Yapay Zeka Getirisi Beklenenden Uzak, Hükümetler Borç Riskiyle Karşıya

Yapay Zekanın Ekonomiye Katkısı Yıllara Yayılacak

Moody’s Analitik tarafından yayımlanan yeni bir rapora göre, yapay zeka (YZ) teknolojilerinin küresel ekonomiyi dönüştürmesi beklenirken, hükümetler önemli bir politika dengesini yönetmek zorunda kalacak. Yapay zekanın vaat ettiği ekonomik büyüme ve verimlilik artışı, başlangıçta yüksek maliyetler nedeniyle gecikebilir.

Verimlilik Artışının Zamanlaması

Raporda, yapay zekanın ekonomiye getireceği faydaların hemen gerçekleşmeyebileceği vurgulanıyor. Penn-Wharton Bütçe Modeli’ne göre, YZ’nin önümüzdeki on yılda GSYH’ye ve verimliliğe %1,5 oranında katkı sağlaması bekleniyor. Goldman Sachs ise yıllık verimlilik artışının %3’e kadar ulaşabileceğini öngörüyor. Vanguard’ın tahminlerine göre, 2030’ların ortalarına doğru YZ işgücü verimliliğini %20 artırabilir.

Yatırım Maliyetleri ve Borç Riski

Ancak bu potansiyel faydalar, önemli başlangıç maliyetleriyle birlikte geliyor. Hükümetlerin dijital altyapıyı oluşturması, işgücünü desteklemesi ve YZ’nin yaygınlaşmasını sağlaması için büyük yatırımlar yapması gerekecek. Özellikle kamu finansmanı kısıtlı olan ülkeler için bu durum, daha yüksek kısa vadeli mali riskleri üstlenmek ile YZ kaynaklı büyüme fırsatlarına katılımı geciktirmek arasında bir politika dengesi yaratma zorunluluğunu beraberinde getirebilir.

Gizli Maliyetler ve Altyapı İhtiyaçları

Yapay zeka için ayrılan bütçeler genellikle GSYH’nin küçük bir yüzdesi olsa da, enerji tüketimi, veri merkezleri ve bağlantı altyapısı gibi gizli maliyetler bütçeleri önemli ölçüde zorlayabilir. Örneğin, Uluslararası Enerji Ajansı’na göre küresel veri merkezi güç talebi 2030 yılına kadar ikiye katlanacak. Bu durum, elektrik şebekelerinin, su sistemlerinin ve bağlantı altyapısının yükseltilmesini gerektirecek.

Ülke Örnekleri

Çin’in devlet şebekeleri, YZ ve veri merkezleri için 5 trilyon yuan (722 milyar dolar) tutarında bir genişleme projesine başlattı. Bu proje, GSYH’nin %4’üne denk geliyor. Katar Yatırım Otoritesi ise YZ veri merkezleri ve bilişim altyapısı geliştirmek için 20 milyar dolarlık (ülkenin GSYH’sinin %9’u) bir proje başlattı. Güney Kore ise, YZ ile ilgili harcamalar GSYH’nin sadece %0,4’ünü oluşturmasına rağmen, ülkenin yeni kurulan devlet tahsis fonu büyük ölçüde yüksek teknoloji endüstrilerine (YZ ve çipler dahil) odaklanmış durumda ve önümüzdeki beş yıl içinde GSYH’nin %5,7’si kadar bir kaynak ayırmayı planlıyor.

İşgücü Kayıpları ve Sosyal Destek

Yapay zeka, işgücünde de önemli değişikliklere yol açabilir. Uluslararası Para Fonu (IMF), küresel işlerin %40’ının – gelişmiş ekonomilerde ise %60’ının – YZ tarafından etkilendiğini tahmin ediyor. Bu durum, maaş vergi gelirlerinde düşüşe neden olabilirken, yeniden eğitim ve sosyal güvenlik ağları için talebi artırabilir. Moody’s, bu nedenle mali politikanın ilerici vergilendirme ve sosyal koruma önlemlerini içermesi gerektiğini belirtiyor.

ABD’nin Durumu

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), küresel YZ altyapı patlamasının merkezi konumunda olduğu için bu geçişin risklerini en üst düzeyde yaşıyor. Moody’s, ABD’nin önümüzdeki beş yıl içinde 3 trilyon dolarlık veri merkezi ile ilgili yatırımların önemli bir kısmını yakalamaya hazır olduğunu öngörüyor. Ancak bu liderlik, verimlilik artışları gerçekleşmeden önce elektrik şebekeleri ve dijital bağlantı üzerinde büyük talepler anlamına geliyor.

Belirsizlikler ve Ekonomik Etkiler

Kongre Bütçe Ofisi (CBO), YZ’nin ekonomik görünüm üzerindeki etkilerini belirlemede değişken bir faktör olarak görüyor. CBO, önümüzdeki on yılda YZ’nin toplam verimliliği %1 artıracağını öngörüyor, ancak bu tahminin yüksek belirsizlik içerdiği belirtiliyor. Benimsenmenin yavaşlaması veya maliyetlerin beklenenden daha yüksek olması durumunda GSYH büyümesi ve hükümet geliri önemli ölçüde etkilenebilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir