Hormuz Boğazı’nda Yaşanan Kısıtlamalara Rağmen ‘Gölge Filo’ Devam Ediyor

Hormuz Boğazı’ndaki Gerilim ve Gölge Filo

ABD, İsrail ve İran arasında 28 Şubat 2026 tarihinde başlayan çatışmaların ardından, dünyanın en kritik petrol sevkiyat hattı olan Hormuz Boğazı’ndan geçen petrol tanker trafiği %90’dan fazla azalmış durumda. İran, Fars Körfezi’ndeki petrol depolarından dünyaya giden gemilere yönelik tehditler savurarak, bu gemileri imha edebileceği uyarısında bulundu.

Gemilerin Durumu ve Sigorta Sorunları

Sigorta şirketleri, savaş bölgelerindeki risklere karşı gemi sigortası yapıp yapmama konusunda değerlendirme yürütürken, uluslararası denizcilik düzenlemeleri belirleyen kuruluşlar, mürettebatlara bölgeye girmeme hakkı tanıdı. 6 Mart itibarıyla, sahiplerinden izin almadan Fars Körfezi’nde yaklaşık 400 tanker demirlemiş durumda bulunuyor.

‘Gölge Filo’nun Yükselişi

Hormuz Boğazı’nda kısıtlamalara rağmen bazı gemilerin seyretmeye devam ettiği gözlemleniyor. Bu gemiler genellikle uluslararası kısıtlamaları ihlal eden, çevre düzenlemelerini görmezden gelen ve faaliyetlerini gizlemek isteyenler tarafından oluşturuluyor. Denizcilik camiasında bu tür gemilere “gölge filo” adı veriliyor.

Denizlerdeki Düzenleme Eksikliği

Denizlerin kara sınırları gibi sıkı bir şekilde kontrol altında olmadığı, uluslararası denizciliğin temelde gönüllülük esasına dayandığı belirtiliyor. Gemilerin rotası ve kimlik bilgileri de gönüllü olarak paylaşılıyor. Uluslararası Deniz Güvenliği Sözleşmesi (167 ülke tarafından imzalanmış), ticari gemilerin kimliklerini, konumlarını, hızlarını ve yönlerini liman otoritelerine ileten bir radyo transponder taşımasını gerektiriyor. Ancak bu sistemin fiziksel bir zorlayıcılığı bulunmuyor; mürettebatlar transponder’ı kapatabilir veya yanlış konum bilgisi gönderebilir.

Bayrak Değiştirme ve Kayıt Usulleri

Gemiler, bulundukları ülkenin bayrağını taşır ve bu ülke gemiyi denetlemekten teorik olarak sorumludur. Ancak pratikte, bir geminin belirli bir ülkede kayıtlı olması ticari bir karardır. Birçok şirket bu yasalara uygun hareket etse de, bu durum kuralları aşmak isteyenler için fırsat yaratıyor. Örneğin, Birleşik Arap Emirlikleri’ne ait bir şirket, Kamerun, Palau veya Liberya gibi daha az denetimi olan ülkelerin bayrağını kullanabilir. Hatta iç kesintisizliğe sahip Moğolistan bile okyanus gemisi sicili bulunduruyor. Gemiler inceleme altına girdiğinde farklı bayrak altında yeniden kayıt yaptırabiliyor ve bazı siciller online kayıt imkanı sunuyor. Bu durum, geminin fiilen “bayraksız” kalmasına yol açabiliyor.

Sigortanın Rolü ve Gölge Filo’nun Çözümü

Sigorta, denizcilik sistemindeki en yakın uygulama mekanizması olarak kabul ediliyor. Londra merkezli büyük sigorta şirketleri, gemilerin güvenlik standartlarını karşılamasını, gerekli belgeleri taşımasını ve uluslararası ticaret yaptırımlarını ihlal etmemesini zorunlu kılıyor. Sigortasız bir geminin büyük limanlara girmesi veya saygın firmalarla yük sözleşmesi yapması zordur. Ancak gemi sahipleri de bu kurallardan kaçınmanın yollarını bulabiliyor; daha az güvenilir limanları tercih ederek veya açık denizde gemiden gemiye transfer yaparak.

Gözaltına Alınan Tanker ve Yasal Durumlar

Belçika ve Fransa güçleri tarafından, Rusya’nın “gölge filosu”na dahil olduğu gerekçesiyle ele geçirilen bir petrol tankeri Belçika’da demirlemiş durumda. ABD ise Guyana bayrağını taşıyan ancak bu ülkenin hiç kaydetmediği “Skipper” adlı bir tankeri ele geçirmiştir. Bu gemi, yasal olarak hiçbir ülkeye ait olmayan, yani “bayraksız” bir gemidir. Bir başka gemi olan Arcusat ise daha da ileri giderek…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir