Ödeme Sistemleri Suç Örgütlerinin Cazibe Merkezi Oldu, Düzenlemeler Gerekli
Dijital Ödeme Sistemleri Suç Gelirlerinin Yeni Rotası Oldu
Dijitalleşmeyle birlikte Türkiye’de ödeme sistemleri ve elektronik para kuruluşları finansal altyapının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Ancak bu hızlı büyüme, beraberinde ciddi riskleri de getirdi. Milyonlarca işlemin ve milyarlarca liranın döndüğü bu sistemler, yasa dışı faaliyet gösterenlerin hedefi haline geldi. Özellikle kara para soruşturmalarının odağında ödeme sistemi kuruluşları yer alıyor.
Soru İşaretleri ve Soruşturmalar
Payco, IQ Money, Paybull, Papara, Payfix ve Vepara gibi birçok şirkete yönelik başlatılan soruşturmalar, sektörde büyük bir soru işareti yarattı. “Neden suç gelirlerinin trafiği bu sistemlerden geçiyor?”, “Yeterli mevzuat var mı?”, “Denetimler yetersiz mi?” gibi sorular, kamuoyunda yankı buluyor.
Mevcut Düzenlemeler ve Sermaye Şartları
Sektör, 6493 Sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde Merkez Bankası tarafından düzenleniyor ve denetleniyor. Türkiye’de şu anda 27 ödeme ve 65 elektronik para kuruluşu lisanslı olarak faaliyet gösteriyor. Ancak, faaliyet izni alırken belirlenen minimum sermaye şartları, 1-2 milyon TL civarında olması, sektörde eleştirilere yol açıyor.
Düşük Sermaye ve Riskler
Düşük sermaye ile kurulan şirketlerin güvenli finansal teknolojiler üretmesi, nitelikli personel istihdam etmesi ve kara para bağlantılı faaliyetleri takip etmesi beklenemiyor. Bu durum, suç gelirlerinin sistemler üzerinden kolayca akışını sağlamakta.
Ödeme Koruma Hesapları ve Elektronik Para Koruma Hesapları
Ödeme kuruluşlarındaki koruma hesapları, Ödeme Koruma ve Elektronik Para Koruma olarak ikiye ayrılıyor. Elektronik Para Koruma hesaplarının nemalandırılamaması, elektronik para kuruluşlarının güvenli altyapılara yatırım yapmasını engelliyor ve yasa dışı faaliyetlerin finansal ayağında köprü görevi görmelerine davetiye çıkarıyor.
İç Kontroller ve Denetimler
Sektördeki şirketlerin teknoloji şirketi olmasına rağmen IT denetimlerinin zayıf olması, iç kontrol mekanizmalarının yetersizliği ve bağımsız denetim periyotlarının uzunluğu gibi sorunlar da dikkat çekiyor. Şirketlere, bankacılık mevzuatına benzer standartlar getirilmesi gerekiyor.
Kredi Kartı ile Bakiyelerin Kullanımı ve Hukuki İhtilaflar
Kredi kartı ile cüzdanlara yüklenen bakiyenin kullanımına ilişkin net bir mevzuat düzenlemesi bulunmaması, soru işaretleri yaratıyor. Ayrıca, ödeme kuruluşları nezdindeki cüzdanlara bankalar üzerinden para gönderildiğinde, alıcının ilgili ödeme kuruluşu olarak görünmesi hukuki ihtilaflara yol açabiliyor.
Yeni Düzenlemeler ve Üst Kurul
Dijitalleşmenin devam ettiği göz önünde bulundurulduğunda, ödeme ve elektronik para kuruluşlarının regülasyonunu yapacak yeni bir üst kurul oluşturulabilir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmalar, sektörün yeniden düzenlenmesi ve regüle edilmesi için bir fırsat sunuyor.
- Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir.
- Yazarın Önceki Yazıları:
- Muzaffer Yıldırım’ın İş Bankası fonlarıyla yükselişi… (14.01.2026)
- Ocak enflasyonu % 30’un altında gerçekleşebilir (10.01.2026)
- Dominikli Kevin bahisten de çıktı! (9.01.2026)

