ABD ve Avrupa Birliği: Ayrılık Yok, Zoraki Bir Ortaklık Sürüyor

Jeopolitik Bağlılık ve NATO

Alamariu, ABD’nin jeopolitik üstünlüğünün aslında Avrupa müttefiklerine bağlı olduğunu vurguladı. NATO ülkeleri, askeri kapasite açıklarını kapatmak için savunma harcamalarını artırmaya çalışırken, Avrupa’nın Çin veya Rusya’ya yönelmesi beklenmiyor. Münih Güvenlik Konferansı’nda konuşan Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Avrupa’daki taahhüdün devam edeceğini ve ittifakın yeniden şekillendirilmesi hedefini teyit etti. Ancak, aynı zamanda Ukrayna ile ilgili yüksek düzeyli bir toplantıdan son anda çekilmesi, bir Avrupa yetkilisinin “akıl almaz” yorumuna yol açtı.

Ekonomik ve Askeri Bağımlılık

Avrupa’nın ABD askeri gücüne bağımlılığı devam ediyor, özellikle yüksek seviyede caydırıcılık ve savaş yetenekleri konusunda. Avrupa Birliği savunma harcamalarını artırmasına rağmen, stratejik özerklik elde etmesi için henüz yeterli değil. Alamariu, ortak bir AB ordusu ve bütçesi olmadan AB’nin ABD’den bağımsızlaşmasının mümkün olmadığını belirtiyor. Ekonomik ilişkiler de oldukça karmaşık ve tedarik zincirleri, hizmetler, doğrudan yabancı yatırım ve finansal akışlar gibi alanları kapsıyor.

Küresel Etkiler

NATO’nun dağılması durumunda, Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerin ABD ile ittifakın değerinin önemli ölçüde azalacağı vurgulandı. ABD’nin NATO ve müttefikleri olmadan küresel hakimiyetini sürdürmekte zorlanacağı ve bunun da doların küresel rolü ile ABD’nin zayıf mali görünümü üzerinde olumsuz etkilere yol açabileceği belirtildi.

Mali Durum ve Avrupa’nın Rolü

ABD’nin mali durumu son yıllarda önemli ölçüde kötüleşti. Trump yönetimi, savunma harcamalarını %50 artırarak 1.5 trilyon dolara çıkarmayı taahhüt etti. Avrupa, ABD bütçe açıklarını finanse etmede önemli bir rol oynuyor ve ABD tahvillerinin en büyük alıcılarından biri konumunda. Ancak, Avrupa’nın ABD varlıklarını elden çıkarmaya yönelik geniş çaplı bir eğilim olmadığı ve bunun olası olmadığı tahmin ediliyor. ABD ekonomisinin hala yatırımcılar için cazip olması ve Avrupa’da ise ABD tahvillerine alternatif olabilecek bir yapının bulunmaması da bu durumu destekliyor.

Avrupa Birliği ve Rusya

AB Dışişleri Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da Münih Güvenlik Konferansı’nda ABD-Avrupa ortaklığını vurguladı. “Rusya savaşa girdiğinde tek başına gider çünkü müttefiki yok. Amerika savaşa girdiğinde, birçoğumuz onunla birlikte gider ve insanlarımızı kaybederiz. Bu, sizin de bu süper güç olmanızı gerektiriyor. Çünkü ekonomik güç açısından bakıldığında Çin çok güçlü bir ülkedir,” şeklinde konuştu.

Çin Tehdidi ve Gelecek

Alamariu, Çin’in Avrupa için ekonomik bir tehdit oluşturduğunu, özellikle ucuz ithalatın kıtanın sanayi tabanını riske attığını belirtti. Çin’in aynı zamanda Rusya’nın Ukrayna’daki savaşına önemli bir destekçi olduğu ve Moskova ile özellikle insansız hava aracı ve kritik mineral üretimi için işbirliğini derinleştirdiği de aktarıldı. Rusya’nın bir tehdit olarak devam etmesi, Avrupa’nın ABD ile olan gerginliklerini yönetmesini teşvik ederken, savunma yatırımları ve ekonomik güvenlik gibi alanlarda seçici özerklik kazanmasını hızlandıracak. Ancak, yüksek risklere ve karşılıklı korkuya rağmen ABD ile işbirliği devam etmesi bekleniyor.

  • Dan Alamariu: Alpine Macro’nun baş jeopolitik stratejisti
  • Marco Rubio: Dışişleri Bakanı
  • Kaja Kallas: AB Dışişleri Politikaları Yüksek Temsilcisi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir