Teknoloji Şirketlerinin Borçlanması Yükseliyor, Ekonomistler Gözlemde
Yapay Zeka Yatırımları Artıyor, Borç Dağları Büyüyor
ABD’deki teknoloji şirketleri, yapay zeka (AI) alanındaki yatırımlarını hızla artırırken, bu durum beraberinde önemli bir borçlanma dalgasını da getiriyor. Moody’s Analytics verilerine göre, 2025 yılının son çeyreğinde teknoloji şirketlerinin tahvil ihracatı rekor seviyeye ulaşarak 108,7 milyar doları buldu. Yıl toplamında ise bu rakam yaklaşık 300 milyar dolara ulaştı.
Yüksek Borçlanma Nedenleri
Teknoloji devlerinin AI yatırımları için büyük miktarlarda nakit akışını kullandığı ve ek olarak tahvil piyasasından borç sağladığı görülüyor. Microsoft, Meta, Amazon, Alphabet ve Oracle gibi şirketlerin bu yıl toplamda 700 milyar dolar harcaması bekleniyor; bu rakam, 2025 yılına göre yaklaşık %70’lik bir artış anlamına geliyor.
Federal Rezerv’in Endişeleri
Amerikan Merkez Bankası (Federal Reserve), teknoloji şirketlerinin yüksek borçlanma seviyelerine dikkat çekerek, hisse senedi fiyatlarındaki yükseliş ve piyasadaki risk iştahının artması gibi faktörleri de değerlendirdiğini belirtti. Federal Rezerv yetkilileri, AI sektöründeki gelişmelerle ilgili potansiyel riskler hakkında da endişelerini dile getirdiler.
Tahvil Piyasasındaki Rekabet
Teknoloji şirketlerinin artan tahvil ihracatı, Hazine Bakanlığı’nın da piyasaya sürdüğü yeni tahvillerle rekabet yaratabilir. Bu durum, faiz oranlarını yükselterek kredi maliyetlerini artırabilir. Ekonomistler, 2026 yılında piyasaya sürülecek yatırım yapılabilir tahvil miktarının 2,25 trilyon dolara kadar ulaşabileceğini tahmin ediyorlar.
Yatırımcıların Dikkat Etmesi Gerekenler
- Hisse Senedi Değerlemeleri: Teknoloji şirketlerinin hisse senedi değerlemelerinin yüksek seviyelerde seyretmesi risk oluşturabilir.
- Borçlanma Seviyesi: Şirketlerin borçlanma seviyelerini takip etmek, finansal istikrar açısından önemlidir.
- AI Yatırımlarının Getirisi: Yapay zeka yatırımlarından elde edilecek getirilerin beklentileri karşılayıp karşılamadığı izlenmelidir.
Uzman Görüşleri
Apollo Baş Ekonomisti Torsten Slok, “Piyasaya gelecek sabit gelirli ürünlerin hacmi önemli ve 2026 yılı boyunca faiz oranları ve kredi spreadleri üzerinde yukarı yönlü bir baskı yaratması olasıdır” şeklinde açıklama yaptı.

