İmralı’dan Açıklama ve TBMM Raporu Türkiye’de Yeni Süreç Başlattı
Türkiye’de Terörle Mücadelede Yeni Dönem
Türkiye, terör örgütü PKK ile ilgili son gelişmeleri yakından takip ederken, İmralı‘dan yapılan açıklamalar ve TBMM’deki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuyla yeni bir sürecin başlangıcı olduğu değerlendiriliyor. Bu gelişmeler, Türkiye’nin bölgedeki jeopolitik dengeler ve terörle mücadele stratejileri açısından önemli etkiler doğurabilir.
İmralı’dan Yapılan Açıklamalar
27 Şubat 2025 tarihli Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ile başlayan açıklamaların ardından, İmralı’dan gelen mesajlar dikkatle inceleniyor. Bu mesajlarda, “Demokratik Modernite, Demokratik Toplum, Demokratik Cumhuriyet” kavramları öne çıkarılarak yeni bir çerçeve çizilmesi bekleniyordu. Ancak, bu süreçte çözülmesi gereken kripto mesajlar ve tartışma yaratabilecek konuların ortaya çıkabileceği belirtiliyor.
TBMM’deki Milli Dayanışma Komisyonu Raporu
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan rapor, terör örgütünün feshedilmesi ve silah bırakması süreçlerinin güvenlik ve istihbarat kurumlarınca takip edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Raporda, örgüt mensuplarının tek tek sicillerinin değerlendirilmesi ve topluma kazandırılma esaslarını içeren yasal düzenlemelerin yapılması öneriliyor.
Devlet Bahçeli’nin Açıklamaları
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Modeli olarak adlandırdığı süreçte İmralı’nın statüsünün ne olacağı meselesine dikkat çekerek, PKK’nın kurucu önderliğinin statü sorununun çözümünün samimiyetle tartışılması gerektiğini ifade etti. Bahçeli, Terörsüz Türkiye hedefinin icrasında İmralı’nın rolünün kritik önem taşıdığını vurguladı.
Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’deki Gelişmeler
Türkiye’nin Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’deki gelişmeler karşısında İran’a taşınan ayrılıkçı Kürt jeopolitiği ve azmettirici devletler grubu ile karşı karşıya olduğu belirtiliyor. MHP Lideri Bahçeli’nin açıklamaları, Terörsüz Türkiye-Terörsüz Bölge iradesinin canlı tutulması için kritik bir rol oynuyor.
Öcalan’ın Mesajları ve Çözüm Süreci
İmralı’dan yapılan açıklamalarda yer alan etnik temelli siyaseti teminat altına almaya dönük kapalı devre kurgular dikkat çekiyor. Ancak, Öcalan’ın 27 Şubat 2026 tarihli açıklamasında “Kürdsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz” tespitini yapması, olumlu bir sinyal olarak değerlendiriliyor. İmralı terminolojisinin sadeleştirilmesiyle birlikte devletin toplum yöneten değil, koordinasyon aracı olduğu vurgulanıyor.
Öncelikli Yapılması Gereken İşler
Uzmanlar, İmralı kodlarını ve bilinçaltını unutmadan öncelikle yapılması gereken işlere odaklanılmasını öneriyor. Bu kapsamda, şarta bağlı eve dönüş ve toplum kazandırma, durumu uygun olanlara siyaset kanallarının açılması, hasta, engelli ve yaşlı hükümlülerin infaz şartlarının esnetilmesi ve kayyum uygulamasının yeniden düzenlenmesi gibi adımların atılması gerektiği belirtiliyor.
“Sn. Bahçeli’nin anlatımıyla, PKK’nın kurucu önderliğinin statü sorunu vardır ve bunun çözümünün nasıl olacağı samimiyetle tartışılmalıdır!”
“Devleti, toplumu yöneten değil; toplumun koordinasyon aracı olarak konumlandıran reçeteler, Devletin kurumsal yapısına karşı; çoğulculuk adı altında yerel öncelikli talepler, Temsilî demokrasi yerine katılımcı/ mahalli meclis tipi oluşumlar, Ulus devletin asli ve kurucu kimliğini zayıflatan taleplerle mücadele etme gereği de çok açık.”
- 27 Şubat 2025 tarihli Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı
- TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu
- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Açıklamaları
Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

