Çin, Rusya’ya Yardımını Artırıyor, Batılı Yetkililer Endişeli

Çin’in Rusya‘ya Desteği Artıyor

Batılı yetkililer, Çin’in 2025 yılında Ukrayna’daki savaşa desteğini artırdığını ve bu yıl Moskova ile iş birliğinin daha da derinleşmesinin beklendiğini belirtti. Bu durum, Avrupa liderlerinin Çin ile ilişkileri düzeltme çabalarına gölge düşürüyor.

Xi Jinping’in Tutumu Değişti

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e desteğinde daha iddialı ve kendinden emin bir hale geldiği ve Avrupa’nın savaşın sona ermesi için Çin’i ikna etme çabalarının son bir yılda zorlaştığı ifade edildi. Batılı yetkililer, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının, özellikle dron üretimi için kullanılan çift kullanımlı bileşenlerin ve kritik minerallerin ihracatı da dahil olmak üzere Çin’in devam eden desteği olmadan sürdürülemeyeceğini vurguladı.

Çin, Savaşın Ana Aracısı

ABD’nin NATO Büyükelçisi Matthew Whitaker, Münih Güvenlik Konferansı’ndaki bir panelde yaptığı açıklamada, “Bu savaş, Çin tarafından tamamen destekleniyor. Çin, Vladimir Putin’i arayarak bu savaşı yarın bitirebilir” dedi. Bu özel değerlendirmeler, Bloomberg’e anonim kaynaklar aracılığıyla paylaşıldı ve Batılı liderlerin Çin’in savaştaki rolüyle ilgili kamuya açık açıklamalarından daha karamsar bir tablo çiziyor.

Çin’in Resmi Tutumu

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Münih konferansındaki konuşmasında ülkesinin Ukrayna konusundaki pozisyonunu yineledi ve Çin’in doğrudan dahil olmadığı ve herhangi bir siyasi çözümde son söz sahibi olmadığına dikkat çekti. Wang, aynı zamanda Çin’in barış görüşmeleri için destek vermeye devam ettiğini belirtti.

Almanya’nın Beklentisi

Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Wang ile yaptığı görüşmede, Berlin’in Çin’in Rusya üzerindeki etkisini kullanarak Moskova’yı savaşı sona erdirmeye yönelik adımlar atmaya teşvik etmesini beklediğini söyledi.

Diğer Ülkelerle İş Birliği

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius da Çin’i Rusya’ya verdiği destek nedeniyle eleştirdi. Pistorius, Münih’teki bir konuşmasında, “Moskova yalnız hareket etmiyor. Çin, İran ve Kuzey Kore ile iş birliği yaparak revizyonist gündemini takip ediyor. BRICS gibi uluslararası forumları anti-Batı bloklarına dönüştürmeye çalışıyor” dedi.

Ukrayna ile İlişkiler

Çin, Ukrayna’nın Putin’in eylemlerini kınamamasına rağmen, Ukrayna ile iyi ilişkiler kurmaya çalışıyor. Wang, Çin’in aktif olarak barış görüşmelerini desteklediğini belirtti. Çin Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, “Çin, sorunlara yol açmaz, onlardan faydalanmaz, suçlamaları kabul etmez veya sorumluluğu üstlenmez” ifadesini kullandı.

Batı’yı Karıştırıp Ayrıştırma

Batılı yetkililer, Çin’in Rusya’nın savaşına ekonomik etkilerinden endişe duyduğunu, ancak bunun Avrupa’nın Ukrayna’ya odaklanması ve Avrupa ile ABD arasındaki ilişkilerin gerginleşmesi nedeniyle Çin’e fayda sağladığı görüşüne vardığını belirtti.

Ticaret İlişkileri ve Sanctions

Çin Stratejik Riskler Enstitüsü Kıdemli Politika Direktörü Sam Goodman, “Avrupa liderlerinin, savaşı uzatan Çin’in rolü konusundaki çekincelerini göz ardı ederek, ABD Başkanı Donald Trump ile yaşanan ticaret gerginliklerinin üstesinden gelmek için Çin ile ilişkileri düzeltmeye çalıştıklarını” söyledi. Emmanuel Macron ve Keir Starmer gibi Avrupa liderleri, yakın zamanda Xi ile toplantılar için Çin’i ziyaret etti. Friedrich Merz’in bu ayın sonunda Çin’e yapacağı ziyaret de bekleniyor. Trump’ın da Nisan ayında Çin’de Xi ile görüşmesi planlanıyor. Çin, savaşın başından beri Batı yaptırımlarının etkisini azaltmaya yardımcı oldu ve Rusya’dan petrol alıp komşusuna çift kullanımlı mallar sattı.

Ticaret Hacmi Artıyor

Bloomberg News’in geçen yıl yaptığı soruşturma, Moskova’nın Batı yaptırımlarından kaçınmak için Çin ile olan dostane ilişkilerini kullandığını ve Ukrayna’ya saldırmak için dronlar inşa etme becerisi ve know-how’ı elde ettiğini ortaya koydu. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2024 yılında 253 milyar dolara yükseldi. 2021 yılında bu rakam 152 milyar dolarken, Rusya Çin’in 10. büyük ticaret ortağıyken şimdi 5. sıraya yükseldi.

Çin ve Rusya İlişkileri

Çin ve Rusya uzun ve karmaşık bir ilişki geçmişine sahip. Soğuk Savaş döneminde müttefikten acı rakiplere dönüşen iki ülke, Xi’nin 2012’de göreve gelmesiyle birlikte kişisel bir ilişki kurarak yakınlaştı. Batılı yetkililer, Pekin ve Moskova arasında şüphelerin hala devam ettiğini, ancak iş birliği yapma teşviklerinin farklılıklarından daha ağır bastığını değerlendirdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir