Goldman Sachs CEO’su, Yapay Zeka İşsizlik Kıyameti İddialarını Çürüttü
İş Pazarina Dair Görünüş
Solomon, Goldman Sachs Exchanges podcast’ine yaptığı açıklamada, “Ben işsizlik kıyameti kampındayım değilim,” diyerek mevcut teknolojik dalganın insan istihdamı için temel bir tehdit oluşturduğu iddiasını reddetti. İşgücü piyasasının son ekonomik büyümeye göre kırılgan göründüğünü kabul etse de, mevcut kesintinin yapısal olarak benzersiz bir durumdan ziyade, yaratıcı yıkımın normal seyrinin bir parçası olduğunu savundu. Teknoloji, onlarca yıldır işleri bozuyor, insanların çalışma şeklini değiştiriyor, işleri yok ediyor ve bizi dinamik bir ekonomi olarak yeni işler yaratmaya zorluyor. Bu sefer de farklı değil.” dedi.
Goldman Sachs 3.0 ve İş Süreçleri Yeni Denim
Solomon, bu felsefeyi kendi bankasına uygularken, “One GS 3.0” olarak adlandırılan yeni bir girişimi detaylandırdı. Bu program, işten çıkarma stratejisi olmaktan ziyade, altı temel süreci (örneğin, işe alım ve müşteri tanıma – KYC) otomasyon ve beyaz kağıt tasarımları aracılığıyla yeniden hayal etme çabası olarak tanımlandı. “Bu süreçlerin gerçekten yeni bir beyaz kağıt görünümü ve otomasyonla fayda sağlayacağını düşünüyoruz, çünkü bugün mevcut olan teknoloji sayesinde bunları farklı bir şekilde yapabiliyoruz,” dedi.
Solomon’a göre, Goldman Sachs’ta yapay zeka entegrasyonunun amacı, personel sayısını azaltmak değil, kapasiteyi genişletmektir. “Eğer bunu doğru yaparsak, sahip olduğumuz kişi sayısını önemli ölçüde azaltmayacağını düşünüyorum. Bunun yerine, verimlilik artışları, firmanın daha önce kısıtlamalar nedeniyle sahip olmadığı büyüme için kapasite sağlayacaktır.”
Geçiş Zorlukları ve Uzun Vadeli Beklentiler
CEO, geçişin zorlu olduğunu kabul etti. Çalışanların verimliliği artıran araçları benimsemesi kolay olsa da, KYC gibi eski iş akışlarını tamamen değiştirmek daha zorlu bir süreçtir. “Büyük bir şirkette süreçleri değiştirmek zorlu bir iş. Ve biraz zaman alacak,” uyarısında bulunarak, bu sürtünmenin, o süreç etrafındaki insan sermayesini temelden değiştirmeyi içerdiğini belirtti.
Solomon’un yorumları, Wharton profesörü Peter Cappelli’nin Fortune dergisine yaptığı açıklamalara paralel geldi. Cappelli, yapay zeka benimsemesinin ne ucuz, ne de kolay olduğunu ve personel sayısını azaltmanın kesin bir yolu olmadığını belirtmişti. Ricoh adlı bir şirketin yapay zekayı benimseyerek üç kat verimliliğe ulaşabildiğini, ancak aylık 200.000 dolarlık bir taşıma maliyeti ve 500.000 dolarlık bir ön danışmanlık ücreti nedeniyle bir yıla kadar zararda olduğunu ifade etti.
2026 Yılında Yapay Zeka Beklentileri
Solomon, uzun vadeli iyimserliğine rağmen, 2026 yılına ait yapay zeka benimsemesinin hızına ilişkin ılımlı bir tahmin sundu. Yapay zeka temasının modası geçmediğini belirterek (inanılmaz bir teknoloji olduğunu söyleyerek), önümüzdeki yıl potansiyel bir yeniden dengelenme olabileceğini öngördü. “Hızlanmaya devam edecek. Sermaye yatırımının hızı da devam edecek. İnsanların beklediği kadar hızlı bir şekilde talebi ve benimsemeyi elde edip edemeyecekleri, burada bir yeniden dengelenme görebileceğiniz bir yer.”
Solomon, 2026’da, yapay zekanın şirketler içinde uygulanmasının ilk başta düşünüldüğünden daha zor olacağı konusunda genel bir farkındalığın oluşabileceğini ekledi. Sonuç olarak, şirketlerin entegrasyonun karmaşıklıklarıyla mücadele etmesi nedeniyle uygulama, şu anda düşünüldüğünden daha yavaş ilerleyebilir.
Satya Nadella’nın Görüşü
İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun yıllık toplantısının ilk gününde Microsoft CEO’su Satya Nadella de benzer bir tonla konuştu. Nadella, yapay zeka hikayesinin bir balon haline gelebileceğini ve bunun teknoloji şirketleriyle hiçbir ilgisi olmayabileceğini ilk kez kabul etti. Bir balonun işareti, herkesin yalnızca teknoloji şirketleriyle ilgili konuşması olurdu. Nadella, WEF’nin geçici eş başkanı Larry Fink’e, tüm konuşmaların yalnızca teknoloji tarafında neler olduğuna odaklanması durumunda bunun yalnızca arz tarafı olduğunu savundu. Benimsenmenin, 1980’lerdeki bilgisayar devrimi gibi, taleb tarafında yaygın ve başarılı olması gerektiğini savundu.
Solomon’un yorumları, yapay zeka altyapısı nedeniyle büyük ölçekli bir sermaye yatırım patlamasının yaşandığı bir arka plana karşı yapıldı ve bu da 2026 için destekleyici bir makro ortamın temel direği olarak tanımlandı.

