Çocuk Felcini Babasının Omuzlarında Aştı, Vefasını Göstermek için Kitap Yazdı
Küçüklükte Geçirdiği Çocuk Felciyle Mücadelesi
Anadolu Ajansı’na göre, Kocaeli’de 6 kardeşli bir ailede büyüyen Yasemin Temel Çiftçi, 2 yaşında geçirdiği çocuk felciyle yürüme yetisini kaybederek zorlu bir hayata başladı. Kore gazisi babası Süleyman Temel’in sevgisi ve fedakarlığı ise küçük yaşlardan itibaren hayata tutunmasındaki en büyük motivasyon kaynağı oldu.
Babasının Özveriliği
Çiftçi, ilkokula başladığında babası onu her gün omuzlarında taşıyarak okula götürdü ve teneffüslerde ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra koşarak işine geri döndü. Akşamları ise yine omuzlarında eve getirdi. Bu özveri, onun hem eğitimine devam etmesini hem de hayata tutunmasını sağladı.
Kitabında Anlatılanlar
Çiftçi, gazetede çıkan haber sayesinde bir ortopedi doktoru ile tanıştı ve fizik tedavi ile alçı uygulamaları sayesinde 12 yaşından sonra bastonsuz yürümeye başladı. Eğitimini tamamladıktan sonra bir otomobil fabrikasında çalışmaya başlayan Çiftçi, bir yandan da sivil toplum kuruluşlarında ve eğitim kurumlarında engelli farkındalığını artırmak için aktif rol aldı.
Babasına Minnettarlığı
Çiftçi, hem kaleme aldığı kitabıyla hem de yıllardır sürdürdüğü farkındalık çalışmalarıyla, babasının mirasını yaşatırken engelli bireylerin toplumdaki görünürlüğünü ve kabulünü artırmak için mücadele ediyor.
- Kitabında anlattığı hikayenin adı “Omuzlarda Yeşeren Umutlar”dır.
- Çiftçi, 5 yıl boyunca her gün babamın omuzlarında okula gittim ve geldim.
Sözümona
Çiftçi, çocuk felciyle mücadelesini, babasının fedakarlığını ve kaleme aldığı kitabıyla yürüttüğü farkındalık çalışmalarını anlattı. “Babam beni sahiplendi, hiçbir zaman dışlamadı ve topluma kabul ettirmek için çok çaba sarf etti.” dedi.
Çiftçi, babası sayesinde harika bir çocukluk geçirdiğini ve öz güveninin o dönemde oluştuğunu kaydetti. “Babam aslında önce kardeşlerimin beni kabullenmesini sağladı. Hiçbir kardeşimden ‘Sen engellisin, yapamazsın’ sözünü duymadım.” ifadelerini kullandı.
Çiftçi, babasının asıl fedakarlık hikayesinin ilkokulla birlikte başladığını belirten Çiftçi, o dönemi şu sözlerle anlattı: “İlkokul çağına geldim, 7 yaşındayım. ‘Baba, ben de okula gitmek istiyorum’ dedim. Hiç yürüyemiyorum. Babam beni omuzlarına aldı ve okula kaydımı yaptırdı.”


