Ayşe Barım’a Ağırlaştırılmış Müebbet İsteği
Gezi Parkı Davası’nda Kritik Gelişme: Savcının Mütalaası
İstanbul’da Gezi Parkı odaklı olaylara iştirak ettiği iddia edilen ID İletişim’in sahibi menajer Ayşe Barım‘ın yargılandığı davada, savcılık esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu. Mütalaada, Barım’ın ‘Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
Savcının Mütalaası: ‘Teşebbüs’ Suçu
Dava kapsamında tutuksuz yargılanan Ayşe Barım’ın, ‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüse yardım etme’ suçundan 22.5 yıldan 30 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı hatırlatıldı. Ancak savcı, mütalaasında Barım’ın eyleminin ‘Teşebbüse yardım’ değil, doğrudan ‘Teşebbüs’ suçunu oluşturduğunu belirtti. Bu durum, Barım’a yöneltilen suçlamanın ağırlığını artırdı.
Memet Ali Alabora ile Görüşmeler ve Bildiri Tartışması
Savcılık mütalaasında, Ayşe Barım’ın Gezi Davası firari sanıklarından Memet Ali Alabora ile bir bildirinin yayınlanması konusunda fikir alışverişinde bulunduğu ve tape kayıtlarının bulunduğu vurgulandı. “Tape içeriğinde Barım’ın bildirinin yayınlanmaması hususunda bir irade ortaya koyduğu anlatıldı.” Mütalaada, bildirinin kendilerine zarar verebileceği ve eylemlerin daha aktif bir şekilde gerçekleştiği zaman yayınlanması gerektiği kararının verildiği, Ayşe Barım’ın bu süreçte danışılan ve onayı alınan kişi olduğu ifade edildi.
HTS Kayıtları ve Kavala, Mater Utku ile İlişkiler
Ayşe Barım’ın Gezi Davası’nda yargılanan Mehmet Osman Kavala ile 10 Haziran-25 Kasım 2014 tarihleri arasında 39 kez, Çiğdem Mater Utku ile 12 Haziran-25 Kasım 2014 tarihleri arasında 14 kez, Memet Ali Alabora ile ise 30 Mayıs-19 Haziran 2013 tarihleri arasında 3 kez görüşme gerçekleştirdiği HTS kayıtlarıyla tespit edildi. Memet Ali Alabora ile yapılan görüşmelerin sadece Gezi Parkı olaylarının yaşandığı dönemlerde olduğu, öncesine ilişkin bir irtibatın bulunmadığı belirtildi. Ayrıca, Gezi Parkı süreci sonrasında herhangi bir irtibat kurulmadığı, gizliliğe riayet edildiği ifade edildi.
Sosyal Medya Yönlendirmesi ve Şiddetin Tırmanması
Savcılık, Ayşe Barım’ın Gezi Parkı eylemlerinin en aktif döneminde, şirketine bağlı sanatçıların eylemlere aktif olarak destek verdiği ve Barım’ın bu sanatçıları koordine ederek yönlendirdiği değerlendirmesine vardı. “Gezi Parkı eylemlerinin bir organizasyon dahilinde, sistemli ve planlı olarak yürütüldüğü belirtilen mütalaada, sanık Ayşe Barım’ın da bu süreçte tüm bu halkın sempati duyarak kitleleri peşinden sürükleme potansiyeli yüksek olan sanatçı-oyuncular adına sosyal medyada ve sahada irade göstererek planlama, organizasyon, yönlendirme yönünde faaliyet gösterdiği anlatıldı.” Özellikle Twitter’da occupyturkey ve DirenGeziParkı etiketlerinin sanatçılar aracılığıyla yayılmasının sağlandığı iddia edildi.
Dava ve Karar Duruşması
Ayşe Barım’ın, Gezi Parkı ana aktörleriyle Gezi Parkı eylemlerinin hazırlık ve başlangıcı sürecinde sık sık ve sistemli olarak irtibatlı olduğu, bu görüşmelerin tesadüfi olmadığı belirtildi. Savcılık, Barım’ın eylemleriyle ‘Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme’ suçuna iştirak ettiği kanaatine vardı. Davanın karar duruşması yarın yapılacak.
- Kaynak: Habertürk
- Tarih: 11.02.2026
Haberin Diğer Kareleri




