Beyaz Saray, Yapay Zeka ile Üretilen Sahte Görüntülere Devam Ediyor
Yapay Zeka Düzenlemeleriyle Gerçeklik Algısı Sarsılıyor
Beyaz Saray, son dönemde yapay zeka (YZ) tarafından üretilen ve düzenlenmiş görüntüleri resmi kanallar aracılığıyla paylaşarak tartışmalara yol açıyor. Özellikle Minneapolis’te Renee Good ve Alex Pretti’nin sınır devriye memurları tarafından vurulmasıyla ilgili olayların ardından, civil rights avukatı Nekima Levy Armstrong’un gözyaşı döken halinin yapay zeka ile düzenlenmiş bir fotoğrafı, durumu daha da karmaşık hale getirdi. Homeland Security Sekreteri Kristi Noem’in orijinal fotoğrafı paylaşmasının ardından, Beyaz Saray’ın resmi hesabından bu fotoğrafın düzenlenmiş bir versiyonu yayınlandı.
Beyaz Saray’dan “Mizah” Savunması
Beyaz Saray yetkilileri, eleştirilere rağmen yapay zeka ile üretilen içeriklerin paylaşımına devam edeceklerini belirtiyor. Deputy Communications Director Kaelan Dorr, X platformunda yaptığı açıklamada, “Mizahlar devam edecek” ifadesini kullandı. Beyaz Saray Deputy Press Secretary Abigail Jackson da eleştirileri alaycı bir şekilde paylaşarak, bu tutumu desteklediğini gösterdi.
Uzmanlar Uyarısı Yapıyor
Cornell Üniversitesi’nden bilgi bilimi profesörü David Rand, düzenlenmiş fotoğrafın “mizah” olarak nitelendirilmesinin, manipüle edilmiş medyayı eleştirilerden koruma çabası olduğunu belirtti. Ancak, bu tür paylaşımların kamuoyunun gerçeklik algısını zedelediğini ve güveni azalttığını vurguladı.
Sosyal Medyanın Rolü ve Viral Etki
Total Virality adlı influencer marketing firmasının kurucusu Zach Henry, Beyaz Saray’ın sosyal medya ekibinin çalışmalarını genel olarak övdü, ancak yapay zeka ile üretilen içeriklerin, özellikle çevrimiçi ortamda vakit geçiren seçmenlerle etkileşim kurmak için kullanıldığını belirtti. Henry, bu tür içeriklerin bazı kişiler tarafından anında “mizah” olarak tanımlanırken, diğerlerinin ise gerçekliğini sorguladığını ve bunun da viral olmasına katkıda bulunduğunu ifade etti.
Hükümetin Sorumluluğu ve Güven Kaybı
Northwestern Üniversitesi’nden haber medya okuryazarlığı araştırmacısı Michael A. Spikes, hükümetin doğru ve doğrulanmış bilgi sağlamakla yükümlü olduğunu, bu tür içeriklerin paylaşılmasının ise güveni zedelediğini söyledi. Spikes, haber kuruluşları ve yüksek öğretim kurumları etrafındaki güvensizlik krizlerinin zaten mevcut olduğunu ve resmi kanallardan gelen bu tür davranışların bu sorunları daha da şiddetlendirdiğini belirtti.
Yapay Zeka’nın Etkileri ve Gelecek Kaygıları
UCLA’dan Ramesh Srinivasan, birçok kişinin artık güvenilir bilgiye nereden ulaşabileceğini sorguladığını söyledi. Srinivasan, yapay zeka sistemlerinin bu sorunları daha da kötüleştireceğini, gerçeklik ve doğruluk kavramlarını anlamayı zorlaştıracağını ve hatta güvenin tamamen ortadan kalkabileceğini öne sürdü. Ayrıca, yetkililerin yapay zeka tarafından üretilen içerikleri paylaşmasının, diğer kişileri de benzer içerikler üretmeye teşvik edeceğini ve sosyal medya platformlarının algoritmalarının da bu tür içeriklerin yayılmasına katkıda bulunacağını belirtti.
Göçmenlik ve Protesto İle İlgili Sahte Videoların Yayılması
Göçmenlik ve Gümrük Uygulamaları (ICE) eylemleri, protestolar ve vatandaşlarla etkileşimlere ilişkin yapay zeka tarafından üretilen videoların sosyal medyada hızla yayıldığı görülüyor. Renee Good’un bir ICE memuru tarafından vurulmasıyla ilgili olarak, kadınların ICE memurlarının durmasını istediği sahte videolar dolaşıma girdi. Ayrıca, göçmenlik operasyonları ve ICE memurlarına karşı tepki gösteren kişilerin yer aldığı sahte videolar da yaygınlaştı.
Medya Okuryazarlığına Vurgu
Content creator Jeremy Carrasco, medya okuryazarlığı konusunda uzmanlaşmış ve viral yapay zeka videolarını çürütmekle görevli olup, bu tür içeriklerin yayılmasının önüne geçilmesi için bilinçlendirme çalışmalarının önemini vurguladı.

