ABD, Kritik Minerallerde Çin’i Geride Bırakmak İçin Hamle

ABD, Kritik Minerallerin Önemi Artıyor

ABD ekonomisinin temelleri giderek dijital varlıklara dayanırken, Trump yönetimi Amerikalılara dokunabilecek ve görülebilen emtiaların hala önemli olduğunu hatırlatıyor. Başkan Yardımcısı JD Vance, kritik minerallerin önemini vurgulayarak, “Yağ gibi, kritik mineraller de çok gerçek bir şeydir” dedi.

Kritik Mineraller ve Jeopolitik Strateji

Vance, bu hafta Washington’da kritik mineraller ticaret bloğunu tartışmak üzere toplanan 55 ülkeden oluşan bakanlara hitap ederken, bu ortaklığın Çin’in kilit elementler üzerindeki hakimiyetini kırmaya yönelik tasarlandığını belirtti. Bu elementler akıllı telefonlardan elektrikli araçlara ve savaş uçaklarına kadar her şeyin üretiminde hayati rol oynuyor ve petrolün stratejik önemine yakın bir ekonomik değere sahip olabilir.

ABD’nin Hamleleri

Trump yönetimi, kobalt, lityum ve değerli nadir toprak metalleri de dahil olmak üzere kritik minerallerin küresel piyasadaki varlığını artırmak için önemli adımlar attı. Bu ay, müttefiklerle birlikte madencilik odaklı bir ticaret bloğunun yanı sıra, hammadde için 12 milyar dolarlık bir stratejik stok ve son aylarda nadir toprak ve mineral tedarikçilerinde hisseler satın alındı. Bu hamleler, Çin’in kritik mineraller madenciliği ve işleme konusunda neredeyse tekel oluşturduğu bağımlılığı azaltmayı amaçlıyor.

Dijital Ekonomi ve Gerçek Varlıklar

Vance, kritik minerallerin önemini ve değerini, son yıllarda ABD’deki yatırımların büyük bir kısmını yiyen genişleyen dijital ekonominin potansiyelinden daha üstün olarak nitelendirdi. Yapay zeka, bulut bilişim ve bunları desteklemek için gereken veri merkezi altyapısı özel yatırımları ve GSYİH büyümesini domine ediyor. Örneğin, geçen yıl beş büyük ABD teknoloji şirketinin sermaye harcamaları 399 milyar doları buldu. Vance, “Veri merkezleri ve teknoloji ne kadar önemli olursa olsun, temelde gerçek şeylere dayalı bir ekonomi vardır” dedi.

Tarihsel Bağlantılar ve Çözüm Arayışları

Vance, kritik mineraller konusundaki yaklaşımını tarihsel bir analojiyle destekledi. 1974 yılında, petrol ambargosunun ardından küresel enerji politikalarını belirlemek amacıyla düzenlenen Washington Enerji Konferansı’na atıfta bulundu. Konferansın amacı, fiyat artışlarını ve tedarik kısıtlamalarını hafifletmekti. Bugün ise, kritik kaynakların elinde güçlü bir ekonomik rakip tarafından tutulması, o döneme benzer bir durumu ortaya koyuyor.

Çin’in Yatırımları ve İşbirliği Çağrısı

Çin, geçtiğimiz yıl Orta Asya ve Afrika’daki büyüyen Kuşak ve Yol projesi kapsamında deniz metalleri ve madencilik projelerine 32,6 milyar dolarlık rekor yatırım yaptı. ABD, tedarik zincirlerini Çin’den gelebilecek şoklara karşı korumak için ortaklar ve müttefiklerle daha fazla işbirliği yapmayı hedefliyor. Bu kapsamda, katılımcı ülkeler arasında fiyat tabanları gibi potansiyel piyasa mekanizmaları da değerlendiriliyor.

  • Kritik Mineraller: Kobalt, lityum, nadir toprak metalleri gibi elementler
  • Stratejik Stok: 12 milyar dolarlık hammadde stoğu
  • Hedef: Çin’in kritik mineraller üzerindeki hakimiyetini kırmak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir