ABD Borçlanması 38 Trilyon Doları Geçti, Kurumsal Tahvil Tehdidi Artıyor
ABD’nin Borç Yükü Artıyor, Kurumsal Tahviller Rekabet Halinde
ABD’nin toplam borcu 38 trilyon doları aşarken, şirketlerin kendi tahvillerini çıkarması, Hazine’nin borç yönetimi üzerinde büyüyen bir tehdit oluşturuyor. Apollo Baş Ekonomisti Torsten Slok, Hazine’nin yatırımcıların yeni borçlanma arzını sürdürmesini sağlamaya çalışırken, şirketlerin kendi tahvillerini çıkarmasıyla faiz oranlarının yükselme potansiyeli taşıdığını belirtiyor.
Yatırım Tahvillerinde Artış ve Etkileri
Slok’un notunda, bu yıl piyasaya sürülecek yatırım yapılabilir tahvil miktarının Wall Street tahminlerine göre 2,25 trilyon dolara kadar ulaşabileceği vurgulanıyor. Yapay zeka (AI) alanındaki gelişmeler, veri merkezleri ve diğer altyapılara yönelik büyük yatırımlar yapmak için hyperscaler (büyük ölçekli bulut hizmeti sağlayıcıları) ve ilgili şirketleri tahvil piyasasına yönlendiriyor. Slok, hyperscaler’ların artan tahvil ihracıyla ilgili olarak, “Kim bu yatırım yapılabilir tahvillerin marjinal alıcısı olacak? Bu, Hazine alımları yoluyla mı gerçekleşecek ve faiz oranları üzerinde yukarı yönlü baskı mı oluşturacak, yoksa ipotek alımları yoluyla mı gerçekleşecek ve ipotek spreadleri üzerinde yukarı yönlü baskı mı oluşturacak?” sorusunu yöneltiyor.
Mali Açıklar ve Gelecek Beklentileri
Kongre Bütçe Ofisi’nin (CBO) en son verilerine göre, 2026 mali yılının (Ekim 2025’te başlayan) ilk üç ayında federal hükümet 601 milyar dolar borçlandı. Bu rakam, bir önceki yılın aynı dönemine göre 110 milyar dolar daha az olsa da, vergi gelirlerinin harcamaları aşmasıyla tarifelerin de etkisiyle gerçekleşti. Ancak, Yüksek Mahkeme’nin eski Başkan Donald Trump’ın küresel tarifelerini iptal etme ihtimali bulunuyor. Ayrıca, bu yılki vergi sezonunda, “One Big Beautiful Bill Act” kapsamında yeni vergi indirimleri nedeniyle vergi iadelerinde artış bekleniyor.
Savunma Harcamaları ve Borçlanma Baskısı
Eski Başkan Trump, savunma harcamalarını yıllık 1 trilyon dolardan 1,5 trilyon dolara çıkarma sözü vermiş olması, federal bütçe açıklarını daha da derinleştirebilir. Federal Rezerv’in sonbaharda yaptığı faiz indirimi serisine rağmen, Hazine tahvil faiz oranları Eylül ayının başındaki seviyelerde seyrediyor. Bu durum, hükümetin borç hizmet maliyetlerinde önemli bir rahatlama görmeyeceği anlamına geliyor. Slok, “Bu yıl piyasaya sürülen tahvil hacmi önemli ve 2026 yılı boyunca faiz oranları ve kredi spreadleri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturması muhtemeldir” diyor.
Hazine’nin Dikkat Etmesi Gerekenler
Hazine’nin yatırımcılar arasında yeterli talep sağlaması için, Hazine tahvil faiz oranlarının rekabete göre cazip kalması gerekiyor. Yeterli yatırımcı çekilememesi, “mali egemenlik” olarak bilinen ve merkez bankasının genişleyen açıkların finansmanına müdahale etmesi gereken durumun ortaya çıkma riskini artırıyor. Eski Hazine Bakanı Janet Yellen, Amerikan Ekonomi Derneği tarafından düzenlenen bir panelde bu konuda uyarılarda bulundu. Yellen, borcun önümüzdeki 30 yıl içinde GSYH’nin %150’sine ulaşacak keskin bir yükseliş trendinde olduğunu belirterek, “Mali egemenliğin koşulları açıkça güçleniyor” dedi.
Yabancı Yatırımcıların Rolü Değişiyor
JPMorgan’da yönetici direktör ve Yellen’in Hazine’deki görev süresi boyunca yardımcı başdanışmanı olan Geng Ngarmboonanant, ABD borçlarının sahiplerinin son on yılda kârlılığa odaklı özel yatırımcılara doğru kaydığını ve daha az fiyat duyarlılığı olan yabancı hükümetlerden uzaklaştığını belirtiyor. Ngarmboonanant, New York Times’taki bir makalesinde, bunun piyasa stresli zamanlarda ABD finansal sistemini daha kırılgan hale getirebileceğini yazdı. 2010’ların başlarında, yabancı hükümetler Hazine tahvilinin %40’ından fazlasını elinde bulunduruyordu. Bu durum, ABD’nin büyük miktarda borç almasına olanak sağladı. Ancak, bu kolay günlerin bittiği konusunda uyarılarda bulundu. Şu anda, yabancı hükümetler toplam Hazine piyasasının yalnızca %15’inden daha azını oluşturuyor.
- Apollo Baş Ekonomisti Torsten Slok: Hazine’nin borçlanma arzını yönetirken şirket tahvillerinin rekabeti ve faiz oranları üzerindeki etkileri konusunda uyarıda bulundu.
- Eski Hazine Bakanı Janet Yellen: Mali egemenlik koşullarının güçlendiğini ve borçlanma seviyelerinin GSYH’nin %150’sine ulaşma potansiyeli taşıdığını belirtti.
- JPMorgan Yönetici Direktörü Geng Ngarmboonanant: Yabancı yatırımcıların rolündeki değişimin ABD finansal sistemini daha kırılgan hale getirebileceği konusunda uyardı.
Not: Bu haber, Apollo, Janet Yellen ve Geng Ngarmboonanant’ın açıklamalarına ve Kongre Bütçe Ofisi verilerine dayanmaktadır.


