ABD’nin Hedefi İran Savaşı ve Hürmüz Krizini Yönetmek

ABD, Sorunu Çözmek Yerine Yönetmeye Odaklanıyor

ABD’nin İran savaşı ve Hürmüz krizinde 74. güne girilmesiyle birlikte, Washington yönetiminin bölgedeki stratejisi netleşiyor. Zira zannedildiği gibi ABD’nin zamanı lehine işlemiyor; aksine, sorunu çözmek yerine yönetmeye odaklandığı görülüyor. Bu durum, Başkan Donald Trump’ın Çin ziyareti planlarını da etkiliyor.

Üç Aşamalı Strateji

ABD’nin İran ve Hürmüz krizinde izlediği strateji üç aşamadan oluşuyor:

  • Kriz Yönetimi: İlk aşama, krizi çözmek değil yönetmeye odaklanıyor. Kontrollü savaş veya kaos anlayışı olarak tanımlanabilecek bu süreçte ABD, gerektiğinde savaşı başlatan ve bitiren konumunda bulunuyor.
  • Askeri Yığınağı Artırma: İkinci aşamada ise ABD, kriz bahanesiyle Körfez’e askeri yığınağını artırıyor ve varlığını kalıcı hale getirmeye çalışıyor. Doğu Akdeniz, Kızıldeniz, Umman Körfezi ve Arap Denizi’ne yapılan sevkiyatlar bu durumu destekliyor.
  • Ekonomik Baskı: Üçüncü aşama ise İran’ı ekonomik baskıyla çökertmeye yönelik Hürmüz ablukasını içeriyor.

Ablukanın Etkisi ve Beklentiler

ABD, 13 Nisan’da başlattığı abluka ile İran’ın petrol endüstrisini felç edeceğine dair beklentiler oluşturmuştu. Ancak bu durumun İran rejimini taviz vermeye zorlayacağı veya ABD’nin tüm taleplerine boyun eğmesine yol açacağı yönündeki propagandalar yanıltıcıydı. “Trump yönetimi, paranın bitmesi veya petrol üretiminin kaybı ne kadar ağır olursa olsun İran’ın yeni yönetiminin pes etmeyeceğini görüyor.”

Rejimin Endişesi ve ABD’nin Niyeti

İran rejiminin en büyük endişesi iktidarı kaybetmek. Bu durum, muhaliflerin sokağa dökülmesi veya bu şartların oluşmasıyla mümkün olabilir. Ancak ABD’nin amacı rejimi değiştirmek değil, tavır, tutum ve politikalarını değiştirmek. “Trump, rejimin yumuşak karnına şimdilik saldırmıyor.” Abluka, bu olasılığı güçlendiriyor ancak tek başına rejimi değiştirecek bir potansiyele sahip değil.

Halkın Farkındalığı ve Gelecek

İran halkı, ABD’nin gerçek niyetinin farkında ve bu kirli oyunun kurbanı olmak istemiyorlar. Krizin daha da uzama olasılığı bulunurken, ipin ucunun ABD’nin elinden kaçma ihtimali de giderek artıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir