ABD, Kritik Mineral Depolamasıyla Çin’in Tedarik Zinciri Üstünlüğüne Karşı Önlem Aldı

Beyaz Saray ve ABD İhracat-İthalat Bankası tarafından başlatılan “Project Vault” kritik mineral stoklama projesi, ABD’nin Çin’in kritik mineraller üzerindeki tedarik zinciri hakimiyetini kırmak için atılan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, bu projenin sadece bir başlangıç olduğunu ve önümüzdeki yıllarda daha birçok adımın atılması gerektiğini belirtiyorlar.

Projenin Amacı ve Kapsamı

2 Şubat’ta duyurulan bu acil ulusal kritik mineral stoklama planı, Trump yönetimi tarafından daha önce başlatılan, ABD ve Kanada’daki kritik mineral madencilik ve işleme şirketlerine yapılan doğrudan yatırımların ardından geldi. COVID-19 pandemisiyle birlikte tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar, Çin ile yaşanan ticaret savaşıyla birlikte daha da belirginleşti ve Çin’in kritik mineral madenciliği, işleme ve mıknatıslı üretim tedarik zincirleri üzerindeki hakimiyetini bir silah olarak kullanmasına yol açtı.

Charles Boakye, Jefferies enerji sürdürülebilirlik ve geçiş analisti, özellikle 17 nadir toprak metalinin askeri teçhizattan otomobillere, yüksek güçlü bilgisayarlara ve veri merkezlerine kadar her şeyin üretiminde hayati önem taşıdığını vurguladı. Boakye, “Project Vault gerekli mi? Kesinlikle. Etkili olacak mı? Bunu görmek için beklememiz gerekiyor. İlk işaretler kesinlikle umut verici, ancak darboğaz sadece madencilik ve kaynakla ilgili değil, aynı zamanda işleme ile de ilgili” dedi.

Stratejik Önemi ve Karşılaştırmalar

Proje, ABD’nin önümüzdeki 3 ila 7 yıl içinde Çin’in hakimiyetini kırmak için atılması gereken birçok adımın ilk büyük adımı olarak nitelendiriliyor. Bu durum, ABD’nin kendi minerallerini millileştirmesi anlamına gelmese de, buna yakın bir yaklaşım sergilediği şeklinde yorumlanıyor. Proje, bazıları tarafından, şu anda Teksas ve Louisiana’daki tuz caverns’larında 415 milyon varil ham petrol bulunduran 50 yıllık ABD Stratejik Petrol Rezervine benzetiliyor. Bu rezerv, 1973 Arap Petrol Ambargosu’na yanıt olarak başlatılmıştı.

Yatırımlar ve İş Ortaklıkları

Hartree Partners, Mercuria ve Traxys gibi emtia ticaret şirketleri, stoklar için mineralleri temin etme konusunda anlaşmaya varmışlardır. 12 milyar dolarlık ABD Stratejik Madenler Rezervi çabası, 10 milyar dolarlık doğrudan Ex-Im Bankası kredisi ve 2 milyar dolarlık özel sektör yatırımını içeriyor. Başkan Trump, kısa bir video duyurusunda, Amerikan şirketlerinin uzun zamandır piyasa aksaklıkları sırasında kritik minerallerden mahrum kalma riski taşıdığını belirtti.

Ex-Im Başkanı John Jovanovic, Project Vault’un yerli üreticileri tedarik şoklarından korumayı, kritik ham maddelerin ABD’de üretilmesi ve işlenmesini desteklemeyi ve ABD’nin kritik mineral sektörünü güçlendirmeyi amaçladığını ifade etti.

Gelecek Perspektifleri

Çin’in geçen yıl bazı mıknatısları ve mineralleri geri çekmesi üzerine, ABD ve Çin arasında geçici bir yıllık ateşkes anlaşması yapılmıştı. Bu süre zarfında, ABD hükümeti iki ABD nadir toprak madencisi ve özel mıknatıslı üreticisi MP Materials ve USA Rare Earth’in sahipliğini elde etti. Ayrıca, Lithium Americas ve Trilogy Metals gibi iki Kanada oyuncusuna ve Kuzey Karolina merkezli mıknatıslı üretici Vulcan Elements’e de yatırım yapıldı. Indiana merkezli ReElement Technologies ile kritik mineral işleyici için hisse senedi satın alma hakkı konusunda anlaşma yapıldı.

Charles Boakye, ABD ve Çin’in ticaret ve kritik mineraller konusunda uzun vadeli bir anlaşmaya varması durumunda bile ABD’nin bu çabalarını terk etmeyeceğini düşünüyor. Boakye, “Bu, hemen değişecek bir şey değil. Çin’in hakimiyetini silahlandırma yeteneğini ortadan kaldırmayacak” dedi. Dünya çapında madencilik ve işleme tesisleri geliştirmek için Kanada, Avrupa Birliği, Avustralya ve diğer ABD müttefikleriyle ortaklıklar kurulması gereken daha geniş bir çaba bu.

  • Charles Boakye: Jefferies enerji sürdürülebilirlik ve geçiş analisti
  • John Jovanovic: Ex-Im Başkanı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir