Çin’in Dış Satım Odaklı Büyümesi Sürdürülebilirliği Tehlikeye Girdi
Çin Ekonomisi Baskı Altında: Dış Satım ve Gayrimenkul Krizi Belirginleşiyor
Çin ekonomisi, dış satım odaklı büyümenin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri yaratırken, gayrimenkul sektöründeki çöküş ve tüketici güveninin azalması enflasyonist baskıları artırıyor. Çin, Donald Trump’ın uyguladığı büyük gümrük artışlarını aşarak ihracat gücüyle dikkat çekmiş ve yapay zeka, elektrikli araçlar ve robotik gibi gelişen teknolojilerde başarılar elde ettiğini duyurmuştu. Ancak bu görünümün arkasında, tüketiciler ve gayrimenkul sektörü arasında devam eden zayıflıklar bulunuyor.
Rekor Ticaret Fazlası ve Yavaşlayan Büyüme
Çin’in 2025 yılında 20 santiyeli bir ticaret fazlası ile 1.19 trilyon dolara ulaşması, dünyadaki en büyük ticaret fazlası rekorunu kırmış durumda. Avrupa Birliği, Afrika, Latin Amerika ve Güneydoğu Asya’ya yapılan ihracat artışı bu rekor fazlayı destekledi. İhracat, 2025 yılında %5.5 oranında artış göstererek ekonomik büyümenin üçte birini oluşturdu ve 1997’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. İthalat ise zayıf iç talebi ve Pekin’in daha fazla kendi kendine yeterli olmayı hedeflemesi nedeniyle neredeyse sabit kaldı. Rekor ticaret fazlası, geçen yıl %5’lik bir GSYH büyümesine katkıda bulundu ve hükümetin hedefini karşıladı. Ancak bu olumlu görünüm, genel zayıflık belirtileriyle tezat oluşturdu. Yılın sonunda GSYH büyümesi %4.5’e gerileyerek, üçüncü çeyrekte görülen %4.8’lik artışın altında kaldı.
Tüketici Güveni ve Yatırımda Düşüş
Aralık ayında perakende satışlarındaki artış sadece %0.9’a düşerken, Ekim ayında %2.9 ve Mayıs ayında ise %6.4 artış kaydedilmişti. Sabit varlık yatırımları ise Şubat ayında %15.7 artış gösterdikten sonra Aralık ayında %15’lik bir düşüş yaşadı. Sabit varlık yatırımları, son 30 yıldaki verilere göre ilk kez yıllık bazda düşüş gösterdi. Bu durumun temel nedeni, gayrimenkul sektöründeki çöküş olup, geçen yıl gayrimenkul yatırımları %17.2 oranında azalırken, Pekin’in ilerletmeye çalıştığı yüksek teknolojili endüstrilere yapılan harcamaların etkisini de azalttı.
Ekonomik Beklentiler ve Yeni Kalkınma Modeli
Fitch Ratings, Çin ekonomisinin bu yılın içinde yavaşlayacağını öngörüyor ve GSYH büyümesinin 2025’teki %5’lik orandan %4.1’e düşeceğini tahmin ediyor. Şirket tarafından yayımlanan bir raporda, “Yerli talep, zayıf tüketici güveni, deflasyonist baskılar ve gayrimenkul sektörü düzeltmesinin ötesine geçen yatırım zorlukları tarafından kısıtlanmaya devam edecektir” denildi. Çin, inşaat balonunun patlamasından dört yıl aşkın bir süre sonra bile 80 milyon civarında satılmamış veya boş evle karşı karşıya. Pekin, gayrimenkul sektörünü canlandırmaya yönelik girişimlerde başarısız olduktan sonra yeni bir kalkınma modeline yöneldiğini duyurdu. Atlantic Council’den Jeremy Mark, bu durumun, GSYH’sinin yaklaşık dörtte birini ve tarım dışı işgücünün yaklaşık %15’ini oluşturan bir sektörün neredeyse tamamen terk edildiği anlamına geldiğini belirtti.
Gayrimenkul Krizi ve Ekonomik Etkileri
Zayıf perakende harcamaları, deflasyon ve düşük tüketici ve işletme güveni gibi diğer ekonomik sorunların da gayrimenkuldeki düşüşe dayandığına dikkat çekildi. Gayrimenkul, yüz milyonlarca hanenin birikimlerinin ana kaynağı olduğu için, gayrimenkul fiyatlarındaki kazançların yaklaşık %85’i 2021’den beri silindi. Bu durum, tüketicilerin harcamak yerine paralarını biriktirmesine neden olurken, işletmelerin hayatta kalmak için ücretleri, personeli ve fiyatları düşürmesine yol açtı. Bu durum, tüketici fiyatlarını sabit tutarken üretici fiyatlarını negatif bölgede tuttu. Çin’in aşırı kapasitesi ve üreticilere tüketicilere göre daha fazla destek vermesi de fiyatları aşağı çeken aşırı arzı körükledi. Ülke çapındaki bir fiyat ölçütü, Çin’in son üç yıldır deflasyonla mücadele ettiğini gösteriyor; bu da geçiş döneminin sonlarında 1970’lerdeki piyasa ekonomisine geçişinden bu yana en uzun süredir yaşanan deflasyonist dönem.
Bankalar ve Yerel Yönetimler Üzerindeki Baskı
Gayrimenkul çöküşünün Çin bankaları ve yerel yönetimleri üzerinde de olumsuz etkileri bulunuyor. Geliştiricilerin iflasını önleme çabaları, “zombi şirketler” ve büyük miktarda borç yaratmış durumda. Jeremy Mark, bu durumun uzun vadede ciddi sorunlara yol açabileceği konusunda uyardı. Gayrimenkul balonunun etkileri azalırsa bile, yeniden inşa görevi zorlu olacak. Bu, sadece Çin’in ekonomik dinamizminin önemli bir dayanağını değiştirmekle kalmayacak, aynı zamanda ev sahiplerinin derinlemesine zarar görmüş mali güvenliğini de yeniden canlandırmayı gerektirecek.
Dış Satım Odaklı Büyümenin Sınırları
Ekonomistler uzun zamandır Çin’in büyüklüğünü tüketici odaklı bir modele kaydırmasını ve ihracat ve yatırım odaklı bir modelden uzaklaşmasını savunuyor. Ancak Çin liderliği, bu konuda isteksizliğini gösterdiğini ve bu durumun küresel ekonomi için Trump’ın ticaret savaşı kadar büyük bir tehdit oluşturabileceği belirtildi. Çin’in büyüme modeli, Cornell Üniversitesi profesörü Eswar Prasad tarafından Financial Times’ta yayınlanan bir makalede, “giderek daha sürdürülemez” olarak nitelendirildi. Zayıf istihdam ve ücret artışı, gayrimenkul çöküşü ve hükümete olan güven eksikliği tüketimi olumsuz etkiliyor.


