Çin, ABD Tahvillerinde Azaltmaya Hazırlanıyor: Yatırımcılar Endişeli

Çin’in ABD Tahvillerine Yaklaşımı Değişiyor

Çin’in, ABD tahvillerine olan ilgisini azalttığına dair haberler, yatırımcıların Amerikan varlıklarına olan güveninin azalmasıyla birlikte dikkat çekiyor. Özellikle güvenli liman olarak görülen ABD Hazine tahvillerine yönelik tutum, ikinci Trump yönetimi için önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor. Geçtiğimiz ay, Deutsche Bank’ın bir analistinin, Çinli yatırımcıların ABD borçlanma araçlarını ve hisse senetlerini, Beyaz Saray’ın Grönland’ın egemenliği konusundaki tehditlerine karşı kullanabileceği yönündeki yorumu, Hazine Bakanı Scott Bessent’in tepkisini çekmişti.

Bessent, Danimarka’nın ABD tahvillerindeki payını önemsiz bularak yorumu geçiştirmiş olsa da, Trump, tahvil piyasalarındaki dalgalanmaların ardından tarifeler konusundaki sert söylemini yumuşatmıştı. Bu hafta Bloomberg’in, Çinli bankaların ABD Hazine tahvillerini elinde bulundurma miktarını sınırlamaları yönünde tavsiye aldığına dair haberleri, piyasalarda endişe yaratmış durumda.

Uzman Yorumları ve Piyasaların Tepkisi

UBS’den Paul Donovan, Bloomberg’in raporunun, yabancı yatırımcıların stratejilerini yeniden gözden geçirmeleri gerektiği yönünde bir uyarı niteliği taşıdığını belirtiyor. Donovan, raporun resmi verileri içermediğini ve Çin bankalarının ABD Hazine tahvil piyasasında büyük oyuncu olmadığını vurgularken de, uluslararası yatırımcıların gelecekte ABD tahvillerini satın alma konusunda daha az istekli olabileceği fikrinin piyasalarda dikkat çektiğini ifade etti. Çin, ABD tahvillerinde üçüncü en büyük paya sahip ülke konumunda bulunuyor.

ING’in Küresel Pazarlar Başkanı Chris Turner, “Çin ana karası ve Hong Kong birlikte son Kasım ayında 938 milyar dolar değerinde ABD Hazine tahvillerini elinde bulunduruyordu” şeklinde bir ifade kullanırken, bu tür yorumların doların kırılgan bir döneminde yapıldığını vurguladı.

BRICS Ülkelerindeki Eğilim ve Doların Geleceği

BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin) ülkelerinden gelen bu eğilim, ikinci Trump yönetimi döneminde Amerika’nın borcunun satılması veya yeniden değerlendirilmesi gibi bir trendin ortaya çıktığını gösteriyor. Kasım 2024’te ABD Hazine Bakanlığı verilerine göre, bu ülkelerin ABD tahvillerindeki paylar genel olarak düşüş eğiliminde. Örneğin, Brezilya Kasım 2024’te 229 milyar dolarlık ABD tahvili bulundururken, bir yıl sonra bu miktar 168 milyar dolara düşmüş. Hindistan’da da benzer bir durum yaşanmış, Kasım 2024’te 234 milyar dolarlık tahvil bulunduran ülke, Kasım 2025’te bu miktarı 186.5 milyar dolara düşürmüş. Çin ise Kasım 2024’te 767 milyar dolarlık ABD tahvili bulundururken, Ağustos 2025’te bu miktar 900 milyar doları aşmış, ardından Kasım 2025’te 888.5 milyar dolara gerilemiş.

Turner, Kasım ayında yaptığı açıklamada, BRICS ülkelerinin sessizce tahvil piyasasını terk ettiğini belirtmişti. Hindistan’daki paylardaki düşüşün muhtemelen yerel para birimini desteklemek için yapılan döviz müdahaleleriyle ilişkili olduğunu, ancak aynı zamanda jeopolitik faktörlerin de etkili olabileceğini eklemişti.

Yatırımcıların Davranışları ve Risk Yönetimi

Ancak bu yıl, özel sektörün ABD tahvillerini satın almaya istekli olduğu görülüyor ve 2026’da doların zayıflaması beklentisi, yabancı yatırımcıların ABD varlıklarına yönelik risk oranlarını artırmasına dayanıyor. Uzmanlar, yabancı yatırımcıların Amerikan varlıklarını, Beyaz Saray’ı disipline etmek için bir araç olarak kullanıp kullanmayacakları konusunda şüphelerini dile getiriyor. Oxford Economics CEO’su Innes McFee, Fortune’a yaptığı özel açıklamada, “Sermaye akışlarının ABD varlıklarından çıkışı yönünde gerçek bir kanıt yok. Bunun yerine, dünyanın geri kalanının ABD varlıklarına büyük ölçüde maruz kaldığı ve geçmişe göre çok daha fazla maruz kaldığı görülüyor. Özellikle ‘Yedi Harika’ ve yapay zeka ticareti gibi faktörler bu durumu etkiliyor. Geçen yıl, ‘Hala ABD’ye maruz kalmak istiyoruz, bu hızlı büyüyen ekonomideki varlıklarımızı satmak istemiyoruz, ancak riskimizi hedge etmek istiyoruz’ şeklinde bir farkındalık oluştu” şeklinde konuşmuştu.

Uzun süredir devam eden, Çin’in ABD tahvillerini bir silah olarak kullanabileceği yönündeki iddiaların pek de güvenilir olmadığı belirtiliyor.

  • Çin, ABD tahvillerinde üçüncü en büyük paya sahip.
  • BRICS ülkeleri, ABD tahvil piyasasında genel olarak düşüş eğiliminde.
  • Yatırımcılar, doların değerindeki dalgalanmalara karşı risklerini hedge etmeye yöneliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir