlenmesine rağmen, bu durumun büyük ölçüde yüksek gelirli tüketicilerin lüks tüketim ve seyahat harcamalarındaki artışa bağlı olduğu belirtildi. Rapora göre, ülke genelindeki 12 Federal Bölge’nin çoğunda ekonomik faaliyet, “hafif ila mütevazı” bir hızda arttı. Bu durum, önceki rapor dönemlerine kıyasla bir iyileşme olarak değerlendiriliyor.

Bölge Raporları ve Faaliyetler

Raporda, 12 bölgenin 8’inin büyüme kaydettiği, 3’ünün herhangi bir değişiklik göstermediği ve 1’inin ise mütevazı bir düşüş yaşadığı ifade edildi. Bankaların çoğu, tatil alışverişi nedeniyle faaliyetlerde artış bildirdi. Ancak, bu durum, geçtiğimiz yıl öne çıkan “K şekilli ekonomi” eğilimini yansıtmaya devam ediyor. K şekilli ekonomi, gelir dağılımındaki farklılıkları ve bunun tüketim alışkanlıkları üzerindeki etkilerini tanımlıyor: Düşük gelirli kesimlerin harcamaları azalırken, yüksek gelirli kesimlerin harcamaları artıyor.

Lüks Tüketimindeki Artış

Beige Book raporunda, özellikle yüksek gelirli tüketicilerde lüks mallara, seyahat, turizm ve deneyimsel aktivitelere yönelik harcamaların arttığına dikkat çekildi. Raporda, New York Fed’in orta ve düşük segmentteki ürün satışlarında düşüş yaşanırken, lüks ürünlerde satışların iyi gittiği belirtildi. Benzer şekilde, otelcilik sektöründe yüksek fiyatlı restoranlara olan talep artarken, orta segmentteki restoranlar zorlu bir dönemden geçiyor. Küçük perakendeciler ise faaliyetlerde keskin bir düşüş bildiriyor.

Düşük Gelirli Tüketim Alışkanlıkları

Minneapolis Fed, yüksek gelirli tüketicilere yönelik perakendecilerde satışların arttığını belirtirken, mobilya mağazaları gibi orta ve düşük gelirli tüketicilere yönelik işletmelerin zor durumda olduğunu ifade etti. Montana’daki bir restoranın sahibi, zengin müşterilerin sık sık dışarıda yemek yediğini, ancak düşük gelirli müşterilerin daha az sıklıkla dışarı çıktığını veya fiyat hassasiyeti gösterdiğini aktardı. Bu durum, Moody’s Baş Ekonomisti Mark Zandi’nin geçen yıl yaptığı analizleri de yansıtıyor. Zandi, düşük gelirli kesimin (yaklaşık 175.000 doların altındaki gelir) harcamalarının pandemiden bu yana yalnızca enflasyonla başa çıktığını belirtmişti. Yüksek gelirli kesim ise önemli ölçüde daha iyi bir performans sergilemiş, özellikle gelir dağılımının en üst %3,3’lük dilimdeki kişiler ise çok daha iyi bir durumdaydı.

Tarife Etkisi ve Enflasyon

Raporda, şirketlerin tarifeleri ele alma biçiminde bir değişiklik gözlemlendiği ve bunun enflasyonda aylarca sürecek bir etki yaratabileceği belirtildi. Beyaz Saray, tarife enflasyonu endişelerinin abartılı olduğunu savunsa da, Fed’in dahi tek seferlik bir enflasyonist artışı görmezden geleceğini ifade etmesi dikkat çekiyor. Şirketlerin önceden stokladığı tarifelere ilişkin stoklarını tüketmesi ve fiyat artışlarını tüketicilere yansıtma ihtiyacı doğması, gelecekteki enflasyonist baskıları artırabilir. Fiyat hassasiyeti olan sektörler, giderlerdeki artışla başa çıkmak için yöntemler ararken, tüketicilerin harcanabilir gelirlerini daha da zorlamaktan kaçınmaya çalışıyor. Boston Federal Rezerv Bankası, üreticilerin hammadde ve cam maliyetlerindeki artışı müşterilere yansıtmayı planladığını bildirdi. Diğer sektörlerdeki şirketler de önümüzdeki aylarda ilaçlar için düşük tek haneli oranlarda ve bazı tüketim ürünleri için %5 ila %10 arasında fiyat artışları yapmayı planlıyor.

  • New York Fed: Orta ve düşük segmentteki ürün satışlarında düşüş, lüks ürünlerde satışların iyi gitmesi.
  • Minneapolis Fed: Yüksek gelirli tüketicilere yönelik perakendecilerde satış artışı, orta ve düşük gelirli tüketicilere yönelik işletmelerde zorluk.
  • Montana: Zengin müşteriler sık sık dışarıda yemek yiyor, düşük gelirli müşteriler daha az sıklıkta veya fiyat hassasiyeti gösteriyor.
  • Boston Fed: Üreticiler, hammadde ve cam maliyetlerindeki artışı müşterilere yansıtmayı planlıyor.

Raporda ayrıca, bazı işletmelerin en kötü volatilite dönemlerinin geride kaldığını ve fiyatları düşürmeye başladığını, hatta bazı durumlarda yerel tedarikçilere yöneldiklerini belirtildi. Bu durum, Başkan Trump’ın “Amerika Önce” ajandasıyla örtüşüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir