Ankara, Ateşkes ve Barış Çabalarında Kritik Rol Oynuyor
Ankara, bölgesel gerginliği azaltma ve olası savaşı önleme çabalarına liderlik ediyor.
ABD-İran Geriliminde Yeni Aşamalar
ABD ve İsrail’in başlattığı İran’a yönelik çatışmada kritik bir eşiğe gelindi. ABD’nin hızlı sonuç hedefleyen politikaları ile İsrail’in uzun vadeli bölgesel planları arasındaki farklılıklar, ateşkes ve barış arayışlarını yeniden gündeme getirdi.
Geçmiş Deneyimler İran’ı Güvensizliğe İtiyor
İran, geçmişte yaşanan savaşlarda ve diplomatik süreçlerde sırtından vurulduğu deneyimlerin etkisiyle güvensizlik içinde. 12 günlük savaşlar ve 28 Şubat döneminde dahi diplomasiye şans tanınırken yapılan saldırılar, İran’ın mevcut duruşunu şekillendiriyor.
Hürmüz Boğazı’nda Askeri Harekat mı Yoksa Diplomatik Çözüm mü?
ABD’nin Körfez’e birlik transferi ve İran’ın petrol ihracatının can damarı olan Hark Adası ile Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri hareketliliğin devam etmesi, belirsizliği artırıyor. Şu anda hem kara harekatı ihtimali hem de İran’ı masaya oturtma çabası eş zamanlı olarak değerlendiriliyor.
İsrail’in Sinsice Uyguladığı Politikalar
“Başkan Trump, anlaşma vurgulu beyanlarına rağmen, İran’ın elinden Hürmüz ve enerji kartını almak için savaşın kapsamını genişletmeye yakın bir sınırda duruyor.” İsrail ise kendi ajandasını hayata geçirerek İran’ın askeri ve sanayi kapasitesini hedef alıyor. Gazze Barış Projesi katliamlarla askıya alınırken, Batı Şeria’da Yahudi yerleşimcilerin ilerlemesi hızlandırılıyor. Suriye’nin güneyindeki işgaller genişletilerek Lübnan’ın güneyine doğru yeni fiili sınırlar çiziliyor.
Türkiye’nin Diplomatik Çabaları ve Bölgesel Rolü
“Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, provokatif hadiselerden kaynaklanabilecek tuzağa düşmeyeceği gibi ateşin yayılmasını önlemeye ve çoklu aktörlerin dahil olacağı bölgesel yıpratma savaşını durdurmaya uğraşıyor.” Türkiye, uluslararası toplum nezdinde saygın bir rol üstlenirken, bölge ülkeleriyle sürekli temas halinde bulunuyor. Ankara, barış sürecini kendi başarısı olarak görmekten kaçınarak, tüm aktörlerin katılımıyla sorunların çözülmesine odaklanıyor.
Gelecek Barış Anlaşması Geniş Kapslı Olacak
Er ya da geç imzalanacak bir anlaşma sadece ABD-İsrail ve İran ile sınırlı kalmayacak. Suudi Arabistan, BAE, Katar, Kuveyt ve Bahreyn gibi Körfez ülkelerinin de katılımıyla karmaşık bir denklemin çözümü hedefleniyor.
Savaş Süresinin Uzaması ve Devrim Muhafızları Ordusu’nun Rolü
Körfez ülkeleri, savaşın nisan ortasına kadar süreceğini öngörerek hazırlıklarını yapıyor. Sorun, savaşı bitirmeye yönelik bir çıkış planının olmaması ve İsrail’in barışı istemeyen tutumunda ortaya çıkıyor. İran’daki siyasi dengelerin değişmesiyle Devrim Muhafızları Ordusu daha fazla bağımsızlık kazanırken, çatışma alanında inisiyatif alarak savaşı sürdürmeye meyilli görünüyor.
Küresel Aktörlerin Tutumları ve Çözüm Arayışı
Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol ve doğalgazın ana alıcıları olan AB ülkeleri, Çin, Güney Kore, Japonya ve Hindistan’ın tutumları da çözüm üzerinde etkili olacak. Kurallı global sistemin sarsılmasıyla birlikte, geleceğin dünyasını şekillendirecek asgari müşterekleri bulmak için daha fazla çaba gösterilmesi gerekiyor.
Kaynak: Sabah.com.tr

