Grönland’ın Buzulları Erirken Jeopolitik Gerilimler Yükseliyor: ABD’nin Hak İddiası ve Küresel Ri…
Grönland‘ın Buzulları Erirken Jeopolitik Gerilimler Yükseliyor: ABD’nin Hak İddiası ve Küresel Riskler
Grönland’ın Buzulları Erimeden Jeopolitik Gerilimler Yükseliyor
Dünyanın en büyük adası olan Grönland, eriyen buzulları ve jeopolitik önemiyle dikkat çekiyor. 1867’den beri ABD’nin ilgisi olan ada, Başkan Donald Trump’ın ilhak tehditleriyle yeniden gündeme girdi. Bilim insanları, Grönland’ın devasa buz örtüsünün erimesinin küresel deniz seviyesini 7 metre yükseltebileceği konusunda uyarıda bulunurken, ekonomik çıkarlar jeopolitik bir mücadeleyi körüklüyor.
Saatli Bomba: Grönland
2.166.086 km²’lik alana sahip Grönland’ın buz örtüsü, insanlık için büyük bir tehdit oluşturuyor. Kalınlığı yer yer 3 bin metreyi bulan bu buz kütlesinin erimesi, kıyı şehirlerinin sular altında kalması ve dünya coğrafyasının radikal bir şekilde değişmesi anlamına geliyor. Ancak bu küresel varoluşsal tehdit, jeopolitik bir hakimiyet mücadelesinin gölgesinde kalıyor. Erimiş buzlar, yeni maden sahaları, petrol rezervleri ve daha kısa ticaret rotaları vaat ediyor.
Grönland Neden Önemli?
Grönland’ın önemi sadece doğal kaynakları ile sınırlı değil. Ada, aynı zamanda stratejik bir konuma sahip. İşte Grönland’ın önemini belirleyen bazı faktörler:
- Savunma Hattı: Kuzey Kutbu’ndaki savunma hattının merkez üssü olarak, olası balistik füze tehditlerine karşı erken uyarı ve savunma sistemleri için kritik bir rol oynuyor.
- GIUK Geçidi: İzlanda ve Birleşik Krallık arasındaki deniz koridoru olan GIUK Geçidi’nin kontrolü, Rus donanmasının Atlas Okyanusu’na çıkışını engellemek için hayati önem taşıyor.
- Nadir Toprak Elementleri: Çin’in tekelini kırmak amacıyla, adadaki nadir toprak elementlerine ulaşmak ABD’nin öncelikleri arasında yer alıyor.
- Doğal Kaynaklar: Buzulların çekilmesiyle birlikte altın, elmas, petrol, doğal gaz ve değerli toprak elementlerine ulaşım kolaylaşırken, yeni balıkçılık sahaları açılıyor.
- Deniz Yolu: Kuzey Kutbu üzerinden kısalan deniz ulaşımı rotalarının kontrolü, ticari ve stratejik avantajlar sağlayacaktır.
Trump’ın Grönland Politikası
ABD Başkanı Donald Trump, Grönland ile ilgili son açıklamalarında, adanın kontrolünün kendilerine verilmesi konusunda uyumlu hareket etmeyen ülkelere gümrük vergisi uygulamakla tehdit etti. “ABD yıllardır Danimarka ve Avrupa Birliği ülkelerinin tamamını gümrük vergisi veya başka herhangi bir ödeme şekli almadan destekledi. Şimdi, yüzyıllar sonra Danimarka’nın karşılık verme zamanı geldi. Dünya barışı tehlikede! Çin ve Rusya Grönland’ı istiyor ve Danimarka’nın bu konuda yapabileceği hiçbir şey yok,” ifadelerini kullandı.
Grönland’in Geçmişi: ABD’nin 159 Yıllık Aşkı
ABD’nin Grönland’a olan ilgisi yeni değil. İlk olarak 1867’de dönemin Dışişleri Bakanı William H. Seward tarafından ortaya atılan Grönland satın alma fikri, beş farklı dönemde yeniden gündeme gelmiştir:
- I. Girişim (1867): Alaska’nın satın alınmasıyla birlikte Grönland ve İzlanda’nın da ABD’ye katılması önerisi, iç siyasi çekişmeler nedeniyle kabul görmedi.
- II. Girişim (1910): Danimarka Ortaelçisi’nin ABD’ye yaptığı teklif, siyasi engellerle karşılaştı.
- III. Girişim (1943): II. Dünya Savaşı sırasında ABD’nin askeri üsler kurma talebi, Danimarka’nın isteksizliğine neden oldu.
- IV. Girişim (1980’ler): Grönland’ın özerkliği ve Danimarka’dan ayrılma isteği, ABD’nin ilgisini azalttı.
- V. Girişim (2019): Donald Trump döneminde, Grönland’ın satın alınması için resmi bir teklif yapıldı, ancak Danimarka hükümeti bu teklifi reddetti.
Grönland’ın erimesiyle birlikte yaklaşık 1 milyar insanın evsiz kalması ve dünyanın büyük metropollerinden Tokyo, New York, Şanghay ve Mumbai’nin haritadan silinmesi bekleniyor. Bu durum, küresel güçlerin ekonomik hırsının insanlığın geleceğinden daha öncelikli hale geldiği acı bir gerçeği gözler önüne seriyor.
Haberin Diğer Kareleri








