Andy Weir Hayranları Bu Bilim Kurgu Serilerini Tanımalı
Bilim Kurgu Tutkunları için Kaçırılan Eserler
Eğer Andy Weir’in eserlerinin uyarlamalarıyla, örneğin “Marslı” veya yaklaşan “Project Hail Mary” ile bilim kurguya ilgi duysanız, bu haber tam size göre. İşte, türün önde gelen yazarlarının kaleminden çıkmış, kaçırılmış olabilecek beş harika bilim kurgu serisi.
Bilim Kurguda Prestij: Hugo Ödülü
Bilim kurgu edebiyatında, Pulitzer Ödülü’ne eşdeğer sayılan Hugo Ödülü, bu listedeki kitapların çoğunun ya kazandığı ya da aday gösterildiği bir prestijdir. Bu da yazarların kendi alanlarında ne kadar saygın olduklarını gösteriyor.
1. Neanderthal Parallax Üçlemesi
Robert J. Sawyer’ın “Neanderthal Parallax” üçlemesi, klasik bilim kurgu unsurlarını benzersiz bir şekilde harmanlıyor. İlk temas hikayesi ve paralel evren unsurlarını bir araya getiriyor. “Hominids” adlı ilk kitap 2003 yılında Hugo Ödülü’nü kazanırken, devamı “Humans” bir sonraki yıl aday gösterildi. Bu seri, insanlığın evrimleşmediği, Neandertallerin geliştirdiği bir uygarlığın olduğu alternatif bir dünyayı konu alıyor. Sawyer, Neandertal kültürünü, diğer bilim kurgu eserlerindeki uzaylı kültürleri kadar detaylı bir şekilde oluşturmuş. Seri, alternatif tarih kategorisine de girse de, tarih öncesi dönemlerde bile farklılaşmaya başlıyor. İlk kitap “Hominids”, iki dünyanın çarpıştığı yavaş bir başlangıç sunarken, ilerleyen bölümlerde iki dünya ve toplum giderek iç içe geçiyor.
2. A Memory Called Empire / A Desolation Called Peace
Arkady Martine, günümüzün yükselen bilim kurgu yıldızlarından biri. 2019’da yayınladığı ilk romanı “A Memory Called Empire” ile Hugo Ödülü’nü kazanmış, devamı “A Desolation Called Peace” ile bu başarıyı tekrarlamış. Okuyucular, serinin üçüncü kitabının sabırsızlıkla bekliyor ve birçok bilim kurgu okuyucusu tarafından, Isaac Asimov’un “Foundation” serisi ve George R. R. Martin’in “A Song of Ice and Fire” serisi gibi klasiklere bir vasiyet niteliğinde olarak görülüyor. “A Memory”, Teixcalaanli İmparatorluğu’na yeni atanan bir elçinin, merhum halefinin ölümünün ardındaki gerçeği ortaya çıkarmasını konu alırken, “A Desolation”, Roma’nın çöküşüyle ilgili eski bir sözün olası bir çevirisi olan “Yerinde bir yıkım yaratarak huzur sağlarlar” ifadesine gönderme yapıyor. Martine, eserlerine gerçek Roma ve Bizans tarihinden esinlenerek detaylar ve motifler katıyor. “A Memory”, galaktik bir taht kavgasının arka planında geçen sürükleyici bir polisiye roman, “A Desolation” ise temaları daha da geliştiriyor ve büyük fikirleri daha iddialı bir zemine taşıyor.
3. Oxford Zaman Yolculuğu Destanı
Connie Willis’in adının evrensel olarak bilinmesi gerekiyor; eserlerinin daha geniş kitlelere ulaşmaması üzücü bir durum. O, modern bilim kurgu edebiyatının Michael Jordan’ı veya Tom Brady’si gibi. Bahsettiğimiz Hugo Ödülü’nü mi? O, bunlardan on birini kazanmış. Dört romanın tamamı da Best Novel dalında Hugo Ödülü’nü kazanmış. Willis, zaman yolculuğu yapan Oxford tarihçilerinin konseptini ilk olarak 1982 tarihli “Fire Watch” kısa hikayesinde tanıtmış ve bu, dörtlemenin temelini oluşturmuş. Kitaplar, birkaç ortak karakter dışında, her biri kendi başına bir hikaye anlatır. “Doomsday Book”, Oxford Zaman Yolculuğu serisinin ilk romanı, 1993 yılında Hugo Ödülü’nü paylaşırken, diğerleri de ödül kazanmıştır.
Önerilen Seriler:
- Neanderthal Parallax Üçlemesi (Robert J. Sawyer)
- A Memory Called Empire / A Desolation Called Peace (Arkady Martine)
- Oxford Time Travelers’ Saga (Connie Willis)
Haberin Diğer Kareleri





