Hill Houseun Eğik Boyunlu Kadın Bölümü: Yüzyılın En İyi Korku Sahnesi
“Eğik Boyunlu Kadın” Bölümü Neden Özel?
Netflix yapımı “Hill House” dizisinin 5. bölümü olan “Eğik Boyunlu Kadın”, hem korku türünde bir dönüm noktası hem de 21. yüzyılın en iyi korku bölümlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu bölüm, korku unsurlarını gerçekçi ve dokunaklı insan dramıyla ustaca harmanlayarak izleyiciyi derinden etkiliyor. Televizyon tarihine baktığımızda, “The Twilight Zone” ve “Hammer House of Horror” gibi klasikleşmiş yapımların yanı sıra, “The X-Files” ve “Buffy the Vampire Slayer” gibi dizilerle korku türü televizyonda yeniden canlanmıştır. Günümüzde ise “Alien” ve “It” gibi popüler yapımlar küçük ekrana taşınmış, “Stranger Things” ise nesil tanımını yapmış bir final bölümüyle ekranlara veda etmiştir. Bryan Fuller ve Guillermo del Toro gibi vizyoner isimler de bu alanda önemli işlere imza atmıştır. “Yellowjackets” ve “The Last of Us” gibi yapımlar da korku türünün tanıdık formüllerine yenilikçi yaklaşımlar getirmiştir. Ancak tüm bu yapımlar, “Hill House”un “Eğik Boyunlu Kadın” bölümünün önüne geçemiyor.
“Eğik Boyunlu Kadın”ın Hikayesi
Bölüm, Nell’in çocukluğundan yetişkinliğe uzanan hayatını ve ölümünü gözler önüne seriyor. Çocukken Nell, “Eğik Boyunlu Kadın” olarak adlandırdığı bir hayalet tarafından takip edilmiştir. Yetişkinlikte ise uyku felçleriyle başa çıkmak için terapiye başlamış ve terapistiyle aşk yaşamıştır. Ancak “Eğik Boyunlu Kadın” tekrar ortaya çıkmıştır. Nell, Hill House’un kendisine zarar veremeyeceğine inanarak eve geri dönmüş, evi terk edilmiş bir yer olarak görmiştir. Ailesi ve ölen kocası tarafından karşılanacağını düşünerek eve giden Nell, aslında terk edilmiş ve bakımsız bir evle karşılaşır. Bir spiral merdiven çıkışı, annesinin kolyesini takar ancak bu aslında bir ilmek halatıdır. Annesinin hayaleti tarafından itilen Nell, ilmek halata asılır ve boynu kırılmak suretiyle anında hayatını kaybeder.
Şok Eden Dönüş: Nell, Kendi Hayaleti miydi?
Olayın şok edici bir başka yönü ise Nell’in ölümüyle birlikte ruhunun hayatı boyunca geriye dönmesi ve “Eğik Boyunlu Kadın”ın aslında kendisi olduğunu fark etmesidir. Bu durum, Nell’in tüm hayatını takip eden ve çocukluk travmasının kaçınılmaz dehşetini görselleştiren bir hayaleti olmuştur. Bu, korku hikayeleştirme konusunda eşsiz bir ustalık örneğidir.
Mike Flanagan’ın Korku ve Dramı Harmanlama Sanatı
“Hill House”, Mike Flanagan’ın başyapıtı olarak kabul edilir ve onun kendine özgü tarzının en belirgin örneğidir. Flanagan, son on yılda en üretken ve popüler korku yaratıcısı olarak öne çıkmaktadır. Onun başarısının sırrı, eserlerine insanlık dokunuşu getirmesidir. Bu, Flanagan’ın Stephen King’in eserlerini uyarlama konusunda başarılı olmasının da nedenidir. Flanagan’ın karakterleri, derinlikli ve insancıldır. Karakterler arasındaki ilişkiler o kadar güçlüdür ki, hikayeler korku unsurlarına ihtiyaç duymadan bile etkileyicidir. Korku unsurları alınsa bile, “Midnight Mass” bir ruhani kasaba draması, “Gerald’s Game” ise solan bir evliliğin ilişkisel bir dramı olarak işe yarayabilir ve “Hill House” ise trajik bir aile destanı olarak ayakta kalabilir. Ancak korku unsurları, gösterilere hem eğlence ve heyecan katmakta hem de dramı sembolik ve alt metin düzeyinde geliştirmektedir. Hayaletler, karakterlerin kişisel hayatlarındaki şeytanların metaforudur. Evin etrafındaki canavarlar, aileyi parçalayan işlevsizlikleri yansıtır. “Eğik Boyunlu Kadın” ise Flanagan’ın alegorik korkuyu karakter dramını vurgulamak için kullandığı en açık örnektir.
- Mike Flanagan: Korku türünün önde gelen yaratıcısı.
- Stephen King: Flanagan’ın uyarlamalarında sıklıkla işbirliği yaptığı yazar.
- “Eğik Boyunlu Kadın”: “Hill House” dizisinin en çok konuşulan ve beğenilen bölümü.
Haberin Diğer Kareleri







