ABD Ulusal Borcu Rekor Seviyede, Ekonomik Uyarılara Dikkat
ABD’nin Ulusal Borcunda Alarm Verici Artış
Amerika Birleşik Devletleri (ABD), mevcut politikalar ve harcamalar devam ederse, önümüzdeki 4 yıl içinde ulusal borcunda rekor kırarak ekonomik bir çıkmazın eşiğine gelmiş durumda. Congressional Budget Office (CBO) tarafından yayınlanan ekonomik değerlendirme raporuna göre, ülkenin ulusal borcu 2030 yılına kadar Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYİH) %120’sini aşarak, II. Dünya Savaşı’ndan sonraki %106’lık rekoru geride bırakacak.
Uzmanlardan Uyarı: “Kendi Kendini Sabote Etmek”
Ekonomik uzmanlar, bu yüksek borç seviyelerinin “kendi kendine zarar verme” anlamına geldiğini ve ABD’nin vatandaşlarına, sürdürülebilir ekonomik büyümeye ve ulusal güvenliğe olan sorumluluğunu yerine getirmediğini belirtiyor. Committee for a Responsible Federal Budget Başkanı Maya MacGuineas, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Mevcut durumda, yaşlanan nüfus ve büyüyen jeopolitik rekabet gibi zorluklarla karşı karşılayken, böyle bir dezavantajla çalışmak kendi kendini sabote etmekten başka bir şey değildir” dedi.
Mevcut Durum ve Beklentiler
ABD’nin şu anda 1.9 trilyon dolarlık bir federal bütçe açığı ve GSYİH’nin %101’ini oluşturan bir ulusal borcu bulunuyor. CBO’nun projeksiyonlarına göre, bu oran 10 yıl içinde %120’ye yükselecek. Ancak mevcut yüksek seviyenin rekoru sadece 4 yıl içinde kırılması bekleniyor. Bu durum, özellikle 1946’daki II. Dünya Savaşı finansman dönemindeki yüksek harcamaların ardından oluşan rekoru geride bırakacak.
Borcun Ekonomik Etkileri
Uzmanlar, borcun yüksek seviyelerinin hükümetin ekonomik durgunluklar veya beklenmedik krizlerle başa çıkma yeteneğini kısıtlayabileceği konusunda endişe duyuyor. Borç arttıkça, hükümetin bütçesel esnekliği azalıyor ve bu da ekonomik istikrarı tehlikeye atabilecek harcama veya vergi ayarlamalarını zorlaştırıyor. Sağlıklı bir bütçesel esneklik, hem uzun vadeli kalkınma hem de beklenmedik bir olaya, örneğin bir pandemiye karşı hükümetin müdahale kapasitesi için önemli.
Borçla İlgili Diğer Riskler
- Artan Faiz Ödemeleri: ABD’nin borcunu faiz karşılama maliyeti, 2036 yılına kadar yılda 2 trilyon doları aşarak GSYİH’nin yaklaşık %5’ini oluşturacak. Bu, şu anda ABD’nin ödediği faiz miktarının yaklaşık iki katı.
- Sosyal Güvenlik Sistemleri Üzerindeki Baskı: Ağır borç yükü, ülkenin temel sosyal güvenlik sistemlerini de olumsuz etkiliyor. Örneğin, ulaşım altyapısı finansmanını sağlayan Highway Trust Fund’un 2028’de tükenmesi ve emeklilik fonu olan Social Security Old-Age and Survivors Insurance Trust Fund’un ise 2032’de beklenenden bir yıl önce, yani 2032’de tükenmesi bekleniyor.
- Yatırımları Kısıtlama: Hükümetin borçlanması, özel yatırımları olumsuz etkileyerek faiz oranlarını yükseltebilir ve ekonomik büyümeyi yavaşlatabilir.
Politikacı ve Uzmanların Çağrısı
CBO Direktörü Phillip Swagel, ajansın projeksiyonlarının, mali yolun sürdürülebilir olmadığını ve hükümetin artan borç yükünün ekonomik büyümeyi de olumsuz etkileyebileceğini gösterdiğini belirtti. Maya MacGuineas ise tüm Kongre üyelerini ve başkanı, ülkenin mali durumunu düzeltmek için harekete geçmeye çağırdı.
“Mevcut durumda, yaşlanan nüfus ve büyüyen jeopolitik rekabet gibi zorluklarla karşı karşılayken, böyle bir dezavantajla çalışmak kendi kendini sabote etmekten başka bir şey değildir” – Maya MacGuineas, Committee for a Responsible Federal Budget Başkanı.

