Sahte Video Bile Beyni Yanıltıyor: Yeni Araştırma Şok Ediyor
Deepfake Videoların Güçlü Etkisi: Sahte Olduğu Biliyorsun Ama Yine İnanıyorsun
Yeni bir araştırma, derin öğrenme ile oluşturulmuş sahte videoların (deepfake) izleyiciler üzerinde şaşırtıcı derecede güçlü bir etki yarattığını gösterdi. Birleşik Krallık’taki Bristol Üniversitesi’nden psikologlar Stephan Lewandowsky ve Simon Clark tarafından yürütülen deney, yapay zekâ ile üretilmiş, açıkça sahte olduğu belirtilmiş bir videonun bile insanların düşüncelerini etkileyebileceğini ortaya koydu.
Deneyin Detayları: Vegan Influencer ve Hamburger Söylentisi
Araştırmacılar, katılımcılara yaklaşık iki dakika süren bir video izletti. Videoda, 27 yaşında vegan bir influencer olan Amelia Palmer’ın bir restoranda hamburger yerken görüldüğüne dair söylentileri doğruladığı ve ardından zor bir dönemden geçtiğini söyleyerek özür dilediği görüldü. Katılımcılar iki gruba ayrıldı: Bir gruba gerçek bir kişiyle çekilmiş video, diğer gruba ise yapay zekâ yazılımıyla üretilmiş bir deepfake video izletildi. Deepfake videoyu izleyen grubun bir bölümine, video başlamadan önce içeriğin sahte olduğu açıkça belirtildi.
Şok Eden Sonuçlar: Sahte Olduğu Biliyorsun Yine İnanıyorsun
Deneyin sonunda katılımcılara, “Vegan influencer Amelia Palmer gerçekten bir hamburger yerken görüldüğünü düşünüyor musunuz?” sorusu soruldu. Şaşırtıcı bir şekilde, katılımcıların neredeyse tamamı “evet” yanıtını verdi. Bu durum, videonun sahte olduğunu bilen ve kendilerine önceden söylendiği kişileri de kapsıyordu. Araştırmanın sonuçları, Communications Psychology dergisinde yayımlandı.
Uyarılar Yeterli Olmadı: Teknik Kusurlar ve İllüzyonel Doğruluk
Katılımcılara ikinci bir soru daha soruldu: “Bu videonun bir deepfake olduğunu düşünüyor musunuz?”. Deepfake videoyu izleyen ve sahte olduğu kendilerine söylenen grubun yalnızca yüzde 60’ı bu soruya “evet” yanıtı verdi. Videonun sahte olduğuna inananların sadece yüzde 20’si, bu kanaate varmalarının nedenini videonun başında verilen uyarı olarak gösterdi. Geri kalanlar ise grafik hatalar, yüz ve görüntü uyumsuzlukları gibi teknik kusurlara dikkat çektiklerini belirtti. Daha da çarpıcı olarak, videonun sahte olduğuna kesin olarak inananların yarısı, buna rağmen influencer’ın gerçekten hamburger yerken görüldüğünü düşündüğünü ifade etti.
Deepfake’lerin Kamuoyu Üzerindeki Etkileri ve Devam Eden Etki
Deepfake teknolojisinin kamuoyu üzerindeki olası etkileri uzun süredir tartışılıyor. Araştırmacılar, sahte olduğu açıkça belirtilen içeriklerin bile insanların düşüncelerini etkileyebilmesinin, psikoloji ve bilişsel-sosyal bilimlerde bilinen “devam eden etki” olarak adlandırılan bir durumla örtüştüğünü vurguluyor. Bu durum, bir kez öğrenilen yanlış bilgilerin, sonradan düzeltilseler bile, insanların muhakeme ve yargılarını etkilemeye devam ettiği anlamına geliyor. İnsanların kendi inançlarıyla çelişmeyen bilgilere daha kolay inanma ve tanıdık gelen iddiaları daha doğru kabul etme eğilimi (illüzyonel doğruluk etkisi) de bu durumu pekiştiriyor.
Prebunking Yaklaşımı ve Düzeltmelerin Sınırları
Yanlış bilgilerin düzeltilmesi önemli olsa da, etkisi sınırlı kalabiliyor. Lewandowsky ve Clark’ın çalışması, uyarıların içerikten önce verilmesinin (prebunking yaklaşımı) potansiyelini gösteriyor. Ancak, araştırmacılar, yanlış bilginin tüm etkisini ortadan kaldırmanın zor olduğunu belirtiyorlar. Sosyal medyadaki doğrulama girişimlerinin de bu konuda sınırlı bir rolü olduğu görülüyor.
Araştırmanın Temel Bulguları:
- Deepfake videoların izleyiciler üzerinde güçlü bir etki yarattığı tespit edildi.
- Sahte olduğu belirtilen videolar bile insanların düşüncelerini etkileyebiliyor.
- Videonun sahte olduğunu bilen kişilerin bile içeriğe inanma olasılığı yüksek.
- Teknik kusurlar, videonun sahte olduğuna inanılmasına rağmen, içeriğin gerçekliğine dair inancı sürdürebiliyor.
- Prebunking yaklaşımı, yanlış bilgiyi etkisizleştirmede potansiyel bir yöntem olabilir.
Haberin Diğer Kareleri




