Hindistan’ın Deneyimi: Yapay Zeka Benimsemesinde Kurumsal ve Kurumsal Hazırlık Önceliği
Yapay Zeka Benimsemesinin Zorlukları ve Hindistan Faktörü
Yapay zeka (YZ) teknolojilerinin benimsenmesi, özellikle de aylık 20 milyar işlem hacmine sahip Hindistan gibi büyük ölçekli operasyonları olan ülkelerde beklenenden daha karmaşık bir süreç olabiliyor. YZ’ye yapılan yatırımlar hızlanmış olsa da, icat etmekten ziyade benimseme aşamasında önemli zorluklarla karşılaşılıyor. Teknoloji yeteneklerindeki kısıtlamalar ortadan kalkmış durumda; asıl sorun, kurumların ve kuruluşların YZ’yi entegre etme kapasitesine sahip olup olmadığı.
Kurumlar ve Kuruluşlar Arasındaki Fark
Kurumlar, belirsizliği azaltan, güvenliği sağlayan ve yeni davranışları teşvik eden kurallar, teşvikler, standartlar ve hesap verebilirlik yapılarıdır. Kuruluşlar ise bu kurallar çerçevesinde faaliyet gösterir ve iş akışlarını buna göre düzenler. Örneğin, Almanya kimya endüstrisinde öncülük etmesine rağmen, ABD bu endüstriyi üretim ve ticarete entegre ederek yaygınlaştırmıştır. Bu, kurumların evrilmesi ve kuruluşların iş akışlarını yeniden tasarlamasıyla mümkün olmuştur.
Teknolojiyi Ölçeklendirmedeki Anahtar: Kurumsal Hazırlık
Jeffrey Ding’in “Technology and the Rise of Great Powers” adlı eserinde de belirtildiği gibi, liderlik, çığır açan yenilikler yapmakla değil, teknolojiyi ölçekte emme ve kullanma kapasitesiyle şekillenir. Nobel ödüllü Douglass North’un da vurguladığı gibi, kurumlar davranışları şekillendiren kurallar ve teşviklerdir, kuruluşlar ise bu kurallar çerçevesinde hareket eden aktörlerdir. Bu ayrım, yayılımın yalnızca kurumsal değişime değil, aynı zamanda organizasyonel yeteneklere de bağlı olduğunu açıklar.
Hindistan’ın Rolü ve Aadhaar Projesi
Infosys’un kurucu ortağı ve Unique Identification Authority of India’nın (UIDAI) kurucu başkanı Nandan Nilekani, Hindistan’ın yapay zeka için “kullanım senaryosu başkenti” olacağını öngörmüştü. Aadhaar projesinin mimarı olan Nilekani, Hindistan’ın hem YZ’ye hem de YZ’nin Hindistan’a ihtiyacı olduğunu savunuyor. Çünkü Hindistan’ın ölçeği, kurumları ve kullanım senaryoları, YZ’nin reel ekonomide nasıl uygulanacağını şekillendirecektir.
Aadhaar Projesi: Ölçekli Yayılımın Örneği
Aadhaar projesi, ölçekli yayılımın somut bir örneğini sunmaktadır. 1.4 milyardan fazla Aadhaar sahibi ile Hindistan, dijital kimlik doğrulamasını 164 milyar kez gerçekleştirmiş ve bu da ekonomideki kayıpları, tekrarları ve sürtünmeleri azaltarak yaklaşık 500 milyar dolar tasarruf sağlamıştır. UPI (Unified Payments Interface), bu dijital altyapı üzerine inşa edilmiş olup, şu anda dünyadaki en büyük gerçek zamanlı ödeme sistemidir ve aylık yaklaşık 20 milyar işlem gerçekleştirmektedir.
Kurumsal ve Organizasyonel Adaptasyonun Önemi
Aadhaar projesinde biyometrik teknolojinin kendisi yeni değildi. Ancak değişen, kurumlar ve kuruluşlar tarafından adaptasyonun sağlanmasıydı. Kurumlar, Unique Identification Authority of India aracılığıyla standartlar, doğrulama kuralları ve hesap verebilirliği belirleyerek sistem düzeyinde güven ve riski emmiştir. Kuruluşlar ise bankalar, devlet kurumları ve özel şirketler, biyometrik kimliği iş akışlarına ve günlük operasyonlara entegre etmiştir. Bireylerin kendi başlarına güvenilirliği değerlendirmesi gerekmemiştir.
CEO’ların Beklentileri ve YZ Benimsemesindeki Engeller
CEO’lar giderek artan oranda, asıl zorluğun YZ yeteneklerine erişim değil, YZ’nin gerçek sistemlerde güvenilir bir şekilde kullanılabilmesi olduğunu fark ediyorlar. Teknik performans gösterileri yerine, YZ’nin sistemler içinde güvenli bir şekilde kullanılıp kullanılamayacağını soruyorlar. Birçok YZ girişimi, yeterli kurumsal adaptasyon olmadan benimsemeyi yalnızca bir araç sorununa indirgemekle başarısız oluyor. YZ, karar alma süreçlerine entegre edilmek yerine mevcut iş akışlarına ekleniyor. Hesap verebilirlik belirsiz kalıyor ve kullanıcılar sistemlerin ne zaman güvenli bir şekilde kullanılabilir olduğuna karar vermek zorunda kalıyor. Geri bildirim döngüleri genellikle eksik veya gayrı resmi oluyor.
- Kurumsal Hazırlık: Kurumların, YZ’nin güvenli ve rutin bir şekilde kullanılmasını sağlayan net standartlar, teşvikler ve hesap verebilirlik yapısı oluşturması gerekiyor.
- Organizasyonel Adaptasyon: Kuruluşların, YZ’yi öğrenme ve kullanım yoluyla entegre etmesi gerekiyor.
- Hesap Verebilirlik: YZ sistemlerinin çıktıları için sorumluluğun net bir şekilde tanımlanması gerekiyor.

