ABD Ulusal Borcu 100 Trilyon Dolar mı? Ekonomist Şaşırtan İddialar

ABD’nin Milli Borcunda Gizli Gerçekler Ortaya Çıkıyor

Amerika Birleşik Devletleri’nin (BBD) milli borcu resmî olarak 39 trilyon dolar olarak açıklanırken, tanınmış bir mali ekonomist bu sayının yanıltıcı olduğunu ve gerçek borcun 100 trilyon dolara yaklaştığını iddia etti. Kent Smetters, Penn Wharton Bütçe Modeli’nin (PWBM) öğretim direktörü ve ülkenin en saygın mali ekonomistlerinden biri olarak, Washington’un muhasebe uygulamalarının bu gerçeği gizlemek için tasarlandığını belirtti.

Resmî Verilerle Uyumsuzluk

Hazine Bakanlığı verilerine göre milli borç saati yazılırken 38.92 trilyon dolardı. Ancak Smetters, “Bu sayı kibar bir yanılsamadır” şeklinde konuştu. Ekonomist, açık yükümlülükler (devletin geri ödemek zorunda olduğu yasal olarak bağlayıcı borçlar) ile örtülü ödeme-göre-ödeme yükümlülükleri (beklenen gelecekteki harcama taahhütleri) arasındaki muhasebe ayrımına dikkat çekti. Smetters, Fortune dergisine yaptığı açıklamada, “Örtülü yükümlülükler açık yükümlülüklerin iki katı büyüklüğündedir” dedi.

Şirket Muhasebesiyle Karşılaştırma

Smetters, ABD hükümetinin bir halka açık şirket gibi aynı muhasebe kurallarına göre mali durumunu raporlaması halinde borç/GSYİH oranının mevcut 100 yerine yaklaşık 300 olarak raporlanacağını vurguladı. Bu farkın basit bir yuvarlama hatası olmadığını, federal muhasebe standartlarının kasıtlı bir sonucu olduğunu belirtti.

“Ponzi Şeması Değil, Bir Kabuk Tasarımı”

Smetters, Sosyal Güvenlik sistemini Ponzi şemasına benzetme eleştirilerine karşı çıktı. “Bu bir Ponzi şeması değil, bir kabuk tasarımıdır” dedi ve bu ayrımın önemli olduğunu vurguladı. Ponzi şemasının dolandırıcılık anlamına geldiğini belirtirken, Sosyal Güvenlik’in piyasa getirilerinden daha yüksek getiri vaat etmediğini ifade etti. Federal bütçe kurallarının örtülü yükümlülükleri hesaba katmaması nedeniyle, bu tür yükümlülüklerin açık Hazine yükümlülüklerinden örtülü ödeme-göre-ödeme sorumluluklarına kaydırılabileceğini ekledi.

Tarihsel Bağlam ve Mevzuat

2001 yılında Hazine Bakanı Paul O’Neill, ödeme-göre-ödeme yükümlülüklerinin değerini açıkça kaydetmeye çalıştı. Ancak o yılki 9/11 saldırıları ve Enron skandalı gibi olaylar odağı daha acil sorunlara kaydırdı. Daha yeni bir muhasebe çerçevesi, Amerikan Girişimciler Enstitüsü tarafından yayınlanan 2003 tarihli bir kitapta özetlendi. Smetters, bu yanlış yönlendirmenin federal yasa ile yazıldığını belirtti. Kongre Bütçe Ofisi’nde (CBO) ekonomist olarak ve ABD Hazine Bakanlığı’nda Kıdemli Yardımcı Ekonomi Politikası Müsteşarı olarak görev yapmış olması nedeniyle, PWBM’nin de Washington DC’de sıkça kullanılması, söylediklerinin ağırlığını artırıyor.

Kongre Bütçe Ofisi’nin Rolü ve Sosyal Güvenlik 2100 Yasası

Smetters, Kongre Bütçe Ofisi’nin (CBO) yasayla belirlenen “planlanan faydalar” temeline göre Sosyal Güvenlik’i analiz etme zorunluluğunun bulunduğunu belirtti. Bu durum, fon tamamen tükendiğinde bile programın vaat edilen tüm faydaları ödeyeceğini varsayar. Ancak mevcut yasanın aynı zamanda fonlar kurudukça faydaların otomatik olarak kesilmesini gerektirdiği ve CBO’nun bu gerçeği modellemesinin yasayla engellendiğini vurguladı. Bu muhasebe farklılığının büyük siyasi sonuçları olduğunu, milletvekillerinin Sosyal Güvenlik reformu faturalarını programın uzun vadeli finansman açığını kapatıyormuş gibi göstermelerine olanak sağladığını ifade etti.

Smetters, Sosyal Güvenlik 2100 Yasası’nı bir örnek gösterdi. Yasa, programın 75 yıllık aktüeryal açığını ortadan kaldırdığı için geniş çapta kutlandı. Ancak Smetters, bunun aslında uzun vadeli tabloyu daha da kötüleştirdiğini ve örtülü borcu açık borçtaki azalmanın her biri için 1 dolardan fazla artırdığını savundu.

Gelecek Nesiller İçin Etkileri

Smetters, bu yasanın maliyetleri açık defterden örtülü deftere kaydırarak gelecekteki nesilleri korumak yerine tam tersi bir etki yarattığını belirtti. Açık yükümlülükler azaltılırken örtülü yükümlülükler daha da artırıldı ve bunun tasarruf ve işgücünü teşvik etmek yerine, tam tersi bir sonuç doğurduğunu savundu.

Muhasebe Karmaşası

Smetters, sorunun hükümetin karmaşık mekanizmalarında kök salan, önceki rejimlerin hatalarını düzeltmek için sürekli olarak yeni faturalar yazılmasına rağmen bile kalan yasal kalıntılarla ilgili olduğunu belirtti. Bu durumun gelecekteki nesiller için önemli mali sonuçları olabileceği konusunda uyarıda bulundu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir