ABD’de Yeni Hükümet Kapanması Alarm Zili Çaldı: 30 Ocak’ta Son Çare

Yeni Yıl, Yeni Endişeler: ABD’de Hükümet Kapanması Tehlikesi

Yeni yılın gelmesiyle birlikte, ABD’de hükümet kapanması endişesi yeniden su yüzüne çıktı. Kongre’nin, 30 Ocak’ta sona erecek olan mevcut bütçe anlaşmasının uzatılması konusunda henüz bir ortak noktada buluşamaması, ülkeyi yeni bir kapanma sürecine hazırlıyor. Geçtiğimiz Kasım ayında, Kongre’nin SNAP gıda yardımı, Tarım Bakanlığı, Kongre ve gazilerle ilgili düzenlemeler gibi konuların finansmanı konusunda anlaşmazlık yaşaması nedeniyle 43 gün süren tarihi bir hükümet kapanması yaşanmıştı.

Kapanma Riskini Azaltmak İçin Çaba Var mı?

Kongre’nin Noel tatili için ayrılmadan önce, federal departmanları finanse etmek ve Ulusal Sel Taşkın Sigortası Yetkilendirme Programı ve Medicare sağlık hizmetleri gibi diğer programların süresini uzatmak için bir anlaşmaya varması bekleniyordu. Ancak bu beklenti gerçekleşmedi. Senato Çoğunluk Lideri John Thune, olası bir kapanmayı önlemek için hazırlık yaptıklarını belirtirken, Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer, Senato liderleriyle birlikte çalışarak bütçe yasalarını tamamlamayı hedeflediklerini ifade etti. “Süreçten geçeceğiz ve bütçe yasalarını tamamlayacağız,” dedi.

Trump’ın Sert Tutumu ve Müzakere Zorluğu

Başkan Trump’ın da bu süreçteki tutumu önemli bir faktör. Trump, daha önce yapılan bütçe anlaşmasını imzalarken, “Şantaja boyun eğmeyeceğiz mesajını net bir şekilde gönderiyoruz,” şeklinde bir ifade kullanmıştı. Bu durum, yaklaşan son tarihle birlikte müzakerelerde daha da zorlu bir atmosfer yaratabilir.

Geçmiş Kapanmanın Ekonomik Etkileri

Geçtiğimiz yıl yaşanan hükümet kapanmasının ekonomik etkileri hafızalarda tazeliğini koruyor. Ekonomistler, kapanmanın büyüme ve piyasalar üzerinde kısa vadeli etkileri olsa da, toparlanma yaşanacağını öngörmüştü. Ancak kapanmanın uzaması, federal çalışanların işten çıkarılması ve kalan personelin maaşsız çalışması gibi durumlar, bazı eyaletlerde (özellikle Washington, D.C. ve Maryland) resesyona yol açtı. Moody’s Baş Ekonomisti Mark Zandi, yaklaşık yarısının resesyona girdiğini belirtmişti.

Veri Eksikliği ve Ulaşım Sektöründeki Sorunlar

Kapanma, aynı zamanda veri eksikliğine de yol açtı. Federal Rezerv (Fed), yeterli federal veriye sahip olmadan faiz politikası kararları almak zorunda kaldı. İşgücü piyasası ve enflasyon verileri gibi önemli verilerin gecikmesi veya bazı durumlarda yayınlanmaması, yatırımcıların ve politika yapıcıların ekonomik durumu doğru bir şekilde değerlendirmesini zorlaştırdı. Ayrıca, Delta Air Lines gibi havayolu şirketleri de uzun gecikmeler ve 40 havalimanında yaşanan iptaller nedeniyle 200 milyon dolarlık bir kayıp yaşadı. Hava trafik kontrolörlerinin iş bırakması, bu sorunları daha da derinleştirdi.

Politikacıların Dikkatli Olması Gerekiyor

Geçtiğimiz yıl yaşanan kapanmanın tam etkileri henüz tam olarak anlaşılmamış olsa da, yetkililer, benzer bir diplomatik krizin tekrar yaşanmasını önlemek için çaba gösteriyor. RSM Baş Ekonomisti Joe Brusuelas’ın da belirttiği gibi, en son kapanmanın etkileri henüz tam olarak görülmedi: “Amerikan tarihinin en uzun hükümet kapanması, Ekim-Aralık döneminde genel ekonomik aktivite üzerinde yaklaşık %1,5’lik bir yavaşlamaya neden olacak ve bunun da yılın son çeyreği için yumuşak bir büyüme tahmini oluşturmasına yol açacaktır.”

2026’ya Bakış: Umutlu Bir Gelecek mi?

Brusuelas, 2026 yılı için ise daha umutlu bir tablo çiziyor: “2026’daki durumlar şekilleniyor. Büyük vergi indirimleri ve sermaye yatırımlarının tam olarak kullanılması, uzun vadeli %1,8’lik trendin üzerinde önemli bir büyümeyi sağlayacak ve aylık ortalama 20.000 ile 50.000 arasında iş yaratımına yol açacaktır.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir