Avrupa’nın İran Hamlesine Yönelik Desteği Eksikliği ABD’yi Şaşırtıyor

Avrupa‘da Irak Savaşı İzleri Derin

ABD Başkanı, İran’a yönelik askeri operasyonlara Avrupa’dan beklediği desteğin eksikliğinden şaşkınlık duymuş olsa da, bu durum aslında Irak Savaşı’nın bıraktığı derin izlerin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. 2003 yılında Fransa, dönemin Cumhurbaşkanı Jacques Chirac liderliğinde, Irak’a yönelik saldırıyı, kitle imha silahları veya Saddam Hüseyin ile 9/11 arasındaki bağlantılara dair zayıf kanıtlar nedeniyle desteklemeyi göze alamamıştı. İspanya Başbakanı Jose Maria Aznar’ın ABD Başkanı George W. Bush’u desteklemesi ise büyük bir tepkiye yol açmıştı. Dönemin İngiltere lideri Tony Blair ise hala “Bliar” etiketiyle anılıyor.

Avrupa’nın Değişen Algısı ve Yeni Güven Düzeni

ABD’nin Avrupa ile yaşanan gerginliklere dair şaşkınlığı, özellikle Donald Trump yönetiminin İran’a yönelik eylemleri sonrasında daha da belirginleşiyor. Avrupa liderleri, Soğuk Savaş sonrası dönemden farklı bir yön izleyen ABD’yi ve bu yönelimdeki Başkan Trump’ı eleştirisel bir gözle değerlendiriyorlar. Davos Zirvesi’nde bu gerilim açıkça hissedildi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen, “Eski düzenin bittiğini” belirtmiş ve Avrupa’nın yeni güvenlik mimarisine uyum sağlaması gerektiğini vurgulamıştı.

Ekonomik Güç ve Diplomatik Cesaret

Avrupa’nın ekonomik gücü (27 trilyon dolarlık bir ekonomiyle) ABD’nin tehditlerine rağmen sakinliğini koruyor. Mobil Dünya Kongresi’nde Çinli teknoloji firması Huawei, Google’dan daha büyük bir alana sahip olması dikkat çekiciydi. Avrupa, ABD’nin desteği olmadan da ekonomik olarak yoluna devam edebileceğine inanıyor. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Mark Carney’nin izlediği yolu benimseyerek, Amerika’nın egemen olmadığı yeni bir küresel düzenin planlarını ortaya koydu.

Sanchez’in Açıklaması:

“Vatandaşların hayatını koruyup iyileştirmek gibi görevlerini yerine getiremeyen liderlerin, savaşın örtüsü altında başarısızlıklarını gizlemeye ve sadece birkaç kişinin ceplerini doldurmaya çalışması kabul edilemez. Dünyanın hastaneler inşa etmekten füze üretmeye yöneldiği tek durum budur.”

Sanchez, Pax Americana’nın sona erdiğini belirtirken, şirket yöneticileri ise küresel riskleri artırmamak adına istikrarı korumanın önemini vurguluyorlar. Bir CEO, Avrupa’nın ABD ile daha agresif bir şekilde ayrılması gerekebileceğini ifade etti.

Yeni Ortam ve İş Dünyası

Teknoloji güvenliği firmaları, ABD dışındaki şirketlerin doğuya yönelmek yerine batıyla işbirliğini aramasını fırsat bilerek yeni anlaşmalar yapma umudu taşıyorlar. Havayolu şirketleri gibi bazı sektörler ise bu durumdan olumlu etkileniyor.

Avrupa’nın Geleceği: Bağımsızlık ve Savunma

Avrupa, artık ABD’ye karşı daha negatif bir algıya sahip. Trump’ın kalıcı olmadığı düşünülse de, küresel düzenin değerini yeniden keşfedebilecek mi bilinmiyor. Ancak Avrupa, kendi ayakları üzerinde durmaya çalışacak ve bu süreçte savunma alanında daha fazla yatırım yapması gerekecek.

  • 2003: Irak Savaşı sırasında Fransa’nın askeri operasyona desteği konusundaki çekinceleri
  • Davos Zirvesi: ABD ve Avrupa arasındaki gerilimin belirgin bir şekilde hissedildiği zirve
  • Ursula Von der Leyen: “Eski düzenin bittiğini” söyleyen Avrupa Komisyonu Başkanı
  • Pedro Sanchez: Amerika’nın egemen olmadığı yeni bir küresel düzen planlarını ortaya koyan İspanya Başbakanı

Avrupa, zorlu bir süreçle karşı karşıya olsa da, bağımsızlığını korumak ve kendi çıkarlarını savunmak için çaba gösterecektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir