Gen Z’nin 2016 Nostaljisi: Ekonomik Bir Protesto Belki de
Gen Z’nin 2016’ya Özlemi, Derin Bir Anlam Taşıyor
Gen Z’nin 2016 yılına duyduğu nostalji, pastel renkli Instagram filtrelerinden çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu durum, gençlerin devraldıkları dünya ve ekonomiye yönelik bir protesto niteliği taşıyabilir. Artık ucuz Uber yolculukları, düşük fiyatlı teslimat hizmetleri ve kolay erişilebilir internet dönemi geride kaldı. Gençler, olgunlaşmış bir internet ekonomisinin getirdiği zorluklarla yüzleşiyor.
TikTok ve Instagram’da 2016 Estetiği Yükselişte
TikTok ve Instagram’da “2016 vibes” olarak adlandırılan bir estetik trendi ortaya çıktı. POV (Perspective View – Bakış Açısı) videoları, 2010’ların ortalarındaki popüler şarkılar ve günümüzü geçmişe dönük bir havaya sokan filtreler bu trendin belirgin özellikleri. TikTok’ta 2016 ile ilgili yapılan aramalar Ocak ayının ilk haftasında %450’den fazla artış gösterdi ve bu yılın görünümü ve hissini kutlayan 1.6 milyondan fazla video yüklendi. After School adlı içerik üreticisi bültenine göre, sadece birkaç ay önce “millennial cringe” (millennial’ların utanç verici anları) “millennial optimism” (millennial’ların iyimserliği) olarak yeniden markalandı ve Gen Z, daha rahat bir dönemi deneyimlemeyi arzuladı.
2016’nın Özlemi: Kayıp Bir Çağ
Lin-Manuel Miranda’nın Hamilton müzikali, 2015’te gösterime girdi ancak 2016 havasını taşıyor. Bazı millennial’ların iyimserliği, özellikle “stomp, clap, hey” türündeki neo-folk pop müziği, Gen Z tarafından şaşkınlık verici bulunuyor. Google Trends verilerine göre, 2016 ile ilgili aramalar Ocak ortasında rekor seviyeye ulaştı ve en çok aranan “neden herkes…” sorgularının tamamı 2016 ile ilgiliydi. İlk iki sırada “…2016 fotoğrafları paylaşıyor” ve “…2016 hakkında konuşuyor” ifadeleri yer aldı.
“2026 Yeni 2016” Mesajları ve Kayıp Bir Spontaneite
İçerik üreticileri, gönderilerinde “2026 yeni 2016” mesajını kullanıyor ve ev partileri, festivaller ve alışveriş merkezlerinde çekilen görüntüleri yan yana koyarak, daha spontane ve sorunsuz bir gençlik deneyimini hayal etmeye davet ediyor. Fortune dergisinin kapaklarında yer alan “tek boynuzlu atların koşuşu” (2016’yı tanımlayan milyar dolarlık startup’lar) ile 10 yıl sonraki “tek boynuzlu cesetler” (unicorpse) çağı arasındaki zıtlık, bu durumu gözler önüne seriyor. 2016’yı yetişkin olarak yaşayanlar için bu karşılaştırma absürt görünse de, ekonomik faktörlerin önemli bir rol oynadığı açık.
Millennial’lar ve Silicon Valley’in Altın Çağı
Millennial’lar, 2016’da teknolojinin fırsatları genişlettiği bir dönemin tadını çıkarırken, Gen Z bu fırsatlara geç kalıyor ve giriş bileti almak için gereken fiyatı karşılayamıyor. 2016’da, girişim sermayesi ucuzdu, platformlar düşük fiyatlıydı ve yazılımlar kişisel avantaj sağlıyordu. Uber, Airbnb ve TaskRabbit gibi gig ekonomisinin ilk sürümleri, yaşam maliyetini düşürerek kentsel yaşamı kolaylaştırıyordu. Çalışanlar, yeni dijital araçlarla daha hızlı ve verimli çalışarak öne çıkıyordu.
“Millennial Yaşam Tarzı Sübvansiyonu” Dönemi
Kevin Roose’un 2021’de The New York Times’ta yazdığı “millennial yaşam tarzı sübvansiyonu” döneminde, geceleri uygun fiyatlı Uber yolculukları ve birkaç dolara teslimat hizmetleri yaygındı. Amazon ve Netflix gibi şirketlerin uzun yıllar boyunca kâr elde edememesine rağmen, pazar payını ele geçirmesi, Balenciaga tarzı yaşamı Banana Republic bütçesiyle sürdürmeyi mümkün kılmıştı. Gen Z, bu tür imkanları hiç yaşamadı. 40 dolar tutarında bir Uber yolculuğu veya teslimat ücreti, normal karşılanırken, millennial’ların rahat ve sorunsuz kentsel yaşam tarzı, tarihi bir kurgu gibi algılanıyor.
Teknoloji ve Dijital Kültür: Kayıp Bir Eğlence
Teknoloji ve dijital kültür aynı zamanda eğlenceliydi. Gen Z, Pokemon Go’nun heyecanını hatırlıyor; bu uygulama, gençleri dışarı çıkarıp sosyalleşmelerini sağlayan nadir bir deneyimdi. Viral trendler, algoritmik beslemelerle parçalanmak yerine kolektif bir şekilde yayılıyordu. Vine şakaları, Harambe memleri ve Snapchat filtreleri, zaman çizelgelerinde kolayca yayılabiliyordu.

