Deprem Bölgesinde Hava Kirliliği Alarm Veriyor: Yasal Sınırın Üzerine Çıktı

Deprem Bölgesinde Hava Kalitesi Alarm Veriyor

6 Şubat depremlerinin etkilerini hala yüreklerinde taşıyan deprem bölgesinde, hava kirliliği sorunu da dikkat çekici boyutlara ulaştı. Asrın felaketinin üzerinden geçen üç yıla rağmen, enkaz kaldırma faaliyetleri, şantiye hareketliliği ve artan araç trafiği nedeniyle hava kalitesinin bazı noktalarda yasal sınırların üzerinde seyrettiği belirlendi.

Ölçümler Ne Gösteriyor?

‘Temiz Hava Hakkı Platformu’nun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerinden derlediği rapora göre, Elbistan’da 128,27; Malatya’da 111,73; Osmaniye’de ise 111,23 mikrogram/metreküp olarak ölçülen yıllık ortalama PM10 değerleri, bölgedeki hava kirliliğinin ciddiyetini gözler önüne seriyor. Bakanlık tarafından belirlenen yıllık ortalama PM10 sınır değeri 40 mikrogram/metreküp iken, birçok kentte bu eşik değerin aşıldığı tespit edildi.

İllerdeki Durum

Hava kirliliğinin en yüksek seviyelere ulaştığı noktalardan biri olan Elbistan-Kahramanmaraş hattında PM10 düzeyleri sınır değerin 3.2 katına çıkarken, Malatya ve Osmaniye’de bu oranın 2.8 kat, Hatay’da ise sınır değerin 2.5 katı olarak ölçüldüğü belirtildi.

  • Hatay İskenderun Merkez: 98,5 mikrogram/metreküp
  • Hatay İskenderun: 80,21 mikrogram/metreküp
  • Osmaniye: 111,23 mikrogram/metreküp
  • Osmaniye Kadirli: 72,75 mikrogram/metreküp
  • Adıyaman: 37,1 mikrogram/metreküp
  • Malatya: 111,73 mikrogram/metreküp
  • Kahramanmaraş Elbistan: 128,27 mikrogram/metreküp
  • Kahramanmaraş Onikişubat: 66,52 mikrogram/metreküp

Uzmanların Uyarıları

Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Deniz Gümüşel, bölgede hava kalitesinin düzenli olarak izlenmesi ve ölçüm sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, enkaz depolama alanlarının yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve yeniden inşa sürecinin mevzuata uygun şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu.

Eski Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk ise, “Tekniğine uygun bina yıkımlarının yapılmaması, enkazların çevresel önlemler alınmadan kaldırılması ve molozların vahşi şekilde depolanması sonucu toz kirliliği oluşuyor. Bebekler, çocuklar, gebeler, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan yurttaşlar kirlilikten daha fazla etkileniyor” şeklinde uyarılarda bulundu.

Hava kirliliğinin özellikle enkaz kaldırma, yıkım ve devam eden inşa faaliyetlerinin yoğun olduğu alanlarda daha belirgin olduğu, altyapısı tamamlanmamış sokak ve caddelerdeki yoğun araç trafiğinin de toz oluşumuna katkıda bulunduğu belirtildi.

Haberin Diğer Kareleri

Enkaz, toz, duman Nefes almak bile zorlaşıyor
Enkaz, toz, duman Nefes almak bile zorlaşıyor
Enkaz, toz, duman Nefes almakta zorlanıyorlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir