Bütçe Açıkları Şirket Kârlarını Şısırdı, Finansal Kriz Riski Artıyor
Büyük Bütçe Açıkları ve Finansal İstikrar Endişesi
ABD’nin 38 trilyon doları aşan borç yükü, aynı zamanda şirket kârlarını ve hisse senedi değerlerini şişiriyor. Araştırma şirketi Research Affiliates’e göre, bütçe açığının azaltılması, beklenmedik bir finansal krize yol açabilir. Chris Brightman ve Alex Pickard tarafından hazırlanan son analiz, bütçe açığı ile şirket kârları arasındaki ilişkiyi ve bunun finansal piyasalar üzerindeki etkilerini inceliyor.
Açıklar ve Kârlar Arasındaki Bağlantı
Research Affiliates’in raporuna göre, ABD’deki her bir bütçe açığı, yaklaşık olarak bir dolarlık şirket kârına dönüşüyor. Yıllık bütçe açığı 2 trilyon dolara ulaşırken, borç faiz ödemeleri bile 1 trilyon dolara yükselmiş durumda. Hükümetin borç satışı yoluyla elde ettiği gelirlerin büyük bir kısmı, sosyal yardım ödemeleri aracılığıyla tüketicilere aktarılıyor ve bu durum şirket kârlarını artırıyor. Ancak şirketler, bu kârları genellikle kapasiteyi genişletmek yerine hissedarlara geri dağıtıyor, bu da hisse senedi geri alımları ve temettüler şeklinde piyasalara geri dönüyor.
Geçmişte Yaşanan Fazla Dönem
Rapor, 1990’ların sonlarında federal hükümetin bütçe açığını sıfırlayarak bütçe fazlası vermesinin, şirket kârlarının düştüğü bir döneme denk geldiğini vurguluyor. Bu durum, federal bütçe açığına olan bağımlılığın finansal piyasaları kırılgan hale getirdiğini gösteriyor.
Olası Riskler ve Çözüm Önerileri
Research Affiliates, bütçe açığının azaltılmasının, şirket kârlarında ve değerlemelerde keskin düşüşlere yol açabileceği ve bunun da finansal bir krizle sonuçlanabileceği uyarısında bulunuyor. Raporda, mevcut yoldan devam etmenin, disiplini kendiliğinden uygulayamayan bir ekonomiye finansal bir krizin dayatılmasına yol açabileceği belirtiliyor.
ABD Borç Piyasasında Değişimler
Donald Trump’ın uyguladığı tarifelerden elde edilen gelir rağmen borç birikimi devam ediyor. JPMorgan CEO’su Jamie Dimon ve Bridgewater Associates kurucusu Ray Dalio gibi Wall Street’in önde gelen isimleri, bu durumdan endişe duyuyor. Trump’ın savunma harcamalarını %50 artırarak 1.5 trilyon dolara çıkarması planı da borç yükünü daha da artırabilir.
Yabancı Yatırımcıların Azalması
Geng Ngarmboonanant’ın New York Times’taki yazısına göre, ABD borçlarının sahipleri, son on yılda kâr odaklı özel yatırımcılara doğru kaymış ve yabancı hükümetlerin payı azalmıştır. 2010’ların başında, yabancı hükümetler ABD tahvillerinin %40’ından fazlasını elinde bulundururken, bu oran şu anda %15’in altına düşmüştür. Bu durum, ABD finansal sistemini stresli zamanlarda daha kırılgan hale getirebilir.
Ek Faktörler ve Gelecek Beklentileri
Yapay zeka (AI) alanındaki gelişmeler, çip, veri merkezi ve inşaat malzemelerine olan talebi artırarak ekonomik büyümeyi destekliyor. Ancak AI şirketleri de, yüz milyarlarca dolarlık yıllık harcamalarını finanse etmek için tahvil piyasasına yöneliyor. Bu durum, Treasury Department’ın rekabet ortamını zorlaştırıyor. Torsten Slok’un belirttiğine göre, bu yıl piyasaya sürülecek yatırım yapılabilir tahvil miktarının 2.25 trilyon dolara kadar çıkması bekleniyor. Bu durum, tahvil alımında kimin öncelikli alıcı olacağı konusunda soru işaretleri yaratıyor.
- Bütçe Açığı: 2 trilyon dolar
- Borç Faiz Ödemeleri: 1 trilyon dolar
- Yabancı Yatırımcıların Payı: %15’in altında
- Yatırım Yapılabilir Tahvil Miktarı Beklentisi: 2.25 trilyon dolar


