Ekonomistler Resesyon Uyarısı Yapmaktan Kaçınıyor, Riskler Yükseliyor

Moody’s Ekonomisti Mark Zandi’ye Göre Resesyon Olasılığı %49

Ekonomistler, Orta Doğu’daki gerginliklerin tırmanmasıyla birlikte resesyona işaret eden uyarıları paylaşmaktan çekiniyor. Ancak Moody’s en üst düzey ekonomisti Mark Zandi, önümüzdeki 12 ay için resesyon olasılığının %49’a yükseldiğini duyurdu. Bu oran, Wall Street’in enerji arzındaki aksamalara karşı sergilediği sakin tepkiye rağmen dikkat çekici bir artış olarak değerlendiriliyor.

Enerji Fiyatlarındaki Artış ve Makroekonomik Etkiler

Zandi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarından önce bile resesyon olasılığının alarm verici bir eşiğe ulaştığını belirtti. Şubat ayına ait Moody’s ekonomik gösterge modeli, resesyon riskinin %49 olduğunu ortaya koydu. İşgücü piyasasındaki zayıflık bu artışın temel nedeni olsa da, yıl sonundan beri neredeyse tüm ekonomik verilerde yumuşama gözlemlendiğini vurgulayan Zandi, “Ekonomik göstergeler geçmişte de benzer dönemlerde resesyonları önceden haber vermişti” dedi.

Geçmiş Veriler ve Mevcut Durum

Moody’s’in resesyon göstergesi, 2020, 2007 ve 2001 yıllarında benzer şekilde 50’nin üzerinde bir seviyeye yükselmişti ve bu dönemler resesyonlarla sonuçlanmıştı. İran ile yaşanan çatışma ve petrol fiyatlarındaki ani artış nedeniyle göstergenin %50 eşiğini aşması bekleniyor. Petrol fiyatları, modelde önemli bir değişken olarak yer alıyor; çünkü II. Dünya Savaşı’ndan beri tüm resesyonlara (pandemi hariç) yüksek petrol fiyatlarının yükselişi öncülük etmiştir.

Wall Street ve Oxford Economics’in Tahminleri

Wall Street, Moody’s’e kıyasla daha düşük bir resesyon olasılığına işaret ediyor. Oxford Economics ise dünya ekonomisini resesyona sokmak için petrol fiyatlarının iki ay boyunca varil başına 140 dolara ulaşması gerektiğini belirtiyor. Orta Doğu’daki çatışmanın çözümüyle birlikte finansal piyasalarda hızlı bir toparlanma beklenirken, bu durumun geçmişteki benzer durumlardan farklı olarak daha yavaş gerçekleşebileceği konusunda uyarılar yapılıyor.

Tüketici Harcamaları ve Ekonomik İstikrar

Zandi, petrol fiyatlarının önceki yıllardaki ekonomik hasara yol açacak kadar yüksek olmasa da tüketici harcamalarında önemli bir artışa neden olacağını ifade etti. Ekonomistlerin resesyon uyarısı yapmaktan çekinmelerinin nedeni ise geçmişte Federal Rezerv politikalarıyla ilgili yaptıkları yanlış tahminler olduğunu belirtiyor. Ancak Zandi, petrol fiyatlarının uzun süre yüksek kalması durumunda resesyondan kaçınmanın zorlaşacağını ekledi.

Alternatif Görüşler ve Sektörel Döngüler

Apollo Investment’in baş ekonomisti Torsten Slok, resesyonların daha az sıklıkla yaşandığını savunarak yatırımcıların sektör özelinde döngülere hazırlıklı olması gerektiğini belirtiyor. Örneğin, yazılım sektöründe yaşanan gerilemenin diğer ekonomik alanları etkilemeden devam edebileceği öne sürülüyor. Bu durum, resesyon dönemlerinin yanı sıra genişleme dönemlerinde bile kredi fırsatlarının ortaya çıkabileceğini gösteriyor.

Küresel Risk Algısı ve ABD Ekonomisi

Oxford Economics’in son Küresel Risk Anketi de daha olumlu bir tablo çiziyor. Anket sonuçlarına göre, çatışmanın başlamasıyla birlikte beklentilerde keskin bir düşüş yaşanmış olsa da küresel resesyon olasılığı hala 6’da 1 oranında bulunuyor. Ankete katılanların üçte dördü, ABD’nin yakın zamanda devam eden “olağanüstü” ekonomik performansını sürdüreceğini düşünüyordu; ancak çatışmanın başlamasıyla birlikte bu oranın önemli ölçüde düştüğü ve artık katılımcıların yarısından biraz fazlasının ABD’nin bu yılın en hızlı büyüyen G7 ülkesi olmaya devam edeceğini düşündüğünü belirtiliyor.

Diğer Ekonomik Tahminler

Goldman Sachs’tan David Mericle, bankanın resesyon olasılığını %25’e yükselttiğini duyururken, JP Morgan ise geçen yılın sonunda 2026 resesyon olasılığının %35 olduğunu tahmin etmişti.

Haberin Diğer Kareleri

Belirsizlik artıyor, riskler yükseliyor, ekonomistler sessiz kalıyor

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir