Çin, 1991’den Bu Yana En Düşük Ekonomik Büyüme Hedefini Belirledi
Çin’in Yeni Ekonomik Büyüme Hedefi Açıklandı
Çin, ekonomik zorlukların yaşandığı bir dönemde, bu yıl için 4.5 ila 5 oranında yıllık büyüme hedefi belirleyerek, son 30 yıldaki en düşük hedefini açıkladı. Başbakan Li Qiang, Ulusal Halk Kongresi’nin açılış oturumunda sunduğu raporda bu hedefi duyurdu.
Büyüme Hedefinin Gerekçesi ve Uzman Görüşleri
Geçen yıl gerçekleşen %5’lik büyüme ve önceki üç yılda yaklaşık %5’lik hedeflerle karşılaştırıldığında, yeni hedef belirgin bir düşüş gösteriyor. Başbakan Li Qiang, 35 sayfalık raporu sunarken, “Başarılarımızı takdir ederken aynı zamanda karşılaştığımız zorlukların ve meydan okumaların farkındayız,” şeklinde ifade bulundu.
Ekonomi uzmanları, bu düşük büyüme hedefinin, yüksek büyüme oranlarına odaklanmaktan ziyade daha uzun vadeli hedeflerle uyumlu olduğunu belirtiyor. King’s College London’dan Çin ve Doğu Asya işletmeleri alanında kıdemli öğretim üyesi Xin Sun, “Son yıllardaki GSYH (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) hedefleri, ekonomik kalkınmayı teşvik etmekten ziyade ‘yüksek kaliteli gelişim’ olarak adlandırılan öncelikli siyasi amaca kaydığı için daha az önemli hale geldi” dedi.
Çift Yönlü Politikalar ve Ekonomik Zorluklar
Hükümet, aynı anda iki hedefe ulaşmaya çalışıyor: İç talebi artırarak ekonomiyi canlandırmak ve lider Xi Jinping’in yapay zeka, robotik ve diğer ileri teknolojilerde Çin’i küresel bir güç haline getirme vizyonunu desteklemek. Ayrıca, yüksek uçlu yarı iletkenler ve diğer bileşenler için ABD veya diğer ülkelere bağımlılığı azaltmayı hedefliyor.
Diğer Önemli Gelişmeler
Çin’in 2026 yılına ait taslak bütçesinde, savunma harcamalarındaki yıllık artış oranı %7.2’den %7’ye düşürüldü. Ulusal Halk Kongresi, önümüzdeki hafta kapanış oturumunda bu raporu ve bütçeyi onaylayacak, ayrıca 2030 yılına kadar politik öncelikleri belirleyen beş yıllık bir planı da kabul edecek.
Dış Etkenler ve İç Zorluklar
Çin, aynı zamanda ticaret savaşları ve bölgesel çatışmalar gibi karmaşık sorunlarla karşı karşıya. Asya’nın geri kalanı gibi Çin de Orta Doğu’dan petrol ve doğal gaz ithalatına büyük ölçüde bağımlı durumda ve bu bölgedeki savaş fiyatları artırarak tedarikleri tehdit ediyor. Raporda, serbest ticaretin ciddi bir tehdit altında olduğu ve yükselen jeopolitik riskler vurgulandı.
Tüketimi Artırmanın Önemi
Çin’de iç talep zayıflaması nedeniyle ihracat, ekonomiyi ayakta tutmada önemli rol oynamış durumda. Geçen yıl ticaret fazlası yaklaşık 1.2 trilyon dolara yükselmiş olsa da, ABD’ye yapılan ihracat, Başkan Donald Trump’ın tarifeleri artırmasının ardından düştü. Ancak diğer ülkelere yapılan ihracatlara yönelik tepkiler de hükümetlerin kendi sektörleri ve işçileriyle ilgili endişelerini dile getirmesine neden oldu.
Ekonomik Politikalar ve Beklentiler
Başbakan Li Qiang, yaşam standartlarını iyileştirmeye ve tüketici harcamalarını artırmaya yönelik taahhütlerde bulundu. Ancak hükümetin son yıllardaki yaklaşımına uygun olarak, büyüme sağlamak için büyük yeni bir teşvik paketini uygulaması beklenmiyor. Asia Society Policy Institute’den Çin siyaseti uzmanı Neil Thomas, “Pekin, hanehalkı tüketimini artırmaktan ziyade sanayi öz yeterliliğini güçlendirmeye öncelik veriyor” dedi.
Gayrimenkul Sektöründeki Durum
Güney Çin’de emlak komisyoncusu He Meiru, iki ayda bir satış yapabildiğini ve aylık gelirinin beş yıl öncesinin üçte altına düştüğünü belirtti. AXA Investment Managers’dan Ecaterina Bigos, ailelerin tasarruflarını harcamalarını sağlamak için sosyal refah harcamalarına ve istihdam güvenliğine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Savunma Harcamalarındaki Artış
270 milyar dolarlık savunma harcamaları artışı, aynı zamanda askeri yetkililerin yolsuzlukla suçlanması nedeniyle başlatılan geniş kapsamlı bir tasfiye dalgasının ardından geldi. Analistler, bu görevden almaların hem ordunun reform ve modernizasyonunu sağlamayı hem de Çin Komünist Partisi’nin Halk Kurtuluş Ordusu üzerindeki kontrolünü güvence altına almayı amaçladığını belirtiyor.

