Dünya’nın Çekirdeğinde Dev Hidrojen Deposu Keşfi Suyun Kökeni Teorilerini Sarsabilir
Dünya‘nın İç Yapısı Hakkında Yeni Bulgular
Son araştırmalar, Dünya’nın çekirdeğinin, daha önce hayal edilenden çok daha büyük bir hidrojen deposu olabileceğini ortaya koydu. Bu keşif, gezegenimizin iç yapısı hakkındaki mevcut anlayışımızı temelinden sarsıyor ve Dünya’nın oluşumuyla ilgili uzun süredir devam eden teorileri yeniden değerlendirmemizi gerektiriyor.
Çekirdekteki Hidrojen Miktarı
Araştırmalar, gezegenimizin merkezinde yüzeydeki tüm okyanusların toplamından dokuz kat daha fazla hidrojen bulunabileceğini gösteriyor. Bu, Dünya’nın içindeki hidrojen miktarının, manto ve kabukta bulunan miktardan bile çok daha fazla olduğu anlamına geliyor. Bilim insanları, bu hidrojenin Dünya çekirdeğinin toplam kütlesinin yaklaşık %0,36 ile %0,7’sini oluşturabileceğini tahmin ediyor.
Dongyang Huang’ın Açıklamaları
Pekin Üniversitesi Yer ve Uzay Bilimleri Okulu öğretim üyesi Dongyang Huang, “Bu sonuç, Dünya’nın suyunun büyük bölümünü gezegen oluşumu sırasında kazandığını gösteriyor. Yani suyun daha sonra kuyruklu yıldız çarpışmalarıyla gelmiş olabileceği yönündeki bazı görüşler zayıflıyor.” şeklinde bir açıklama yaptı. Huang, ayrıca Dünya’nın ilk bir milyon yılında suyun büyük kısmının çekirdekte depolanmış olabileceğini belirtti.
Gezegenin Oluşumu ve Çekirdeğin Rolü
Yaklaşık 4,6 milyar yıl önce Güneş’in çevresindeki kaya, gaz ve toz parçacıklarının çarpışmasıyla genç Dünya oluştu. Bu süreç, çekirdek, manto ve kabuğun şekillenmesini sağladı. Aşırı basınç altında yoğun, sıcak ve sıvı metalik bir çekirdek oluştu. Bu çekirdek, başlıca demir ve nikelden oluşuyor ve gezegenin koruyucu manyetik alanını üretiyor.
Rajdeep Dasgupta’nın Görüşleri
Rice Üniversitesi’nden gezegen bilimci Rajdeep Dasgupta, “Hidrojenin kökenini ve dağılımını anlamak, gezegen oluşumunu ve yaşamın evrimini kavramak açısından kritik önem taşıyor.” dedi.
Araştırma Yöntemleri ve Bulgular
Araştırmacılar, nadir bir göktaşını analiz etmek için atomik ölçekte tomografi tekniğinden yararlandı. Bu teknik, önceki yöntemlerden farklı olarak, hidrojenin soğuyan metal içindeki nano yapılarla nasıl etkileşime girdiğini gösterdi. Hidrojen-silikon oranı yaklaşık 1’e 1 bulundu. Bu oranlar ve çekirdekteki silikon miktarına ilişkin önceki tahminler birleştirilerek hidrojen miktarı hesaplandı.
Gelecekteki Çalışmalar ve Belirsizlikler
Tokyo Üniversitesi’nden Kei Hirose, çekirdekteki hidrojen miktarının tahmin edilenden daha fazla olabileceğini belirtiyor. Ayrıca, örneklerdeki hidrojenin basınç düşüşü sırasında ne kadarının kaçtığı gibi belirsizliklerin giderilmesi gerektiğini vurguluyor. Eğer yeni ölçümler doğruysa, hidrojen Dünya’nın oluşum süreci boyunca gezegene dahil edilmiş olabilir.
- Çalışmanın Baş Yazarı: Dongyang Huang
- Kurum: Pekin Üniversitesi Yer ve Uzay Bilimleri Okulu
- Yayın Tarihi: 11.02.2026
- Dergi: Nature Communications
Haberin Diğer Kareleri




