ABD Borç Savaşı’nda Hakimiyet: Avrupa’nın Hareketi Piyasayı Sarsabilir

ABD ve Avrupa Arasındaki Gerilim Borç Piyasasını Sarsabilir

ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland hamlesiyle başlayan diplomatik ve finansal gerginlikler, Avrupa’nın ABD tahvillerini elden çıkarması durumunda piyasalarda şiddetli bir çöküşe yol açabileceği endişelerini beraberinde getirdi. Trump’ın NATO müttefiklerine yönelik tarife tehdidinden geri adım atmış olmasına rağmen, doların değer kaybetmesi ve Avrupa’daki yatırımcıların ABD varlıklarına olan güvenini yeniden değerlendirmesi dikkat çekiyor. Danimarka emeklilik fonlarının bile ABD tahvil satışına başlaması, durumu daha da karmaşık hale getirmiştir.

Avrupa’nın ABD Varlıklarındaki Payı ve Riskler

Avrupa yatırımcıları, 8 trilyon dolarlık ABD hisse senedi ve tahviline sahip bulunuyor. Bu miktarın 3,6 trilyon dolarını ise ABD Hazine tahvilleri oluşturuyor. Avrupa, yurt dışında tutulan ABD hükümet tahvillerinin yaklaşık üçte birini elinde bulundurarak, toplam Hazine tahvil pazarının yaklaşık %10’unu oluşturuyor. Capital Economics’e göre, bu büyük stok, Avrupa’nın ani bir satış yapmasını zorlaştırıyor; zira bu kadar büyük miktarda paranın transferi finansal piyasaları olumsuz etkileyebilir.

“Tırmanma Hakimiyeti” ve ABD’nin Güçlü Konumu

Capital Economics’in kıdemli piyasa ekonomisti Jonas Goltermann, alternatif yatırımlara yönelmenin fiyatları yükselteceğini ve beklenen getirileri azaltacağını belirtiyor. Güvenli liman olarak görülen İsviçre frangı ve altın gibi varlıkların bile reel getirileri negatif seviyelere ulaşmış durumda. Ayrıca, Avrupa’nın böyle bir hamle yapması halinde ABD’nin de karşılık verme olasılığı bulunuyor; zira ABD yatırımcıları da önemli miktarda Avrupa hükümet tahvili bulunduruyor. Avrupa bankalarının hala dolar fonlamasına bağımlı olması da ABD’nin elini güçlendiriyor. Michael Brown, Pepperstone’da kıdemli araştırma stratejisti olarak, “Tırmanma hakimiyeti”nin ABD lehine olduğunu vurguluyor.

Tahvil Satışının Avrupa İçin Olası Sonuçları

Avrupa’nın tahvilleri satması durumunda, tahvil fiyatları sert bir düşüş yaşayabilir ve bunun etkisi Avrupa para birliği bölgesine de yayılabilir. Euro’nun yükselmesi, Avrupa’nın ihracatını ve ekonomik büyümesini olumsuz etkileyebilir. Michael Brown, bunun yerine, gelecekteki Hazine tahvil ihalelerinde “alıcı grevi” yapmanın daha pratik bir seçenek olabileceğini belirtiyor; ancak bu adımı atmanın bile zorlu olacağını ekliyor.

Yatırımcıların Rolü ve Hükümet Mandaları

Brown, Avrupa’daki birçok ABD varlığının teminat veya nakit yönetimi amaçlı bulunduğunu ve discretionary yatırım kararlarıyla ilgili olmadığını belirtiyor. Hatta discretionary durumlarda bile, özel yatırımcıların ABD varlıklarını elinde bulundurduğu, bu nedenle hükümetin satış zorlamasının neredeyse imkansız olacağı ifade ediliyor.

Alternatif Senaryolar ve Beklentiler

Avrupa’nın Hazine tahvillerini satması durumunda yaşanabilecek olası etkiler şunlardır:

  • Tahvil fiyatlarında sert düşüş
  • Euro bölgesinde borçlanma maliyetlerinin artması
  • Euro’nun değer kazanması ve Avrupa ihracatını olumsuz etkilemesi

Bu gelişmeler, küresel finans piyasalarında belirsizliği artırırken, ABD ve Avrupa arasındaki ilişkilerin geleceği hakkında soru işaretleri yaratıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir