Hayalet Deprem Sendromu: Stres ve Kaygı Bozukluğu

Uzmanlar, Türkiye’de son dönemde art arda meydana gelen depremlerin ardından halkın geniş kesiminde deprem oluyormuş hissiyle kendini gösteren ve literatüre hayalet deprem sendromu olarak giren durumun, toplum genelinde stres ve kaygı bozukluklarını tetiklediğini belirtti.

Anadolu Ajansı’nın 20.11.2025 tarihli haberine göre, hayalet deprem sendromu, gerçek bir sarsıntı olmasa bile yerin sallandığı hissine kapılarak günlük hayatına bu tedirginlikle devam ediyor. Özellikle Balıkesir’in Sındırgı ilçesi, son 3 ayda 16 binin üzerinde depremin meydana gelmesiyle, bu sendromun en belirgin şekilde hissedildiği bölgelerden biri oldu.

Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Erişkin Psikiyatri Uzmanı Dr. Burak Amil, hayalet deprem sendromunun nispeten yeni bir tabir olduğunu, literatüre yavaş yavaş girmeye başladığını ve bununla ilgili vaka çalışmalarının yapıldığını söyledi.

Dr. Amil, bu durumun sürekli alarm halinde yaşamayı beraberinde getirerek toplum genelinde psikolojik yorgunluk, stres artışı ve uyku bozukluklarına yol açtığını vurguluyor. Ayrıca, hayalet deprem hissiyle, anksiyete, panik bozukluk ya da travma sonrası stres bozukluğu arasında yakın ilişki olduğunu anlatan Amil, Şayet kişilerde depremle ilişkili durumlar olsun ya da olmasın bir yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluk ya da akut stres tepkisi gibi durumlar söz konusuysa, tanısı konmuş bir durum varsa zaten bu kişilerde zaman zaman kaygı düzeylerinin yükselebileceğini, panikatak tablolarının görülebileceğini, bununla birlikte bedensel belirtilerin ortaya çıkabileceğini biliyoruz.

Dr. Amil, sık sık sarsıntı hisseden kişilerin bunun üstesinden gelebilmesi için şu önerilerde bulundu: Kişi bazen bulunduğu konutun güvenliği konusunda şüpheler taşıyabiliyor ya da toplanma alanlarıyla ilgili bilgi eksikliği olabiliyor. Bazen deprem çantası yapmak ya da o temel ihtiyaç unsurlarına hızlıca ulaşıp evden çıkmakla ilgili kaygıları olabiliyor. O yüzden önce hazırlık aşamalarını bir şekilde gerçekleştirmek önemli. Bu, kaygıyı ve hayalet deprem hissini azaltabilir. Nefes egzersizleri yine bu anlamda katkı sağlayabilir. Kaygı bozukluğu benzeri tanısı konulmuş durumlar varsa da o zaman ilaç tedavilerinden, medikal destek alarak da yine hastalarımızın, danışanlarımızın tedavi süreçlerini gerçekleştirebiliyoruz.

Hayalet Deprem Sendromu: Stres ve Kaygı Bozukluğu

Hayalet Deprem Sendromu: Stres ve Kaygı Bozukluğu

Uzmanlar, Türkiye’de son dönemde art arda meydana gelen depremlerin ardından halkın geniş kesiminde deprem oluyormuş hissiyle kendini gösteren ve literatüre hayalet deprem sendromu olarak giren durumun, toplum genelinde stres ve kaygı bozukluklarını tetiklediğini belirtti.

Dr. Burak Amil’in Sözleri

Dr. Amil, hayalet deprem sendromunun nispeten yeni bir tabir olduğunu, literatüre yavaş yavaş girmeye başladığını ve bununla ilgili vaka çalışmalarının yapıldığını söyledi.

Hayalet Deprem Sendromu’nun Etkileri

Amil, bu durumun sürekli alarm halinde yaşamayı beraberinde getirerek toplum genelinde psikolojik yorgunluk, stres artışı ve uyku bozukluklarına yol açtığını vurguluyor.

  • Kişi bazen bulunduğu konutun güvenliği konusunda şüpheler taşıyabiliyor ya da toplanma alanlarıyla ilgili bilgi eksikliği olabiliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir